Metrobüsten sonra 'İstanbüs' geliyor

Megakentin simgesi, Londra'nın 2 katlı kırmızı otobüsleri gibi sarı, erguvan, turkuaz renkli ve beyaz damalı otobüsler olacak. Tam bin 300 otobüs yenilenecek
İstanbul'a rengarenk bir kimlik daha. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, megakentin toplu ulaşım kimliğini oluşturmak için kolları sıvadı. Londra'nın iki katlı, kırmızı otobüsleriyle akla gelmesi gibi, sarı, erguvan ve turkuaz renkli, beyaz damalı otobüsleri de İstanbul'un İstanbul'un simgesi olacak.
HALK SARI RENK İSTEDİ
İstanbul'daki toplu ulaşımın otobüs ayağını sağlayan İETT sarı, Otobüs A.Ş. (Belediye şirketi) erguvan, özel halk otobüsleri de turkuaz rengi olacak. Otobüslere rengini, halkın oyları verdi. Anketlere 65 bin 286 İstanbullu katıldı. 46 bin 246'sı 'sarı', 19 bin 40'ı da 'yeşil' dedi.
3. 5 MİLYON KİŞİ BİNİYOR
15 milyonu aşkın insanın yaşadığı İstanbul'da 582 hatta bir günde 3.5 milyon kişi otobüse biniyor. Kadir Topbaş, 'Araçlarda her kesimden insanın yolculuk yapmasını hedefliyoruz. Bu da bir şehrin medeniyetini ortaya koyacaktır. Yeni araçlar çevre dostu özelliklere sahip. Daha konforlu ve kaliteli toplu taşıma yapılmış olacak. İETT'yle birlikte halk otobüsleri de kendilerini yenileyecek' dedi.
İŞTE İETT FİLOSUNUN YENİ ARAÇLARI
İETT'nin 2 bin 609 otobüsten oluşan filosunun yarısı 2013 yılı sonuna kadar yenilecek. 2011 yılında 500 adet dizel yakıtlı otobüs İETT tarafından ihale edildi. 500 adet aracın 2012'nin Ağustos ayına kadar üreticiler tarafından teslimi gerçekleşecek olup, ilk parti araçlar Mart 2012'de teslim edilecek. Araçların gelmesiyle birlikte filodaki eski araçlar hurdaya ayrılacak. 2012 ve 2013 yıllarında ise, çeşitli tipte 800 kadar yeni otobüsün de İETT filosuna katılması planlanıyor. İETT'nin filosuna katılacak yeni araçların özellikleri şöyle:
- AB'de kullanılan son versiyon standartlara göre üretilecek.
- İstanbul halkının tercihine uygun olarak sarı renkli beyaz damalı olacak.
- Körüklü otobüsler 150, solo otobüsler 101 yolcu kapasiteli olacak.
- İçinde ve dışında kamera ve en az 5 gün kayıt saklayabilen güvenlik sistemi olacak.
- Yolcu bilgilendirme ekranı ile iç ve dış anons sistemi yer alacak.
- Tüm araçlar klima, motor bölgesinde otomatik yangın algılama ve söndürme sistemine sahip olacak. samanyoluhaber
Organik Tarım Destekleri için Müracaat Süreci Başladı

Organik tarım destekleri için müracaat süreci başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, 2012 yılında ödenecek destekler için ayırdığı bütçe ise 120 milyon lira.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2012 yılı için Organik Tarım Destekleme Ödemesi Yapılmasına dair tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, desteklerden faydalanacak girişimciler için 30 Ocak’ta başlayan müracaat süreci, 9 Mart’ta sona erecek.
Dekar başına 25 lira olarak belirlenen destekten faydalanmak isteyen üreticiler, başvurularını bulundukları ilin Gıda Tarım ve Hayvancılık il ya da ilçe müdürlüklerine yapabilecek.
Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Vildan Karaarslan, organik tarım desteğinden faydalanmak isteyen üreticilerin hangi yolu izlemesi gerektiği konusunda bilgi verdi.
Karaarslan, destekten faydalanmak isteyen üreticilerin, bulundukları ilin Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüklerine müracaat ederken sözleşme yaptıkları kontrol sertifikasyon kuruluşlarından aldıkları uygunluk belgesini de vermeleri gerektiğinin altını çizdi. Organik tarım desteklerinin 2005 yılında başladığını belirten Vildan Karaarslan, bugüne kadar devam eden destekleme sürecinin detaylarını anlattı. tarim
İLAHİ GECESİ BEĞENİLDİ

Şen Kardeşler değişik bir etkinliğe imza attı.
Şen Kardeşler ismiyle geri dönüşüm ve hurdacılık hizmeti veren Aykut Danacı,Sabri Biçen,Gökmen Danacı,Abdülkadir Ertaş ve Mehmet Ali Putuşoba’nın Belediye Sinema Salonu’nda düzenlediği ilahi gecesi beğeniyle izlendi.
Çanakkale’den getirilen Dar’ül Erkam İlahi Grubu’nun sunumları,izleyicilere duygusal anlar yaşattı.Hiç bir ayrıntının atlanmadığı gecede lokma ve peynir ikramında bulunulurken,bayan konuklara program sonrası karanfil hediye edildi. ezinegazetesi
İstanbul – Çanakkale Uçak Seferleri 17 Şubat’ta Yeniden Başlıyor

Yolcu yetersizliği sebebiyle bir süre ara verilen Çanakkale-İstanbul arasındaki uçak seferlerine 17 Şubat tarihinden itibaren yeniden başlanıyor.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, il ulaşımı ve turizmine büyük katkısı olan Çanakkale-İstanbul uçuşlarına yeniden başlanması konusunda yapılan çalışmaların olumlu sonuç verdiğini belirterek, “BORAJET firması 17 Şubat Cuma gününden itibaren haftada 4 gün olarak Çanakkale-İstanbul arasında uçuşlara başlayacak. Çanakkale’mizin turizmine ve ulaşımına büyük katkılar getirecek olan bu uçuşların ilimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. .canakkaleicinde
Çanakkale'de iş dünyasından eğitime destek

Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde, bir firmanın desteğiyle yeni bir ilköğretim
okulu inşa edilecek.
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, makamında düzenlenen imza töreninde yaptığı
konuşmada, Eceabat'taki Türközü İlköğretim
Okulunun yerine yeniden bir ilköğretim
okulu yapılması için OPET şirketi yöneticileriyle protokol imzalayacaklarını söyledi.
Okulun tüm masraflarının firma
tarafından karşılanacağını ve belirli bir süre sonra kendilerine teslim edileceğini belirten Tuna, ''OPET şirketi, Tarihe Saygı Projesi adı altında Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içinde birçok değerli katkıyı bundan önceki yıllarda yaptı. En son geçen yıl 57. Alay Şehitliği'nin yeniden düzenlenmesiyle açılışı yapıldı. Bu şekilde sosyal sorumluluk anlamında ilimize güzel katkıları oldu. Olmaya da devam ediyor. Şimdi de Eceabat ilçe merkezine bir okul kazandıracaklar'' dedi.
Tuna, Türközü İlköğretim Okulunun depreme dayanıklı olmaması nedeniyle acilen yıkılması gerektiğini, bu nedenle binanın bir süre önce boşaltıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Oradaki öğrencileri geçici olarak başka bir okula almıştık. Şu anda hızlı bir şekilde okulu yapıp, inşallah önümüzdeki eğitim yılına yetiştirebilirsek yine öğrencilerimizi okullarına kavuşturmuş olacağız. Bunun hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kendilerine Çanakkale adına çok teşekkür ediyorum. Birlikte daha güzel projelere imza atabileceğimizi ümit ediyorum. Bu davranışın başkalarına örnek olmasını diliyorum. Türkiye genelinde eğitim alanında devlet-millet işbirliğine her zaman ihtiyacımız oldu. Bundan sonra da olacaktır, olması gerekiyor. Ülkemiz, ilimiz ve ilçemiz büyük bir gelişim, dönüşüm yaşıyor. Şehirlere göç olgusunu yaşıyoruz. Sürekli nüfus artıyor. Dolayısıyla yeni yeni okular, eğitim öğretim mekanları ihtiyacımız gündeme geliyor. Böylelikle bir tanesini de Çanakkale'de gerçekleştirmiş oluyoruz. ''
OPET Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk ise okulun maliyetinin yaklaşık 2.5-3 milyon lira arasında olacağını belirterek, binanın 2 bin 620 metrekarelik alanda 2 katlı ve 16 derslikli yapılacağını söyledi.
Firmalarının yüzde 100 yerli sermayeli bir şirket olduğuna işaret eden Öztürk, ''Eşim ve ben eğitim kökenliyiz. Onun için eğitimin bizim kalbimizde ayrı bir yeri var. Her şeyi devletten beklememek gerekir. Firma olarak Türkiye'de 2 Anadolu lisesi, 5 tane de ilköğretim okulumuz var. Bu da hayırlısıyla 6'ncı okulumuz olacak. Sayın Valimizin bir telefonu bizim için emir oldu. Bunu isteyerek en iyi şekilde, en kısa zamanda yapacağımıza inanıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun'' şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından, Tuna ve Öztürk, protokolü imzaladı. haber7
Türkiye 'rüzgâr'da ilk 10'a girdi

Türkiye, rüzgar enerjisinden
elektrik üretimini geçen yıl yüzde 36 artırarak Avrupa'da ilk 10'a girdi.
Avrupa Rüzgar
Enerjisi Birliği'nin verilerine göre, 2010 sonunda rüzgardan elektrik üretme kapasitesi bin 329 megawatt (MW) olan Türkiye, geçen yıl bu rakama 470 MW daha ekleyerek toplam kurulu kapasitesini bin 799 MW seviyesine çıkardı.
Türkiye böylece İrlanda'yı da geride bırakarak Avrupa'da 10'uncu sıraya yükseldi.
Geçen yıl rüzgar
enerjisinde Avrupa lideri 29 bin 60 MW ile Almanya
olurken 21 bin 674 MW ile
İspanya ikinciliği aldı.
Rüzgardan elektrik üretim kapasitesinde Türkiye'nin önünde sıralanan diğer ülkeler 6 bin 800 MW ile
Fransa, 6 bin 747 MW ile İtalya, 6 bin 450 MW ile
İngiltere, 4 bin 83 MW ile Portekiz, 3 bin 871 MW ile Danimarka, 2 bin 907 MW ile
İsveç ve 2 bin 328 MW ile Hollanda oldu.
Geçen yıl Avrupa'da rüzgar
enerjisine 13 milyar avroluk yatırım
yapılarak sağlanan 10 bin 281 MW ilave kapasiteyle toplam kurulu kapasite 96 bin 600 MW düzeyine ulaştı.
Geçen yıl AB'de
yeni elektrik üretim kapasitesinin yüzde 47'sini güneş
enerjisi, yüzde 22'sini doğalgaz santralleri, yüzde 21'ini rüzgar
enerjisi, yüzde 5'ini kömür santralleri, yüzde 1,6'sını fuel oil santralleri ve yüzde 1,3'ünü hidroelektrik santralleri oluşturdu.
2011 sonu itibariyle AB'de toplam elektrik üretim kapasitesinin yüzde 26'sının kömür, yüzde 23'ünün doğalgaz, yüzde 14'ünün nükleer ve hidroelektrik, yüzde 10'unun rüzgar ve yüzde 6'sının fuel oil santrallerinden sağlandığı bildirildi.
Dünyada rüzgar enerjisinde 45 MW kurulu kapasitesiyle Çin ve 44 MW kurulu kapasitesiyle ABD başı çekerken Almanya üçüncü sırada bulunuyor. haber7
Yaralı baykuş boyuyla şaşırttı

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde bir evin bahçesinde yaralı halde bulunan baykuş, büyüklüğüyle görenleri şaşırtıyor.
Taşköprü Camikebir Mahallesi Haseki Sokak'ta oturan Şevki Bilgin, evinin bahçesinde sabah saatlerinde dev bir baykuş görünce büyük şaşkınlık yaşadığını belirtti. Bilgin, yaralı baykuşu evine getirdiğini, yemesi için bir şeyler verdiğini ancak hiçbir şey yemediğini söyledi. Bilgin, daha sonra yaralı baykuşun durumunu Orman İşletme Müdürlüğü yetkililerine bildirdiğini kaydetti.
Kanat uzunluğu yaklaşık 2,5 metreye olan baykuşu, Taşköprü Orman İşletme Müdürü İbrahim Besi'ye teslim eden Bilgin, kızının baykuşu çok sevdiğini ifade etti.
Bilgin'in Taşköprü Lisesi 4. sınıfa giden kızı Özlem Bilgin ise baykuşa tüylerinden dolayı ''Pamuk'' adını verdiğini bildirdi.
Taşköprü Orman İşletme Müdürü İbrahim Besi, ailenin bu duyarlı davranışının örnek alınması gerektiğini söyledi. Besi, geçmişte işletme müdürlüğünün bahçesinde zaman zaman baykuşların yaşadığını ancak hayatı boyunca bu büyüklükte bir baykuş görmediğini ifade etti.
Besi, paçalı baykuş cinsinden olan kuşun pençelerine bakıldığında oldukça yaşlı olduğunu düşündüğünü ifade etti. Besi, kanat kısmında sakatlık olduğunu, baykuşun veteriner kontrolünün ardından doğal yaşamına bırakılacağını sözlerine ekledi. haber7
DOĞU AVRUPA KARA TESLİM!

Bosna-Hersek, Sırbistan ve Karadağ’da aralıksız devam eden yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi.
Saraybosna kent merkezinde kar kalınlığı sabah saatlerinde 1 metre olarak ölçülürken, Byelaşnitsa ve İgman Dağı'ndaki kayak merkezlerinde kar kalınlığı 2.5 metreyi geçti.
Son yılların en etkili kar yağışının hakim olduğu Bosna-Hersek'te karla mücadele ekipleri aralıksız çalışma yürütmelerine rağmen yetersiz kalıyor. Başkent Saraybosna'daki belli başlı kullanılan ana yollar hariç diğer tüm cadde ve sokaklar karlar altında kaldı.
SEFERLER YAPILAMIYOR
Toplu ulaşım araçlarının önemli kısmı seferlerini yapamazken, yetkililer halka ihtiyaçları olmamaları halinde evlerinde kalma ve araçlarıyla yola çıkmama uyarısında bulunuyor.
Bu arada, etkisini hiç kaybetmeden devam ettiren kar yağışı nedeniyle cadde ve sokaklarda karlar altında kalan araçlar ilginç görüntüler oluşturuyor.
ÜLKENİN TAMAMI KAR ALTINDA
Federal Sivil İşleri Müdürü İsmet Sendiç de gazetecilere yaptığı açıklama, ülkenin tamamına yakınının karlar altında olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin baş edemediği sorunlara kendilerinin müdahil olacaklarını bildirdi.
Yoğun kar yağışı nedeniyle Karadağ, Sırbistan ve Hırvatistan'la olan bazı sınır kapıları geçişlere kapatıldı. Saraybosna, Tuzla ve Banya Luka'daki havaalanlarında da uçak seferleri etkili kar yağışı nedeniyle iptal edildi. .aktifhaber
'Anadolu 'Dizel Tren Seti' Denizli'de

Türkiye'de, yakın şehirler arasında hızlı ve konforlu seyahat
imkanı sağlamaya yönelik olarak TÜVASAŞ
tarafından üretilen ''
Anadolu'' adlı tren setlerinden ikincisi,
Denizli'de sefere çıktı.
TCDD'nin bağlı şirketi Türkiye Vagon Sanayi AŞ'ye yaptığı talep üzerine uygulamaya konulan Dizel Tren Seti Projesi kapsamında üretimi yapılan ve ''
Anadolu'' adı verilen tren setlerinden ikincisinin de üretimi tamamlanarak raya indirildi
.
Denizli-İzmir hattında
hizmet verecek tren setinin, Denizli ile Sarayköy arasında düzenlenen ilk seferi törenle gerçekleştirildi.
Tren seferi öncesi Denizli Garı'nda düzenlenen törene, AK Parti Denizli milletvekilleri Nihat Zeybekci, Mehmet Yüksel ve Bilal Uçar, Denizli Valisi Abdülkadir Demir, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Metin Keşap ve diğer protokol üyeleri katıldı.
Vali Demir, törende yaptığı konuşmada, 9 Haziran 2011'de tamamlanan çalışmalarla Denizli ile İzmir arası demiryolu hattının hızlı tren gidebilecek şekilde, hem hat olarak hem de sistem olarak yenilendiğini hatırlattı.
''Anadolu'' treninin saatte 160 kilometre hızla gidebildiğini, ancak Denizli-İzmir hattındaki hemzemin geçitler dikkate alındığında 120 kilometre hızla seyredeceğini belirten Demir, şunları kaydetti:
''Daha önce burada çalışan trenler 134 kişi kapasiteli iken şu anda ''Anadolu'' treni ile aynı anda 200 yolcu taşınabilir hale gelecek. Bu tren setinin diğer önemli bir özelliği Kore-Türkiye işbirliği ile TÜVASAŞ tesislerinde Türkiye'de üretilmiş olması. Bunun ilki Sakarya'da hizmete girdi. Denizlimiz bu sistemin ikinci olarak işlediği şehir olacak. Burada uçak tipi koltuklar, engelli tuvaletleri, anons sistemi, LCD ekranlar vasıtasıyla bilgilendirme gibi bir trende bulunabilecek bütün konfor burada olacak.''
TCDD 3. Bölge Müdürü Sebahattin Eriş ise Denizli-İzmir arasındaki ulaşımın bundan sonraki aşamada daha hızlı olacağını söyledi. Konuşmaların ardından ''Anadolu'' dizel tren seti, Sarayköy'e ilk seferini yaptı. Vali Demir, sefer sırasında bir ara makinist koltuğuna geçti. haber7
'En büyük gemi' ilk uzak yolculuğunu tamamladı

Brezilyalı Vale şirketine ait dünyanın en büyük yük gemisi “Berge Everest” ilk uzun yolculuğunu tamamladı.
Brezilyalı Vale şirketine ait dünyanın en büyük yük gemisi “Berge Everest” ilk uzun yolculuğunu tamamladı. 400 bin ton yük taşıma kapasitesine sahip gemi Eyfel Kulesi’nden uzun ve bir futbol sahası genişliğinde. ‘Ultra Large Ore Carriers’ sınıfında olan “Berge Everest” şimdi ise ilk kez Çin limanlarına doğru yola çıkıyor. lojiport
Ayvacık'ın Nüfusu Arttı

Ayvacık İlçe Nüfus Müdürü Mehmet Hakim Doğan, ilçenin nüfusunun bir önceki yıla göre arttığını söyledi.
Ayvacık İlçe Nüfus Müdürü Mehmet Hakim Doğan, ilçenin nüfusunun bir önceki yıla göre arttığını söyledi. Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre ilçe merkezindeki nüfusun, geçen yıla göre 162 kişi artarak 7 bin 619'a yükseldiğini bildirdi.
İlçenin genel nüfusunun 30 bin 285'e ulaştığını belirten Doğan, "TUİK verilerine göre ilçemiz ve beldelerimizin nüfusunda geçen yıla göre artış yaşandı. Ayvacık merkezinde 3 bin 948'i erkek olmak üzere 7 bin 619 kişi ikamet ediyor. Buna göre geçen yıla oranla ilçe merkezinde 162 kişilik bir artış oldu. Küçükkuyu Beldesi'nde 7 bin 117, Gülpınar Beldesinde ise bin 369 kişi ikamet ediyor" dedi
Ayvacık Meslek Yüksekokuluna Yeni Bölümler Açılacak
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ayvacık Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Selçuk Berber, iki yeni bölüm açacaklarını söyledi.
Berber, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Turist Rehberliği" ve "Aşçılık" bölümlerinin açılacağını belirterek, yeni açılacak iki bölüm ile birlikte okulun kapasitesinin artacağını kaydetti.
Yeni bölümlerle birlikte meslek yüksekokulunda bölüm sayısının altıya yükseleceğini ifade eden Berber, "Önümüzdeki dönem içerisinde 'aşçılık' bölümünü açmayı planlıyoruz. 'Turist rehberliğini' ise yapmayı planladığımız binamızın tamamlanmasının ardından açacağız. Üniversitemizde bulunan turizm ve otel işletmeciliğinin 40 olan kontenjanını da, 50'ye çıkartacağız" dedi. .sondakika

Türkiye'nin ilk biyogaz tesisi

Türkiye'nin ilk biyogaz tesisinin 2014 yılında faaliyete geçeceği bildirildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan gübrelerin ve diğer organik atıkların biyogaz tesislerinde işlenerek elektrik ve ısı enerjisine dönüştürüleceği ilk biyogaz projesinde çalışmalar hızla devam ediyor.
Türkiye'nin ilk biyogaz projesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Federal Alman Çevre, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı arasındaki ''Çevre Alanında Ortak İkili İşbirliği'' çerçevesinde yürütülüyor.
Projenin ana faydalanıcısı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, projenin başarıyla tamamlanması için çalışmalarını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yakın iş birliği içerisinde devam ettiriyor.
-Biyogaz, iklimi de koruyacak
Fosil yakıtlarının yerine biyogazdan elde edilecek enerjinin kullanılmasıyla fosil yakıtlardan kaynaklanan olumsuz etkiler azalacak ve bu sayede iklim de korunacak.
Projeyle gübrelerin ve diğer organik atıkların toprağa ve yüzeysel sulara olan olumsuz etkileri giderilecek, biyogaz tesisinden çıkan maddenin tarım uygulamalarında kontrollü bir biçimde kullanılması sağlanacak.
Türkiye'nin ilk biyogaz projesi üç temel hedef çerçevesinde şekillendirildi. Öncelikle hayvansal atıkların yönetimine ilişkin yasal altyapı oluşturulacak daha sonra biyogaz konusunda kurumsal kapasite geliştirilme çalışmaları yapılacak. Son aşamada ise seçilecek pilot bölgede sürdürülebilir bir şekilde işletilebilecek biyogaz tesisi kurulacak.
Biyogaz Projesi kapsamında Alman biyogaz uzmanları Amasya'nın Suluova ilçesinde hayvansal atık sorunu ve biyogaz potansiyelini belirlemeye yönelik detaylı bir analiz yaptı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temsilcilerinin katıldığı ''biyogaz teknik eğitimleri'nin yanı sıra Almanya'da hayvansal atıklarla ilgili yürürlükte olan kanun ve yönetmelikler Türkçe'ye çevrildi.
-Türkiye'nin biyogaz envanteri çıkarıldı-
Çalışmalar çerçevesinde Alman Biyokütle Araştırma Merkezi tarafından Türkiye'nin biyogaz envanteri çıkarıldı ve son olarak da pilot bölge seçimi için Türkiye'deki mevcut durumu belirlemek amacıyla hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı çeşitli illerde saha ziyaretleri ve toplantılar gerçekleştirildi.
Yasal mevzuat çalışmalarından ve desteklenecek pilot biyogaz tesisinin seçilmesinden sonra Türkiye'nin ilk biyogaz tesisi 2014 yılında faaliyete geçecek. haber7
Ayvacık'ta, su şebekesi hatları değiştiriliyor.
Ayvacık'ta, Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, ilçede içme suyu konusunda her geçen gün yenilikler yaşandığını belirterek, "50 yıllık içme suyu sorununa çözüm olarak inşa edilen İçme Suyu Arıtma Tesisi'nin ardından şehir şebeke hatlarının değiştirilmesi çalışmalarına başladık" dedi.
Şahin, suyun kalitesini merak eden vatandaşların "www.canakkaleayvacik.bel.tr" internet adresinden "Su Analizleri" bölümüne girerek bilgilenebileceklerini kaydetti. .sondakika
Alman-Türk Ortak tarım projesi

Türkiye'nin, 2023 yılı için belirlediği 500 milyar
dolarlık ihracat hedefinde 2,5 milyar
dolar
büyüklüğünde bir paya sahip olması planlanan organik tarım
ürünlerinin dış
satımında hedeflerin tutturulması için çalışmalar sürüyor.
Türkiye'nin organik
tarım
ürünlerinde 2023 yılı için belirlenen 2,5 milyar dolarlık
ihracat hedefine ulaşmasına katkı sağlamak için Türkiye-Almanya işbirliğiyle yürütülecek, ''Alman-Türk Ortak Organik
Tarım Projesi''nin tanıtım toplantısı, Ege İhracatçı Birliklerinde (EİB) yapıldı.
ETO Başkanı Atilla Ertem, Türkiye'nin 2011 yılı toplam ihracatının 134 milyar
dolar olduğunu, bu ihracat içerisinde tarım ürünleri payının 17,9 milyar
doları bulduğunu, bunun 300 milyon
dolarlık bölümünün de organik ürünlerden sağlandığını söyledi.
Bu veri ışığında, organik tarımın, tarım ürünleri ihracatındaki payının yüzde 1,7 olduğuna işaret eden Ertem, Türkiye'nin, 500 milyar dolar olarak belirlediği 2023 ihracat stratejisinde, tarım ürünleri ihracatının 55-65 milyar dolara, organik ürünlerin ise tarım ihracatındaki payının yüzde 4,3'e yükselerek 2,5 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini hatırlattı.
Ertem, organik tarım ürünleri ihracatında Türkiye için en önemli pazarı AB ülkelerinin oluşturduğunu ve bu pazardaki en büyük alıcı ülkenin ise Almanya olduğunu belirterek, ''Alman-Türk Ortak Organik Tarım Projesi'' ile pazarı anlamaya ve karşılıklı işbirliğini geliştirmeye önem vereceklerini söyledi.
Projede Türk menşeli organik ürünlerin güvenli ve sürdürülebilir ihracat faaliyetleri için uygun zemin oluşturacağını dile getiren Ertem, tüm sektör paydaşlarının işbirliğini sağlayarak yoğun bir eğitim ve gelişim faaliyet programı kurulacağını vurguladı.
Almanya'nın İzmir Başkonsolosu Margit Haberle de AB ülkeleri içerisinde en büyük organik ürün tüketicisinin Almanlar olduğunu ve Almanya pazarında ciddi bir büyüme potansiyeli bulunduğunu bildirdi.
Almanya'daki mağaza zincirlerinde organik ürünlere çok büyük talep olduğuna değinen Haberle, ''Türkiye, Alman tüketiciler için ideal bir üretici olabilir. Türkiye'de üretilen organik tarım ürünleri, 'doğal ürün' isminin hakkını veriyor. İzmir pazarlarından satın aldığınız domates, kiraz, incir gerçekten çok lezzetli, sağlıklı ve kaliteli'' dedi.
EİB Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ise Türkiye için vazgeçilmez bir ticaret ortağı olan Almanya ile hem teknik hem de ticari ilişkileri geliştirecek çok değerli bir projeye başlandığına dikkati çekerek, ''Organik ürünlerin üretiminin ve üretim kalitesinin artırılmasına yönelik projenin sektörümüz için önemli katkı ve faydalar sağlayacağını öngörüyoruz. Birliklerimiz, Türkiye'de ilk defa geliştirilen ve pilot uygulamaları devam eden izlenebilirlik yazılımı ve geçmiş proje deneyimleriyle projeye her zaman teknik destek verecek'' diye konuştu. haber7
EZİNE'DE NÜFUS DÜŞTÜ 13.550

Geçen yıla göre 3751 kişi azaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’nin nüfusu 74.724.269 olarak açıklandı.Türkiye nüfusunun 37.532.954’ü erkeklerden oluşurken,kadın nüfusu 37.191.315 olarak belirlendi.
TÜİK tespitlerine göre Ezine’nin nüfusu 17.301’den 13.550’e düştü.Ezine’de 7192 erkek,6358 kadın yaşadığı belirlendi.
Geyikli’de 1542 erkek,1487 kadın olmak üzere belde nüfusunun 3029 olduğu açıklandı.
Mahmudiye’de ise 809 erkek,796 bayan olmak üzere toplam nüfusun 1605 olduğu bildirildi.
Ezine genelinde 16.492 erkek,15.636 bayan toplam nüfus 32.128 olarak açıklandı. ezinegazetesi
Türkiye'de İlk: Zeytin Üreticileri Cep'ten Uyarılacak

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü
tarafından hazırlanan projeyle soğuk,
sıcak ve rüzgar gibi etkenler, zeytin üreticisin cep
telefonuna kısa mesajla bildirilecek.
Çanakkale'nin Ezine ilçesinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü
tarafından hazırlanan projeyle soğuk,
sıcak ve rüzgar gibi etkenler, zeytin üreticisin cep
telefonuna kısa mesajla bildirilecek. Türkiye'de zeytin alanında ilk olan projenin bu yıl içinde hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Müdürlükte görevli mÇühendisler Mehmet Çetin, Derya Kandilli, Buğrahan Önerbay ve Mine Ayçın
tarafından hazırlanan "Zeytin Hastalık ve Zararlılarına Karşı Erken Uyarı Sistemi İçin İklimsel Veri İstasyonu Kurarak Veri Tabanı ve Altyapısı Sağlama Projesi", sosyal kalkınma mali destek programı kapsamında hazırlanan, zeytin bahçeleri için veri istasyonu olarak bir ilk olma
özelliği taşıyor. Proje çerçevesinde ilçenin üç bölgesine iklimsel veri istasyonu kurulacak. Bunlar hava sıcaklığı
ve nemi, toprak
sıcaklığı ve nemi, rüzgarın hızı ve yönü, radyasyon miktarı, ultraviyole ışınları, yaprak nemi, yağış miktarı ve barometrik basınç gibi verileri, müdürlükteki bilgisayarlara belli aralıklarla aktaracak. Müdürlük de zeytin üreticilerin alması gereken önlemler ve yapacağı çalışmalarla ilgili verileri cep
telefonlarına kısa mesajla bildirecek.
Projenin Güney Marmara Kalkınma Ajansı
tarafınan onaylanarak desteklenmeye değer görüldüğünü belirten Ezine İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mesut Akmaz, daha önce zeytin bitkisiyle ilgili Türkiye'de böyle bir veri sistemi bulunmadığını, bölge ve üretim için en önemli projelerden birisi olduğunu söyledi. Akmaz, "İklimsel verilerin, en az birkaç yıl toplanmasından itibaren ilçe müdürlüğümüz mühendislerince zeytin hastalık ve zararlılarıyla ilişkisi ortaya koyulacak ve önlem alınarak verimlilik, kalite
, Ezine'nin zeytin ve zeytinyağı konusunda öne çıkan marka ilçe olması sağlanacaktır." dedi.
Ezine'de 1 milyon 790 bin adet zeytin ağacı bulunuyor. Geçen yıl 8 bin 900 ton zeytinyağı, 800 ton sofralık zeytin ve 40 bin ton yağ zeytini üretildi. Bu yıl kurulacak istasyonlarla elde edilecek veriler sayesinde üretim ve kalitenin arttırılması hedefleniyor. .sondakika
40 Gün At Sırtında Gezdi, Evliya Çelebi'nin Hac Yolculuğunu Yazdı

Osmanlı Tarihçisi Dr. Caroline Finkel, kütüphanede Evliya Çelebi'nin eserini incelerken tanıştığı iki arkadaşıyla
ünlü seyyahın ilk Hac yolculuğu güzergahını 40 gün at sırtında 7 gün de yürüyerek geçti.
İzlenimlerini kitaplaştırıldı. Yalova'nın Hersek köyünden başladıkları gezi kapsamında İznik, Bursa, Kütahya, Afyonkarahisar, Uşak ve Simav'dan geçtiklerini belirten Finkel, 2013 yılında da Evliya Çelebi'nin
Çanakkale ile Bursa arasında yaptığı yolculuğu at sırtında geçmeyi planlıyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), 2011 yılını, Evliya Çelebi'nin 400'üncü doğum yılı olması sebebiyle Evliya Çelebi yılı olarak ilan etmişti. Gezi ve anlatı sanatının ustası Evliya Çelebi'nin hayatından etkilenen İskoçya'da bulunan Edinburg Üniversitesi öğretim üyesi Türk tarihi araştırmacısı Dr. Caroline Finkel, ünlü seyyahın 1. hac yolculuğu olarak bilinen güzergahı 'Evliya Çelebi Kültür Yolu' adıyla kültür yolu rotaları arasına katmak için 2009'da iki arkadaşıyla birlikte harekete geçti.

Evliya Çelebi'nin hac yol güzergahını geçmek isteyen Osmanlı tarihçisi Caroline Finkel öncülüğünde Kate Clow ve Donna Landry at çiftliği sahibi Ercihan Dilari ile birlikte 21 Eylül 2009'da Yalova'nın Hersek köyünden harekete geçti. Güzergahda Evliya Çelebi'nin gezdiği her yeri karış karış inceleyen heyet, 40 gün boyunca at sırtında yol aldı. Proje kapsamında 7 gün boyunca da yürüyen ekibin, gezi notları UNESCO Türkiye Milli Komitesi'nce 'The Evliya Celebi Way' adıyla İngilizce olarak yayımlandı. Kitabın Türkçesi ise Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Evliya Çelebi Yolu' adıyla yayımlandı.
TATİL SADECE DENİZ KIYISI DEĞİL
Kitabın tanıtım toplantısında konuşan Dr. Caroline Finkel, 'tatil' denilince Türk insanının aklına deniz kıyısının geldiğini; ancak kültür gezilerinin de turistik bir faaliyet olduğunu söyledi. Öncelikli amaçları arasında geçtikleri köy halkına gelen turistler arasında para bırakmak olduğunu belirten Finkel, "Bu bir kültür gezisidir. Ekip olarak çok etkilendik. İstanbul'da at bulmakta zorlanıyorduk; ama Ercihan Dilari bu işimizi çözdü. Özellikle çocukların ilgisiyle karşılaştık. 40 gün boyunca at sırtında mesafe aldık. Bu projeyi 1995'te düşünüyorduk; ancak olmadı. 2009 yılında Yalova'nın Hersek köyünden yolu koyulduk. Geçtiğimiz güzergah kültür yolu olabilir. Zaten bu amaçla geçtik." diye konuştu.
Evliya Çelebi'nin hac yolculuğu sırasında geçtiği Yalova - Kütahya rotasının "The Evliya Celebi Way" (Evliye Çelebi Yolu' adıyla kitaplaştırıldığını belirten Finkel, geçtikleri güzergahlarda Türk insanının sıcaklığını bir kez daha yaşadıklarını kaydetti.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Evliye Çelebi'nin 1. Hac yolculuğunda geçtiği güzergahın tarihçiler tarafından geçilmesinin önemli bir kültür hizmeti olduğunu dile getirdi. Başkan Altepe, "Söz konusu güzergahtaki rotaları, güzergah üzerindeki yerleşimleri ve tarihi eserleri gösteren kitabı da bu zirveye yetiştirdik. UNESCO'nun da tanıdığı bu rota önümüzdeki dönemlerde Türkiye'nin önemli kültür yollarından olacaktır." dedi. .sondakika
Çanakkale'de büyük bir değişim yaşanacak

Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Çanakkale Boğazı'na yapılacak Türkiye'nin en uzun asma köprüsüne ilişkin, “Köprü ve bağlantılı yolların yapılmasıyla çok kentte büyük bir değişim yaşanacağını” bildirdi.
Tuna, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2023 hedefleri arasında yer alan Çanakkale-Tekirdağ-Kınalı Ayrımı Balıkesir Otoyol Projesi kapsamında yapılacak 3 bin 623 metrelik asma köprüye ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu yatırımın, ulaşılabilirliği daha da kolaylaştıracağını söyledi.
-“Köprünün geçeceğini tahmin ettikleri yerlerde arazi alıyorlar”
Valilik olarak geçen hafta yaptıkları “2012 Turizm Zirvesi”nde ulaşım ve destinasyon kavramının öne çıktığını anımsatan Tuna, köprü ve bağlantılı yolların yapılmasıyla birlikte çok kentte büyük bir değişim yaşanacağını bildirdi.
Bunu şimdiden herkesin görebilmesi gerektiğine dikkate çeken Tuna, “Görenler de zaten çoktan gereğini kendilerince yapıyorlar. Arazi alıyorlar, arazilere yatırım yapıyorlar. Köprünün geçeceğini tahmin ettikleri yerlerde arazi alıyorlar” diye konuştu.
“Köprünün yapılması büyük bir gelişmeyi de beraberinde getirecek. Zaten buradan geçecek olan araçlar geçmiyor muydu? Geçiyordu feribotla. Ama bu biraz İstanbul'un yükünü de bir şekilde alacak” diyen Tuna, şöyle devam etti:
“Gebze üzerinden Bursa'ya yeni bir otoyol geçişi var ve bu devam ediyor. Yapılacak köprü orayı olumsuz etkiler mi diye baktığımızda çünkü oraya yatırım yapan kişi de mutlaka bazı hesapları var, ona göre yapıyordur. Böyle bir alternatif yol onların hesaplarını nasıl etkileyecek. Çok olumsuz etkilemeyeceği düşünülüyor ki Karayolları Genel Müdürlüğü de böyle bir açıklama yaptı. Burasının hitap ettiği kesim farklı olacak. Balkanlardan gelen ve İstanbul'un Avrupa yakasındaki belli bir ağırlığı burası çekecek. Sahilden gelen yol sonra köprüyle bu şekilde geçerek, yine İzmir'e giden otobana birleşecek.”
“Çanakkale özel bir bölge”
Çanakkale'nin özel bir bölge olduğunu vurgulayan Tuna, ilin birçok noktasının gerek kültür varlığı, gerek tabiat varlığı yönüyle koruma altına alındığını, tescillendiğini hatırlattı.
Bölgenin kısmen milli park olan yerlerinin bulunduğunu kaydeden Vali Tuna, yollarla birlikte çok plansız, programsız ve rastgele bir gelişmenin olamayacağını dile getirdi.
Tuna, şöyle konuştu:
“Baktığımız zaman tamamen ilginin belli notalara çekilmesidir. Birkaç sansasyonel şey oluyor, belli bir yere dikkatleri çekildiği zaman insanlar merak edip gidiyorlar. Mesela Gökçeada. 'Uçak seferleri başladı' haberleri çıktı, birden bire ziyaretçi patlaması yaşandı. Aynı şekilde köprü ile birlikte Çanakkale de daha çok gündeme gelecek, konuşulacak.
Buraya ilgi zaten arttı son senelerde, bunu görüyoruz. Bunun daha da artacağını düşünüyorum. Son dönemde Avrupa'dan gelen gurbetçilerimiz de özellikle gelip görmek istiyorlar burasını. Hatta memleketlerine giderken buradan gelip, geçiyorlar. Bu belki en çok onların işine yarayacak. Çanakkale'ye daha kısa sürede ulaşabilecekleri için otoyoldan gelecekler. Bu otoyolla, köprü ile birlikte şehri ziyaret eden ziyaretçi sayısında çok büyük bir artış olacağını düşünüyorum.” lojiport
100 dakikalık yol 15 dakikaya inecek

Marmara Denizi'nin altında iki kıtayı birbirine bağlayacak olan Avrasya Tüneli Projesi için ilk kazma darbesi önümüzdeki birkaç ay içerisinde vurulacak. Tünel 100
dakikalık yolu 15
dakikaya indirecek
!
Marmara Denizi’nin altında iki kıtayı birbirine bağlayacak olan Avrasya Tüneli Projesi için ilk kazma darbesi önümüzdeki birkaç ay içerisinde vurulacak. Projenin bitmesiyle birlikte yaklaşık 100 dakika süren Göztepe-Kazlıçeşme arası 15 dakikaya inecek. Tünelden yalnızca hafif araçlar geçecek.
Marmaray Projesi’nde sona doğru yaklaşılırken, araçların Marmara Denizi’nin altından geçişini sağlayacak olan Avrasya Tüneli Projesi çalışmaları da devam ediyor. Geçtiğimiz Şubat ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilk harcının konulduğu proje için fiili inşaat çalışmalarının önümüzdeki birkaç ay içinde başlanması hedefleniyor. Avrasya Tünel İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş. (ATAŞ) tarafından yapılacak olan tünel için Harem limanının yakınında bir şantiye tesisi inşa edilirken, hazırlık çalışmalarının son hızla sürdüğü belirtildi.

Tünel iki katlı olacak
Marmaray’ın 1.8 km paralelinde Marmara Denizi’ni aşan alternatif bir yol sağlamak ve mevcut yoğunluğu hafifletmeye katkıda bulunmak için tasarlanan tünel, gidiş ve geliş yönleri farklı katlarda olmak üzere iki katlı olarak inşa edilecek. ATAŞ tarafından tasarımı ve inşaatı gerçekleştirilecek olan tünel 26 yıl boyunca şirket tarafından işletilecet. Bu süre sonunda ise tünel kamuya devredilecek. Proje kapsamına dahil olan yaklaşım yolları ise tamamlanır tamamlanmaz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edilecektir.
1.3 milyar dolarlık yatırım
Yaklaşık 1.3 milyar olarlık bir yatırımla 55 ayda yani 4 yıl 7 ayda tamamlanacak olan proje için 26 Şubat 2011’de Başbakan’ın katılımıyla İş Başlatma Töreni düzenlendi. Proje, ÇED kapsamı dışında bulunmasına rağmen uluslararası standartlarda kapsamlı bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi süreci, ATAŞ tarafından Eylül 2009 tarihinde başlatıldı. Bu doğrultuda Ekim 2009 ile Şubat 2011 arasında Türkiye’den ve uluslararası uzman kuruluşlarca hazırlanan ÇSED Rapor Taslağı, kamuoyunun incelemesine sunuldu.
İstanbul’un iki yakası arasındaki (Kazlıçeşme - Göztepe) yolculuk süresi 15 dakikaya kadar inecek. Böylece azalan seyahat süresi ile birlikte gelişen erişim olanağı, ulaşım kolaylığı ve artan geçiş güvenilirlik gibi önemli ekonomik faydalar sağlanacak, yakıt tüketimi, sera gazı ve diğer emisyonlarda ve gürültü kirliliğinde azalmalar meydana gelecek.
Hava koşullarından etkilenmeyen bir ulaşım sağlanacak. Mevcut Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin trafik yükleri paylaşılacak.
Avrupa yakasında Atatürk Havalimanı ve Anadolu yakasında Sabiha Gökçen Havalimanı arasındaki en pratik güzergah olacak. İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi’nin iki havalimanı arasında sağlayacağı entegrasyon İstanbul’un uluslararası hava ulaşımındaki konumuna önemli katkıda bulunması bekleniyor.
Anadolu ile Trakya arasında doğrudan ulaşım olanağı sağlayacak olan bir “transit” güzergah yaratacak. Avrupa ile Asya kıtaları arasında deniz altından tünelle stratejik bir bağlantı yolu.
Benzersiz ve İstanbul şehrinin simgesi olacak bir proje: İstanbul, doğal güzelliğini ve siluetini etkilemeyen, kentin görünümüne olumsuz katkıda bulunmayan bir ulaşım altyapısına kavuşacak.

Üç etapta bitecek
1. Bölüm (Avrupa yakası yaklaşım yolu): Kazlıçeşme’den Cankurtaran sahiline Kennedy Caddesi, 5.4 km boyunca 6 şeritten 8 şeride genişletme ve bağlantı yollarının iyileştirmesi.
2. Bölüm (Kayanın içinden Boğaz geçişi) Deniz tabanının, en yakın noktada 27 metre altından geçecek toplam 5.4 km’lik bu bölümde kayanın oyularak geçileceği uzunluk 3.4 km ve TBM kazı çapı: 13.7 metre.
3. Bölüm (Asya yakası yaklaşım yolu): D100 Karayolu, mevcut Eyüp Aksoy Köprülü Kavşağı’ndan Göztepe Kavşağı’na kadar olan 3.8 km’lik bölümün 8 şeride çıkarılması ve bağlantı yollarının iyileştirilmesi. haber7
Ayvacık’ta Ev Hanımları İngilizce Öğreniyor

Ayvacık ilçesinde belediye başkanlığı ve Ayvacık Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ev hanımlarına yönelik İngilizce kursu açıldı.
Kursa çocuklarıyla gelen ev hanımlarının etkinlikten memnun kaldıklarını belirten Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, “Ayvacıklı bayanlar belediyemize gelerek İngilizce öğrenmek istediklerini ifade ettiler. Bizde hanımların bu isteğine kayıtsız kalmadık. Belediyemizde konu ile ilgili personelimize gerekli talimatı verdik. İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği halinde kursumuzu başlattık. Bizim belediyecilik anlayışımızda alt yapı, içme suyu gibi yatırımların yanında kültürel faaliyetler, birikimler sağlamak en büyük görevlerimiz arasında. Bu anlayışımızla hem şehrimizin çehresini değiştirmeye, hem de vatandaşlarımızın sosyo kültürel gelişimine yatırımlar yapıyoruz. Kursumuza katılan hanımlara başarılar diliyorum” dedi.
Yaklaşık dört ay sürecek olan kursta bayanlar zaman zaman çocuklarını da yanlarında getirerek katılım sağlıyor. Kursa katılan 25 ev hanımı ise bu sayede İngilizceyi öğrenerek konuşabileceklerini ifade ederek yetkililere teşekkür etti. canakkaleicinde
Hızlarını Alamayan Develer Seyircilerin Arasına Daldı

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde birincisi düzenlenen deve güreşi festivalinde hızlarını alamayan bazı develer seyircilerin arasına daldı.
Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde birincisi düzenlenen deve güreşi festivalinde hızlarını alamayan bazı develer seyircilerin arasına daldı. Yaralananın olmadığı
olayda üzerlerine gelen develerden korkan seyirciler zor anlar yaşadı.
Bayramiç Belediyesi tarafından
Hacıkayyum mesire yerinde gerçekleştirilen "1. Geleneksel Deve Güreşi Festivali'nde yaklaşık 50 çift deve güreşti. Soğuk hava ile kar yağışına rağmen yaklaşık
6 bine yakın kişi kıyasıya mücadeleleri ücretsiz olarak izleme fırsatı buldu. Güreşi baştan sona heyecanla izleyen katılımcılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Develerin güreş heyecanı ile sahayı çevreleyen telleri kopararak seyircilerin üzerine doğru gitmesi katılımcılara zor anlar yaşadı. Zaman zaman da boyunları kilitlenen develeri urgancılar güçlükle birbirlerinden ayırabildi.
Festival alanında katılımcılara kısa bir konuşma yapan Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer, yıllardır yapılmayan deve güreşlerinin bundan sonra her yıl yapılacağını belirterek," Bayramiç halkı deve güreşlerine ayrı bir önem verir. Bu sporu çocukları ile birlikte izleyen hemşerilerim güreş alanını piknik alanına dönüştürür. Bundan böyle bu güreşler her yıl geleneksel olarak yapılacak" dedi.
Etkinlik sonunda ise güreşte başarılı olan deve sahiplerine Bayramiç Kaymakamı Osman Yenidoğan, Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer ve Bayramiç Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan tarafından kupa verildi. .sondakika
Isparta'da 'gül yapraklı' lokum üretildi

''Türkiye'nin gül bahçesi'' olarak nitelendirilen Isparta'da bir firma, tamamen el yapımı, doğal
gül yaprağından lokum üretti.
Yıldırım Şekerleme Yöneticisi Kenan Yıldırım AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyük emek ve özenle hazırlanan, hijyenik koşullarda paketlenen ürünlerinin en büyük sırrının ağabeyden kardeşe, ustadan çırağa aktarılan bilgi, deneyim ile işe duyulan saygı ve titizlik olduğunu söyledi.
Çalışmalarına 1972 yılında küçük bir imalathanede akide şekeri ve lokum imalatı ile başladıklarını belirten Yıldırım, her geçen yıl farklı ürün çeşitleri ile halkın taleplerine cevap verecek şekilde kendilerini yenilediklerini söyledi.
Sektörde yeniliklerin çok önemli olduğunu ve talepleri karşılayacak şekilde üretim yaptıklarını kaydeden Yıldırım, ''Şimdi patenti bize ait yüzde 100 gül yaprağından lokum ürettik. Biz ürünümüzü önce ücretsiz olarak müşterilerimizin beğenisine sunduk. Vatandaşlardan olumlu talepler gelince üretimimizi artırarak satışa çıkardık'' dedi.
İsmini 'gül sarması' koydukları lokumun üretiminin tamamen el yapımı olduğunu söyleyen Yıldırım, ''Lokumun içerisinde özel olarak toplanan gül yaprağı var. Antep fıstığı ile süsleyip rulo şeklinde hazırladık. Gül yaprakları ile sardık. Bu ürün şuana kadar hiç bir yerde üretilmedi ve tamamen bize ait. Hedefimiz ürünümüz ile dünyaya açılmak'' diye konuştu.
Fabrikalarında 27 kişiye istihdam sağladıklarını vurgulayan Yıldırım, talepler doğrultusunda her gün yeni fikirler geliştirip bunları ürünlerinde uygulamaya çalıştıklarını kaydetti. İstihdam yaratan, üreten ve çalışan kurumların desteklenmesini isteyen Yıldırım, ''Bundan sonraki dönemde de yeni ürün çalışmalarımız olacak. Amacımız farklı ürün konseptleri ile Türkiye ile birlikte yurt dışına açılmak'' dedi.
''Nane aromalı mentollü lokum''
Kenan Yıldırım, yeni ürün arayışları kapsamında nane aromalı mentollü lokum da ürettiklerini söyledi. Nane aromalı mentollü şekerlerin bulunduğu fakat lokumunun olmadığını kaydeden Yıldırım, ''Yeni ürün arayışlarında nane aromalı mentollü lokum üretimi yaptık. Bunu önce iş yerimizde sergiledik ve vatandaşlara ikram ettik. Beğenisine sunduğumuz vatandaşların görüşünü aldık. Olumlu tepkiler gelmesi üzerine seri üretimini yapmaya başladık'' diye konuştu. Yıldırım, Isparta ve Türkiye'nin birçok bölgesine yeni üretimleri olan nane aromalı mentollü lokum gönderdiklerini kaydetti. haber7
Altın portakalın tanesi 2 lira oldu

Türkiye’de Karadeniz ve Akdeniz illerinde yetişen altın portakalın (Kumkuat) tanesi 2 lira oldu.
Kabuğu ile yenilen tek narenciye meyve olan altın portakal özel paketlerde satılıyor.
Altın portakalın balkonlarda saksılar içinde yetiştirilebildiğini ifade eden Mini Hal Manavı sahibi Haydar Göynük, meyve ağacının anavatanının Çin’in olduğuna inanıldığını söyledi. Altın portakalın Karadeniz ve Akdeniz iklimine uyum sağladığını belirten Göynük, bu kışın sert geçtiğini ve kilo fiyatının 10 lirayı bulduğunu, tanesinin ise 2 liradan satıldığını ifade etti.
C vitamini bakımından zengin olan portakalın kabuğu ile beraber yenildiğinde gribal enfeksiyonları önlemede önemli rol oynadığını kaydeden Göynük, “A, B1, B2, B3 ve kalsiyum ihtiva eden portakal, sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Altın portakal, genelde taze meyve olarak kabuğu ile birlikte yenilir. Reçel ve marmelatı yapılır. Çok değişik bir aroması vardır. Meyve suyu ve sos olarak kullanılır. Bazı lokantalarda tatlı ve salatalarda en gözde yeri alır.” dedi.
Kumkuat, Çince'de 'altın portakal anlamına geliyor. Temmuz ayı sonlarına doğru çiçek açmakta, meyve oluşması ağustos sonu ile eylül ayı içersinde olmaktadır. Meyveleri iri zeytin büyüklüğünde olup nisan-mayıs aylarında yeme olgunluğuna erişir. Meyve koparılmazsa bir yıl bitki üzerinde kalabilir. .moralhaber
'Süt Kart' geliyor, sağımdan fabrikaya her aşama izlenecek

Sağlıklı süt için harekete geçen Gıda Bakanlığı, üretici birliği ile 'Süt Kart' uygulamasını hayata geçiriyor. Üretici ve toplayıcılar, sütün sağılmasından fabrikaya götürülmesine kadar her aşamayı sisteme okutacak. Birlik Başkanı Ali Koyuncu, "Sütün tüketiciye güvenli bir şekilde ulaşması sağlanacak." dedi.
Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in açıklamalarının ardından süt bir anda Türkiye'nin gündemine oturdu. Sağlıklı süt için harekete geçen bakanlık, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği (TSÜMB) ile birlikte yeni bir sistemi hayata geçiriyor. Üretilen sütün gün ve saat olarak nerede, ne zaman ve ne kadar toplandığına dair bilgilerin yer alacağı bir sistem oluşturuluyor. Bu kapsamda yaklaşık bir aya kadar süt için takip sistemini getiren 'Süt Kart' uygulamasına geçiliyor. Birlik Başkanı Ali Koyuncu, sütün sağılmasından sanayiye getirilmesine kadar geçtiği her aşamanın izleneceği yeni sistemin daha sağlıklı ve güvenli olacağını söylüyor. Projede süt toplayıcılarına eğitim vererek sertifikalandırmayı planladıklarını belirten Koyuncu, sertifikası olmayan kişilerin süt toplayıp sanayiye satış yapamayacağını kaydediyor.
Süt, içerisinde antibiyotik kalıntılarının olduğuna dair söylemlerle son günlerin en çok konuşulan gıdalardan biri oldu. Bakan Mehdi Eker'in "Antibiyotik kalıntısı bulunan süt binde birden bile az!" sözleri ve TV'de canlı yayında bir bardak içmesi, sütü vatandaşın gündeminden düşürmedi. Sütün kayıt altına alınması, denetlenmesi ve piyasaya sunulma şartları medyada geniş yer buldu. Tüm bunları göz önünde bulunduran TSÜMB, hazırladığı yeni bir projeyle gıda güvenliğinde yeni bir sistem geliştiriyor. 2009 yılında süt üretimini kayıt altına almak için harekete geçtiklerini söyleyen Birlik Başkanı Ali Koyuncu, bu sistemle Türkiye'de 1,5 milyon ton olan kayıtlı süt miktarını 7 milyon tona çıkardıklarını belirtiyor. Fakat bu sisteme göre veriler merkeze ancak 15 günde bir ulaşıyordu. Bunu yetersiz bulan birlik, yeni hazırladığı yazılımla günlük ve dakikalık olarak takip yapabilecek. Projeyi bakanlığa sunan Birlik Başkanı Koyuncu, uygulamanın en geç bir aya kadar başlayacağını bildiriyor. Sütün üretim aşamasından tüketime hazır hale getirilene kadar geçtiği her aşamanın takip edileceği sistemde TSÜMB'e kayıtlı süt üreticilerine 'Süt Kart' verilecek. Sütü sağıp soğutma tankına getiren üretici, süt kartını kredi kartlarında kullanılan POS makinelerine benzer bir sisteme okutacak. İlk okutma çiftlikte, ikincisi ise toplama tankının yanında yapılacak. Süt soğutma tankına toplandığında eğitimli ve sertifikası olan toplayıcı, sanayiye götüreceği zaman yine kart okutacak. Toplayıcı sütü sanayiye götürürken son kez kart okutacak. Böylece sütün ne zaman sağıldığı, ne kadar süre sonra toplama tankına getirildiği ve sanayiye hangi süre zarfında ulaştığı TSÜMB merkezinden takip edilebilecek. 'Süt Kart' sistemiyle üreticinin ismi, sütü hangi firmaya sattığı gibi bilgiler anlık olarak merkezden görülecek. Yeni sistemin gıda güvenliğine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Başkan Koyuncu, "Burada amaç, vatandaş için hem hijyen şartlarını hem de sütün üreticiye ulaşma süresinde gıda güvenliğini sağlamak." ifadelerini kullanıyor. En önemli noktanın sütün sanayiye ulaşma süresinin takip edilebilmesi olduğunu dile getiren Koyuncu, projenin Türkiye'de gıda güvenliği adına büyük bir adım olduğunu dile getiriyor.
Sertifikası olmayan süt, toplayamayacak
Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği (TSÜMB) Başkanı Koyuncu, kapı kapı dolaşılarak ve toplama merkezlerindeki soğutma tanklarına getirilerek yapılan süt toplama işlemini yapan görevlilere de eğitim vereceklerini anlatıyor. Giyimden hijyene, eldivenden çizmeye kadar süt toplayıcılarının eğitimden geçeceğini anlatan Ali Koyuncu, bu eğitimin sonunda sertifika verileceğini söylüyor. "Sertifikası olmayan kişi, süt toplayamayacak." diyen Koyuncu, üreticinin sütü toplayıcıya verdiği an sistemin başlayacağını ifade ediyor.
Öte yandan Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı 2011 yılının 11 ayında sadece süt üretim yerlerinde 5 bin 960 denetim yaptı. Bu denetimlerde üretim yerlerine 584 idari para cezası kesildi, 16 işletme hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Bu cezaların işletme izninin olmaması, cihaz eksikliği ve hijyen şartlarının sağlanmaması gibi çeşitli sebeplerle verildiği belirtiliyor. zaman
İşte Türkiye'nin 2011 nüfusu

Adrese dayalı nüfus sayımına göre Türkiye'nin nüfusu belli oldu.
Türkiye'nin nüfusu 2011 yılı sonu itibariyle bir önceki yıla oranla yüzde 1,35 artarak, 74 milyon 724 bin 269 kişiye yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2011 Nüfus Sayımı Sonuçları''nı açıkladı.
Buna göre 2010 yılı itibariyle 73 milyon 722 bin 988 kişi olan ülke nüfusu, 1 milyon bin 281 kişi artarak, 2011 sonunda 74 milyon 724 bin 269 kişiye ulaştı. Nüfusun yüzde 50,2'sini (37 milyon 532 bin 954 kişi) erkekler, yüzde 49,8'ini (37 milyon 191 bin 315 kişi) ise kadınlar oluşturdu.
2011 yılında 81 ilden 56'sının nüfusu bir önceki yıla göre arttı, 25 ilin nüfusu ise azaldı. Türkiye nüfusunun yarısı 29,7 yaşından küçük Türkiye'nin nüfusu 2011 sonu itibariyle 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2011 Nüfus Sayımı Sonuçları''nı açıkladı.
Buna göre, 31 Aralık 2011 tarihi itibarıyla Türkiye'de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1 milyon bin 281 kişi arttı. Nüfusun, 37 milyon 532 bin 954 kişi ile yüzde 50,2-sini erkekler, 37 milyon 191 bin 315 kişi ile yüzde 49,8'ini ise kadınlar oluşturdu. 2011 yılında Türkiye'nin yıllık nüfus artış hızı yüzde 1,35 olarak gerçekleşti.
2011 yılında 81 ilden 56'sının nüfusu bir önceki yıla göre artarken, 25 ilin nüfusu azaldı. Sonuçlara göre, ülke nüfusunun yüzde 76,8'i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. 57 milyon 385 bin 706 kişi il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, 17 milyon 338 bin 563 kişi de belde ve köylerde yaşıyor.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise yüzde 35 ile Ardahan oldu.
-Nüfusun yüzde 18,2'si İstanbul'da-
Sonuçlara göre, toplam nüfusun yüzde 18,2'si İstanbul'da yaşıyor. İstanbul'da ikamet edenlerin sayısı 13 milyon 624 bin 240 kişiye ulaştı. Nüfus açısından İstanbul'u sırasıyla yüzde 6,6'lık oran ve 4 milyon 890 bin 893 kişi ile Ankara, yüzde 5,3'lük oran ve 3 milyon 965 bin 232 kişi ile İzmir, yüzde 3,6'lık oran ve 2 milyon 652 bin 126 kişi ile Bursa, yüzde 2,8'lik oran ve 2 milyon 108 bin 805 kişi ile Adana takip ediyor.
Türkiye'de en az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı ise sadece 76 bin 724 oldu. Türkiye'de ortanca (medyan) yaş 29,7 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 29,1 iken, kadınlarda 30,3 olarak gerçekleşti. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin ortanca yaşı 29,5, belde ve köylerde ikamet edenlerin ortanca yaşı ise 30,5 oldu.
-Nüfusun yüzde 67,4'ü 15 ile 64 yaşları arasında-
15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus 50 milyon 346 bin 979 kişiye çıkarak, toplam nüfusun yüzde 67,4'ünü oluşturdu. Türkiye nüfusunun, yüzde 25,3'üne karşılık gelen 18 milyon 886 bin 575'i 0-14 yaş grubunda, yüzde 7,3'üne denk gelen 5 milyon 490 bin 715'i de 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunuyor.
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen ''bir kilometrekareye düşen kişi sayısı'' Türkiye genelinde 97 kişi oldu. Bu sayı illerde 11 ile 2 bin 622 kişi arasında değişiyor. İstanbul ilinde bir kilometrekareye 2 bin 622 kişi düşüyor. İstanbul'u sırasıyla 443 kişi ile Kocaeli, 330 kişi ile İzmir, 257 kişi ile Gaziantep ve 254 kişi ile Bursa illeri izliyor.
Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya'nın nüfus yoğunluğu 52, yüzölçümü en küçük olan Yalova'nın nüfus yoğunluğu ise 244 olarak gerçekleşti. .moralhaber
Çanakkalenin 2011 yılsonu itibariyle son nufusu: 486 445
Tren vagonları gemiyle geçecek

Köseköy-Gebze kesiminin inşasıyla hattın kapalı olması nedeniyle 2 yıl süreyle Tekirdağ ile İzmit Derince ve Bandırma arasında tren vagonlarının gemilerle taşınması projesi hayata geçirilecek.
Köseköy-Gebze kesiminin inşasıyla hattın kapalı olması nedeniyle 2 yıl süreyle Tekirdağ ile İzmit Derince ve Bandırma arasında tren vagonlarının gemilerle taşınması projesi hayata geçirilecek. "Trenlerin Avrupa’dan Asya’ya geçişi Tekirdağ’dan olacak"
Tekirdağ Liman Müdürü Mubin Salter Salt, yaptığı açıklamada, Köseköy-Gebze kesiminin inşasıyla hattın kapalı olması nedeniyle 2 yıl süreyle Tekirdağ ile İzmit Derince ve Bandırma arasında tren vagonlarının gemilerle taşınması projesinin hayata geçirileceğini kaydetti.
Avrupa’dan Ege bölgesine gidecek olan tren vagonlarının Tekirdağ’dan Bandırmaya, Anadolu’nun iç kısımlarına gidecek olan trenlerin de Derince’ye gemilerle taşınacağını ifade eden Salt, şunları söyledi: "Akport demir yolu yapıldı. Derincede de tren ferisi yapılıyor. Eskiden Avrupa’dan gelen trenler Sirkeci’den Haydarpaşa’ya geçerdi. Şimdi bu hat iptal edilecek ve böylece trenlerin Avrupa’dan Asya’ya geçişi Tekirdağ’dan olacak.
Avrupa’nın en güneyindeki uzak doğusu Trakya toprakları. Trenin çıkış noktası yani Asya’ya geçiş noktası Tekirdağ olacak. Bir tanesi Tekirdağ’dan Bandırma’ya, diğeri de Tekirdağ’dan Derince’ye.
Tren vagonu taşıyan gemiler, arabalı vapurların bir benzeri. Onlara biz "Tren Perisi" diyoruz. İçlerinde demir yollarındaki raylar gibi ray sistemi var. Karadaki trenler geminin içerisine parça parça bindiriliyor. Hatta bu gemilerin iki katlısı üç katlısı bile var. Dolayısıyla 25-30 vagondan oluşan katarı gemiye yükleyip bir defada götürebilme şansına sahip. Biz dört yıldır bunun özlemiyle yaşıyoruz. Bir an evvel Tekirdağ’dan Derince’yi ve Bandırma’yı bağlayalım diye. Fakat Bandırma’nın bağlanması biraz daha fazla zaman alacak."
"Asya Port Limanı gemilerin transit geçiş yeri"
Salt, Barbaros beldesinde yapımı devam eden Asya Port Limanı'nın son derece sağlam ve Türkiye’ye için çok kazançlı bir yer olacağını belirtti.
500 milyon dolara mal olan limanın çok büyük bir alanda kurulacağını ifade eden Salt, şöyle devam etti: "Liman, 500 milyon dolara mal olacak. Denize de 350 dönümlük bir arazi doldurulacak. Çok büyük bir liman. Yüzde 70 dış ülkelere hitap edecek olan liman, gemilerin transit geçiş yeri olacak ve küçük konteyner gemilerin getirdiği yükler Barbaros Asya Port’a inecek. Burada düzenlenecek. Daha büyük konteyner gemileri gelecek bu malları alıp pasifik okyanusunda, Atlas okyanusunda ve Hint okyanusunda belli limanlara götürecek. Oradan da daha küçük gemiler gelip bu malları alacak. Gidecekleri noktalara dağıtılacak. Bu limana boyu 400 metre olan konteyner gemileri yanaşacak. Türkiye’de böyle bir liman daha yok. "lojiport
Türkiye'nin en uzun köprüsü Çanakkaleye yapılacak

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Lapseki-Gelibolu arasında yapılması planlanan boğaz köprüsü, 3 bin 623 metreyle Türkiye'nin en uzun köprüsü olacak.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2023 hedefleri arasında yer alan Çanakkale-Tekirdağ-Kınalı Ayrımı Balıkesir Otoyol Projesi kapsamında yapılacak asma köprü, 3 gidiş 3 geliş şeklinde olacak ve depreme dayanıklı, fay hatlarından etkilenmeyen teknik donanımlarla yapılacak.
Karayolları Genel Müdür Yardımcısı İhsan Akbıyık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2023 yılı hedefleri arasında yer alan asma köprünün İstanbul'a yapılacak 3. köprüden sonraki en önemli proje olduğunu söyledi.
Bir süre önce yapılan proje ihalesini alan Tekfen firması tarafından proje çizimlerinin yapıldığını aktaran Akbıyık, çalışmaların tamamlanmasının ardından 2013 yılında ihalesinin yapılarak, projenin hayata geçirilmesi için çalışmaların yoğunlaşacağını bildirdi.
-''İstanbul Boğazı geçişine alternatif olacak''-
''Bu proje, Avrupa ve Trakya üzerinden Ege ve İç Anadolu'nun batısına, Adana-Konya aksı ve Batı Akdeniz bölgelerine yönelecek karayolu trafiği için İstanbul Boğazı geçişine yeni bir alternatif oluşturacak'' diyen Akbıyık, ağırlıklı olarak yerleşim alanları ve sahilden devam eden İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale yolunun, yapılacak köprünün hizmete girmesiyle taşıt işletim maliyetlerini ve yolculuk süresini azaltacağını kaydetti.
Hükümetin şekillendirdiği yeni İstanbul projesiyle beraber Trakya'nın önem kazanacağını düşündüğünü ifade eden Akbıyık, ''Bu proje, Trakya tarafındaki trafiği, Çanakkale köprüsü üzerinden, Bulgaristan ve Romanya'dan gelen trafiği Balıkesir'in batısından İzmir'e, Ege Bölgesine aktarabilmek için düşünmüş olduğumuz ekonomik proje'' diye konuştu.
İzmir ulaşımını da kolaylaştıracak projenin, Gebze-İzmir otoyoluna da Balıkesir'in batısından bağlanılacağını aktaran Akbıyık, boğazların güvenliği açısından orta açıklığının 2 bin 23 metre civarında düşünüldüğünü söyledi.
Akbıyık, ''Bir tarafında 800 metre diğer tarafında 800 metre olmak üzere toplam 3 bin 623 metre uzunluğunda yapılacak olan Çanakkale köprüsü, Türkiye'nin en uzun boğaz köprüsü olacak. 2x3 şeritten 3 gidiş 3 geliş şeklinde yapılacak asma köprü, depreme dayanıklı ve fay hatlarından etkilenmeyen teknik donanımlarla yapılacak'' dedi.
-''Çanakkale köprüsü İstanbul'un trafik yükünü paylaşacak''-
Çanakkale'den geçmesi düşünülen köprünün, diğer noktalardaki şehir trafiği ve SİT alanındaki engellerden ötürü Lapseki-Gelibolu arasında yapılmasının planlandığını ifade eden Akbıyık, köprünün, geçeği yerlerin henüz kesin olarak belirlenmediğini söyledi.
Bu köprüyle Kaz Dağları'nın güneyinden Balıkesir tarafına bağlanılacağını kaydeden Akbıyık, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılması planlanan köprünün geçişlerinin ücretli olacağını bildirdi.
Akbıyık, ''Trakya'dan gelen trafik, Romanya'dan Bulgaristan'dan ve Yunanistan'dan giriş yapan transit trafik, güneye ve doğuya gitmek için İstanbul ve boğaz köprülerini tercih etmeden önce Çanakkale üzerinden Ege'den hareket edecek. Daha ziyade yoğunluğu bu güzergaha bindirecekler. Gebze-İzmir projesiyle ortak bir proje olacak'' diye konuştu.
Lapseki-Gelibolu arasına yapılacak köprünün, İstanbul'un trafik yükününü paylaşacağını anlatan Akbıyık, ulaşımın feribotla sağlandığı Eceabat-Çanakkale arasında, lodos nedeniyle özellikle kış aylarında ulaşımda yaşanan aksamanın yapılacak köprüyle ortadan kalkacağını ifade etti.
Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu bildiren Akbıyık, denizlerden maksimum seviyede istifade etmek için bu projelerin gerçekleştirilmek istendiğini sözlerine ekledi. haber7
Dünyanın en büyük geofit bahçesi

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri
Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Emin Ergün, Türkiye'deki bitki türlerinin, kuracakları geofit bahçesinde
koruma altına alınacağını söyledi.
Ergün, dünya geofit (soğanlı, rizomlu ve yumrulu) çeşitliliğinin yarısının Türkiye florasında bulunduğunu ve bunların çoğunluğunun endemik (sadece belirli yörede yetişen) olduğunu ifade etti. 2006-2009 yılları arasında gerçekleştirilen TÜBİTAK projesi ile toplam 187 geofit taksonu (canlıların sınıflandırılmasında, alemden alt türe kadar bir hiyerarşi içinde düzenlenmiş tüm birimlerin ortak adı ) toplandığını hatırlatan Ergün, ikinci bir proje ile daha önce toplanmayan 846 geofit taksonunun toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
''2010'da yine TÜBİTAK destekli bir proje yürürlüğe girdi. Hedeflenen 846 takson geofitin bu güne kadar yarıya yakını toplandı. 4 yıl süreli planlanan bu proje hedeflenen doğrultuda tamamlanması durumunda; yüzde 40’ı endemik olan toplam bin 45 geofit taksonundan yaklaşık bin takson toplanmış ve muhafaza altına alınmış olacak''
-Bitkiler geofit bahçesinde korunacak-
Toplanan tüm materyalin sağlıklı korunması amacıyla Devlet Planlama Teşkilatına Türkiye Geofitleri Bahçesi Projesi sunulduğunu ve 3 yıl süreli bütçe alındığına değinen Ergün, şöyle konuştu:
''Toplam 6 milyon 300 bin TL bütçeli proje ile Türkiye'nin ilk, dünyanın en büyük geofit bahçesi oluşturulacaktır. Şu anda ihale süreci devam ediyor. Yakın bir zamanda inşaat çalışmalarına da başlayacağız. Türkiye Geofit Bahçesi yıl içerisinde tesis edilecek ve Türkiye florasından toplam bin geofit taksonu yanına 500 takson kadar da diğer ülkelerin florasından geofitler getirilmek üzere toplam bin 500 civarında geofit taksonu ile dünyanın en büyük geofit bahçesi oluşturulması hedeflenmiştir.''
Türkiye'deki bu bitki türlerinin özel şartlar altında korunacağına vurgu yapan Ergün, ''Bu paha biçilemez değerler geofit bahçesinde çok özel şartlarda korunacak. Değişik iklim şartlarından alınan bu bitkilere uygun farklı ısınma, nem özelikleri bulunan çoklu seralar yapılacak. Diğer yandan bitkiler aktif dönemlerinde geofit bahçesinin içerisinde bulunan salonda sergilenerek ekoturizm geliri elde edilecektir. Ayrıca ileride yapılacak süs bitkisi, tıbbı bitki, yemeklik bitki araştırmalarının materyali sağlanmış olacaktır'' dedi. haber7
Orman ve Su Bakanlığı, sulu tarım için bin günde bin gölet yapacak

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlattığı ‘1000 Günde 1000 Gölet Göl-Su Projesi’ ile büyük sulama projeleri alanları dışında kalan kırsal kesimler de kısa sürede sulu tarıma geçecek. Böylece verimli tarım arazileri cazibeli sulama sistemiyle sulanacak.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘1000 Günde 1000 Gölet Göl-Su’ kapsamında, 2012 yılında 287 adet proje yatırım programına alınacak. Bu projelerle 2012 yılında 444 milyon metreküp su depolanacak ve 870 bin dekar arazide sulu tarıma geçilecek. Senelik 900 milyon TL gelir artışı sağlanacak.
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun da yakından takip ettiği proje tamamlandığında ise toplamda 1,6 milyar metreküp su depolanarak ülke genelinde yaklaşık 3 milyon dekar arazi suya kavuşacak. Yılda 900 milyon TL gelir artışı sağlayacak proje ile 300 bin kişiye iş imkanı temin edilerek göçün de önüne geçilecek. Proje ile ayrıca sulama metotlarının değiştirilmesi neticesinde enerji tasarrufu sağlanarak üretim maliyeti düşürülecek, ağaçlandırma yaygınlaştırılarak taşkın zararları ve erozyon önlenecek ve mesire yerleri ile rekreasyon alanları oluşturulacak. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın hız kesmeden devam ettiği proje çerçevesinde inşa edilecek göletler ihtiyaç duyulduğunda yangın söndürme gayesiyle de kullanılabilecek. .mynet
Türkiye'nin en yüksek barajı, su tutmaya başlıyor

249 metre gövde yüksekliğiyle dünyanın üçüncü, Türkiye'nin ise en yüksek barajı olan Deriner'de geri sayım başladı.
Şubat sonu itibarıyla su tutulmaya başlanacak barajda, 2012 yılı içinde enerji üretimi hedefleniyor. Muratlı ve Borçka barajlarından sonra Artvin'de Çoruh Nehri üzerine kurulan üçüncü gerdanlık olan Deriner'de üretilen elektrik, yıllık 750 bin kişinin ihtiyacını karşılayacak. Bir diğer ifadeyle Deriner Barajı, Mardin, Trabzon, Eskişehir ya da Malatya illerimizden birinin yıllık bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.
249 metre gövde yüksekliğiyle dünyanın üçüncü, Türkiye'nin ise en yüksek barajı olacak Deriner'de geri sayım başladı. İnşaatı tamamlandığında Türkiye'de üretilen hidroelektriğin yüzde 6'sını karşılayacak olan Deriner Barajı'nda şubat sonu itibarıyla su tutulmaya başlanıyor. TBMM 75. Yıl Muratlı ve Borçka barajlarından sonra Çoruh Nehri'nin (Artvin) üçüncü gerdanlığı olacak Deriner Barajı'nda 2012 yılı içinde enerji üretimi hedefleniyor.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Deriner Barajı inşaatı 1998 yılında başladı. Toplam maliyeti 1 milyar 400 milyon dolar olan proje 2003'ten sonra hızlandırıldı. Barajın HES ünitesinin kurulu gücü 670 MW olup, yıllık 2 milyar 118 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik enerjisi üretimi planlanıyor. Barajda üretilen elektrik yıllık 750 bin kişinin ihtiyacını karşılayacak. Bir diğer ifadeyle Deriner HES; Mardin, Trabzon, Eskişehir ya da Malatya illerimizden birinin yıllık bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.
Rakamlarla Deriner Barajı:
Çoruh Nehri üzerine kurulu (Artvin).
- İnşaatına 1998 yılında başlandı.
- Toplam maliyeti 1 milyar 400 milyon dolar.
- 249 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın 3. yüksek barajı.
- 2012'de enerji üretimine başlayacak.
- 750 bin kişinin elektrik ihtiyacı karşılanacak
- Toplam kurulu gücü 670 MW (4x167,5 MW).
- Yıllık elektrik üretimi 2 milyar 118 milyon kWh. zaman
Mars yüzeyinde 8 yılı tamamladı

Mars'a sadece üç aylığına gönderilen ancak 8. yılını tamamlayan NASA'nın tekerlekli robotu Opportunity, hala çalışmaya devam ederek bilimadamlarını şaşkına çeviriyor.
Geçen yıl kaybedildiği ilan edilen ikizi Spirit'ten üç hafta sonra Kızıl Gezegen'e konan Opportunity'nin proje sorumlusu NASA'nın Pasadena'daki Jet Motorları Laboratuvarı'ndan John Callas, "İnanılmaz, kendime sürekli bu şey hala çalışıyor diye hatırlatmam gerekiyor. Ama en önemlisi yüzeyde hala çok üretken" diye konuştu.
Mars'ın geçmişinde varolduğu düşünülen suyun faaliyetiyle ilgili ipuçlarını toplamak üzere gönderilen ikiz robotlar, bilim dünyası için çok heyecan verici keşiflerde bulundular.
Spirit, Kızıl Gezegen'in eski hidrotermal sistemine ilişkin kuvvetli kanıtlar bulurken, bu keşif gezegenin en azından bazı bölgelerinde, bilinen yaşama ait, sıvı halde su ve enerji kaynağı gibi en az iki kilit unsurun bulunduğunu gösterdi.
Bilimsel çalışmalarını hala sürdüren Opportunity de kısa süre önce, uzun zamandır incelediği Endeavour kraterinin duvarının yakınında sıcak suyun aktığı ya da süzüldüğüne dair kanıtlar buldu.
Bilimadamları, son kullanım tarihini çoktan doldurmasına rağmen keşiflerini sürdüren Opportunity'nin incelediği dev Endeavour kraterinin duvarının yakınında ince, parlak bir mineral damarı keşfettiğini belirterek, bunun milyarlarca yıl önce suyun bıraktığı alçı taşı (jips) olduğunu kaydetmişlerdi.
Bunun Opportunity'nin şimdiye dek Mars'ta suyun varlığı konusunda keşfettiği en kuvvetli kanıt olduğunun altını çizen Amerikalı bilimadamları, Opportunity'nin kamerası ve röntgen spektrometresiyle mineral damarında yaptığı analizin ardından, bunun kartonpiyer ve alçı yapımında kullanılan jips olduğuna kanaat getirdiklerini söylemişlerdi.
Bu arada, keşiflerini sürdüren Opportunity'nin "ilerleyen yaşından" dolayı robot kolunun eklemlerinde "romatizma" benzeri bazı sorunlar baş göstermeye başlasa da, robotun hala çok iyi durumda olduğu belirtiliyor.
Hiç de eski bir robot gibi olmayan Opportunity, dondurucu Mars kışını geçirmek üzere kadar kendisi için en uygun yere kadar ilerledi. Bilimadamları, robotun bu süre zarfında kendisini kapatmadığını ve bu korunaklı yerde çevresindeki kayaları az da olsa hareket ederek incelemeye devam edeceğini belirtiyorlar.
Opportunity'nin ikizi Spirit adlı robotun geçen yıl devre dışı kaldığı açıklanmıştı. Her tür zor arazide hareket etmeye uygun şekilde tasarlanan 6 tekerlekli Opportinuty'nin yüksekliği 1,5, genişliği 2,3, uzunluğu 1,6 metre. haber7
Çocukların sağlığını tehdit eden madde

Teflon ve diğer yapıştırmaz yüzeylerin, şekerleme ambalajlarının, patates kızartması ve pizza kutularının, kâğıt tabakların üretiminde kullanılan maddeler çocukların bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor.
ABD'nin Harvard Üniversitesi'nden bilimadamlarının yaptığı araştırma, PFOA maddesinin çocuklarda tetanos ve difteri aşılarının etkisini azalttığını gösterdi. Bilimadamları, Danimarka'da 1999-2001'de doğan 587 çocuğun sağlık durumunu inceledi.
Bu çocukların tetanos ve difteri aşılarına karşı bağışıklıkları 5-7 yıl araştırıldı. Çocukların anne karnında ve doğumdan sonra bu kimyasallara ne kadar maruz kaldıklarını belirlemek amacıyla gebelik boyunca ve çocuklar 5 yaşına gelene kadar anne ve çocukların kan serumuna bakıldı.
Araştırma sonunda PFOA'ya fazla maruz kalan çocukların kanında tetanos ve difteri aşılarından sonra antikor seviyesinin daha düşük olduğu belirtildi.
Bilimadamları antikor seviyesinin düşük olmasının bu çocuklarda uzun vadede tetanos ve difteriden korunmak için yeterli bağışıklık geliştirilememesi olasılığını arttırdığına dikkati çektiler.
Grandjean ve ekibi, daha önce fareler üzerinde yapılan araştırmaların bu kimyasallara maruz kalan hayvanlarda bağışıklık sisteminin kaybolduğunu gösterdiğini hatırlatarak, bu maddelerin olumsuz etkilerinin insanlardaki olumsuz etkilerinin az bilindiğini vurguladı.
Amerikan JAMA dergisinde yayımlanan araştırma, bu kimyasalların anne gebeyken bebeğine, doğumdan sonra ise çevresel etkenler nedeniyle çocuğa geçebildiğini gösteren ilk araştırma özelliğini taşıyor. hsber7
Gözü bozuk file lens takıldı

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'daki Artis hayvanat bahçesinde yaşayan 44 yaşındaki file kontakt lens takıldı. Diğer fillerle oynarken yaralanan korneasını düzeltmek için yapılan operasyon, yaklaşık 1 saat sürdü. haber7
Eşinin Mezarının Yanına Yaptırdığı Mezarın İçinde Yatıyor

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Çamlıca köyünde yaşamını sürdüren Fethi Ertan (76), 15 yıl önce kanser hastalığı sebebiyle hayatını kaybeden eşine olan sevgisini karısı için yazdığı 8 kıta şiiri 2,5 metrelik mermere yazdırıp mezarının başına asıp, yanına yaptırdığı mezarın içinde belirli günlerde yatak, yorganla .
yatarak gösteriyor
76 yaşındaki Fethi Ertan, eşi Zeynep Ertan’ın 15 yıl önce aniden rahatsızlandığını belirterek, “İlk önce Çanakkale’de hastaneye gittik. Eşimin kanser hastalığı olduğu ortaya çıkınca hemen İstanbul’a gittik. İstanbul’da Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde tedavisine başlanan çok sevdiğim eşim 18 günlük tedavinin sonunda maalesef 1997 yılında hayatını kaybetti. Onu çok sevdiğim için de 8 kıtalık bir şiir yazıp 2,5 metre uzunluğundaki mermere yazdırıp mezarının başına astım” dedi.
EŞİNİN MEZARININ YANINA YAPTIRDIĞI MEZARIN İÇİNDE BELİRLİ GÜNLERDE YATAK YORGAN YATIYOR
Eşi ile 36 yıllık evlilik hayatı boyunca birbirlerini hiç kırmadıklarını ve birbirlerine Zeynep abla, Ertan abi şeklinde hitap ettikleri de belirten Fethi Ertan, “Evlilik hayatımız boyunca birbirimizi hiç kırmadık ve kötü söz söylemedik. 15 yıl önce eşimin vefatının ardından bir parçamı kaybettim. O günden itibaren de hergün mezarına gelip onu ziyaret ettim. Onu çok sevdiğim için ölmeden önce eşimin mezarının yanında kendime mezar yaptırdım. Eşimden ayrılamıyorum. Özellikle havaların iyi olduğu yaz
aylarında eşimin yanındaki mezarda yatak yorganla yatıyorum. Kış aylarında mezarın içine su girdiği için sorun yaşadığımdan bunu yapamıyorum. Kış aylarında ise hergün eşimin mezarına gelip ziyaret ediyorum” dedi. .canakkaleicinde
Organik tarım desteği müracaatları başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 'Organik Tarım Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair' tebliği Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Başvurular İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı şubelerine yapılmaya başlandı. Organik Tarım Bilgi Sistemi (OTBİS)'ne kayıtlı çiftçilere, İl Tahkim Komisyonu'nca uygun bulunmak şartıyla organik tarım desteğinden dekar başına 25 TL ödeme yapılacağı öğrenildi.
Konuyla ilgili bilgi veren Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Samsun Şube Müdürü Gürsel Balcı, desteklemelerden arazisi Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)'ne kayıtlı olan üreticilerin yararlanacağını söyledi. Söz konusu yönetmeliğe göre üretici konumdaki kişilerin OTBİS İcmali-1 ve İcmali-2' de tutulan kayıtlarının yetkilendirilmiş kuruluşça kontrolünün yapılacağını, yönetmelik hükümlerine göre uygun bulunmuş tarım arazilerinden desteklemeye uygun bulunanların ve 2012 Çiftçi Kayıt Sistemi'nde arazileri kayıtlı olan üreticilerin faydalanabileceğini vurgulayan Balcı, "Organik Tarım Desteği ödemesinden faydalanmak isteyen çiftçilerin; 30 Ocak tarihinden itibaren 9 Mart mesai saati bitimine kadar uygun başvuru dilekçesi ve kayıtlı uygunluk belgesi ile ÇKS'ye kayıtlı oldukları il / ilçe müdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi almak isteyen çiftçilerimiz en yakın il ve ilçe müdürlüklerimizden bilgi edinebilirler." dedi. zaman
Denize 29 milyon ton taş doldurulacak

Ordu ve Giresun illerinin ortak kullanımı için hazırlanan
Ordu-Giresun
Havaalanı Projesi'nde dolgu çalışmalarına başlandı.
Türkiye'de ilk defa denize dolgu yapılarak inşa edilerek Ordu-Giresun Havaalanı'nın inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediliyor.Havaalanı İnşaatı Proje Müdürü Ömer Işık yaptığı açıklamada, projenin zemin etüdü çalışmaları sonrasında dolgu işlemine başlandığını söyledi.
Çalışmaların hedeflenen sürede tamamlanmasının planlandığını belirten Işık, şunları kaydetti:
''Dün itibariyle fiilen havaalanı inşaatına başlamış durumdayız. Hedefimiz 2013 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlamak. Proje hesaplarına göre dolgu çalışmasında yaklaşık 29 milyon ton taş kullanacağız. Şu anda taşları aldığımız ocakta yaklaşık 3 milyon kadar taş rezervi var. Bu taş bitmeden diğer ocaklara da geçiş yapacağız.
Şu an itibariyle taş ocağı yolunun fiziki yönden uygun değil. Bu sebepten dolayı 10 kamyon ile işe başladık. Ay sonuna kadar bu kamyon sayısı 60'a yükselecek. Günlük ortalama 50 ile 55 bin ton arasında taşı havaalanı inşaatı deniz dolgusuna getirmeyi hedefliyoruz.''
Öte yandan Gülyalı Belediye Başkanı Talip Şen, havaalanı inşaatının deniz dolgusu işlemlerinin başlamış olmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi.
Tüm Gülyalı halkının havaalanı inşaatını heyecanla takip ettiğini de belirten Şen, şöyle devam etti:
''Her şeyden önce bu projemizi ilçemize kazandıran ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Havaalanı inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Tabii ki bu süreç herkesi memnun ettiği gibi bizleri de mutlu ediyor.
Özellikle Gülyalı halkı her gün inşaat alanına giderek çalışmaları yakından izliyor. Büyük bir heyecanla çalışmaları takip ediyor. Yavaş yavaş havaalanı inşaatında fiziki değişiklikleri de görmeye başladık. İnanıyorum ki belirtilen sürede havaalanı tamamlanmış olacak ve Ordu ile Giresun illerinin ortak kullanımına açılacak.'' Şen, Ordu-Giresun Havaalanı'nın ilçelerine büyük faydalarının olacağını da sözlerine ekledi. haber7
Geleceğin yolcu uçakları böyle olacak

Sıradışı yolcu uçakları, yüksek hız, çok yolcu kapasitesi, düşük yakıt tüketimi ve sessiz çalışma vaat ediyor.

Bir Batında Beş Yavru

Çanakkale'de yaşayan Yılmaz çiftinin saanen cinsi keçilerinden biri, bir batında 5 oğlak dünyaya getirdi.
Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'nin Kutluoba Köyü'nde yaşayan Mustafa ve Şerife Yılmaz çiftinin saanen cinsi keçilerinden biri, bir batında 5 oğlak dünyaya getirdi.
Kutluoba Köyü'nde 5 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Mustafa Yılmaz, önceki sabah keçilerine yem vermeye gittiğinde içlerinden birinin doğuma başladığını gördü. Keçisinin doğumuna yardımcı olan Yılmaz, art arda 5 yavru gelince şaşkına döndü. Şaşkınlığının daha sonra sevince dönüştüğünü belirten Mustafa Yılmaz, "İlk kez keçilerimden biri beşiz doğurdu. Annenin sütü hepsine yetmiyor. O nedenle eşim Şerife ve ben oğlaklara biberonla süt veriyoruz. Onlara çocuklarımız gibi bakıyoruz" dedi. sondakika
2011 Yılı Makina-Ekipman Hibe Desteklemeleri

2011 YILI MAKİNE- EKİPMAN HİBE DESTEĞİ ÖDEMELERİ TAMAMLANDI…
Bakanlığımızca uygulamaya konulan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde yürütülen Makine ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi programı kapsamında ilimizde 2011 yılı Mart ayında başvuruların kabulüyle başlayan Makine ve Ekipman desteklemeleri süreci Kontrol ve Ödeme işlemlerinin tamamlanmasıyla sonuçlanmıştır.

Program kapsamında 1066 üreticimiz başvuruda bulunmuş, bunlardan 770 üreticimiz %50 Hibe desteği ile makinelerini almışlardır. 770 çiftçimiz ve kooperatifimiz 2.897.160,00 TL. tutarında hibe desteği ödemesi Çanakkale Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde yürütülen Makine ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi programı 2007 yılından bu yana devam etmektedir. 2007 yılından itibaren İlimizde %50 Hibe hibe desteği verilen makine ve ekipman sayısı 1179’a yükselmiş yapılan ödeme miktarı da 6.204.099,00 TL. olarak gerçekleşmiştir. Çanakkale Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü
Karabiga'ya Keçi Çiftliği Kuruldu

Biga'nın Karabiga beldesinde bir işletmeci, keçi üretim çiftliği kurdu.
İşletme sahibi Recai Erbişim, 2 dönümü kapalı alan olmak üzere toplam 35 dönümlük bir alana keçi üretim çiftliği kurduğunu söyledi. En sağlıklı sütü hijyenik ortamda üretmeyi hedeflediğini ifade eden Erbişim, bunun için teknolojinin son yeniliklerini takip ettiğini bildirdi.
İşletmeyi, devlet desteğinin yanı sıra Güney Marmara Kalkınma Ajansı, TÜBİTAK ve kendi öz kaynaklarıyla kurduğunu ifade eden Erbişim, otomatik sulama ve yemleme sistemleri, gübre işleme ile enerji üreten bio gaz tesisi ve paketleme tesislerinin montajını yapmaya başladığını kaydetti.
Çiftlikte aynı anda bin 650 keçinin otomatik sağımının yapılacağı sağım ünitesinin kurulması çalışmalarının da devam ettiğini anlatan Erbişim, yem ihtiyacını karşılamak için de ekim yaptığını belirtti.
Erbişim, şöyle dedi:
"Şu anda çiftliğimizde 5 bin anaç saanen cinsi keçi var. Ama hedefim toplam 10 bin anaç hayvan sayısına ulaşmak. Saanen keçisinin etinden, sütünden yararlandığımız gibi gübresininden de ısınma ve elektrik üretiminde faydalanacağız. Kendi laboratuvarımızı da kurup tahlilleri kendimiz yapacağız. Şu anda 13 personelimiz var. Hayvanların hepsi hamile. Doğumların başlamasıyla işçi sayımız da artacak. Böylece Karabiga halkına ve bölge ekonomisine de katkı sağlamış olacağız." sondakika
Türkiye'de ham çelik üretiminde rekor

Türkiye'nin ham çelik üretimi, 3 milyon 112 bin ton ile tarihinin en yüksek aylık üretim miktarına ulaştı.
Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi 2011 yılı genelinde yüzde 17
oranında artışla, 2010 yılındaki 29.1 milyon ton
seviyesinden, 34.1 milyon ton seviyesine
yükseldi.
Çelik sektörü, böylece üretimini 2010 yılının Aralık ayına kıyasla,yüzde 11.5; Kasım ayına kıyasla ise yüzde 9.2 oranında arttırarak, en son Ekim ayında ulaştığı 3 milyon 84 bin tonluk üretim seviyesinin de üzerine çıkarmış oldu.
2011 yılının tamamında ise, Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi yüzde 17 oranında artışla, 2010 yılındaki 29.1 milyon ton seviyesinden, 34.1 milyon ton seviyesine ulaştı.
Kütük üretimi yüzde 11.8 oranında artışla, 24.4 milyon tona ulaşırken, slab üretimindeki yüksek oranlı artış sebebiyle, kütük üretiminin toplam ham çelik üretimi içerisindeki payı, 2010 yılındaki yüzde 74.9’dan yüzde 71.5 seviyesine geriledi.
Slab üretimi ise, yüzde 32.7 oranında artışla, 2010 yılındaki 7.3 milyon tondan, 9.7 milyon tona ulaştı.Slab üretimindeki yüksek oranlı artış sayesinde, toplam ham çelik üretimi içerisinde slabın payı, 2010 yılındaki yüzde 25.1’den yüzde 28.5’e yükseldi.
Ancak, 2011 yılının son aylarında yassı ürün piyasasının zayıf konumu nedeniyle, slab üretimindeki artış beklentilerin altında kaldı. Böylece, çelik sektörünün 2011 yılında elde ettiği 4.96 milyon tonluk üretim artışının yüzde 51.8’i (2.57 milyon ton) kütük, yüzde 48.2’si (2.39 milyon ton) slab üretiminde yaşandı.
ÜRETİMİN YÜZDE 88’İ ELEKTRİK ARK OCAKLI TESİSLERDE YAŞANDI
Üretim yöntemleri açısından, 2011 yılında sağlanan 4 milyon 960 bin tonluk üretim artışının, yüzde 88 oranındaki 4 milyon 370 bin tonluk kısmı elektrik ark ocaklı tesislerde, yüzde 12 oranındaki 594 bin tonluk kısmı yüksek fırınlarda üretim yapan tesislerde gerçekleştirildi.
Böylece, 2010 yılına kıyasla, elektrik ark ocaklı tesislerin ham çelik üretimleri yüzde 20.9 oranında artışla, 20.9 milyon tondan, 25.3 milyon tona yükselirken, toplam ham çelik üretimi içerisindeki payı yüzde 71.7’den yüzde 74.1’e çıktı.
Yüksek fırınlarda gerçekleştirilen ham çelik üretimi ise, yüzde 7.2 oranında artışla, 8.24 milyon tondan, 8.83 milyon tona ulaştı. Üretimdeki zayıf artış nedeniyle, yüksek fırınlarda gerçekleştirilen ham çelik üretiminin, toplam üretim içerisindeki payı, 2010 yılındaki yüzde 28.3’ten yüzde 25.9’a geriledi.
İç piyasadaki güçlü tüketim, ihracat artışı ve artan ürün çeşitliliğinin sağladığı ithal ikamesi sayesinde, çelik sektörü 2011 yılında dünya ortalamasının iki katından daha yüksek bir oranda büyüme performansı gösterdi.
Kapasite ve ürün çeşitliliğindeki artışın da desteğiyle, ham çelik üretiminin 2012 yılında yüzde 10 civarında artışla, 37.5 milyon ton civarına ulaşacağı tahmin ediliyor. haber7
Güllü Nine'ye Validen Ziyaret

Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, geçen hafta keçilerini doyurmak için topladığı çalıları sırtlayarak kar altında yürürken görüntülenen 72 yaşındaki Güllü Nine'yi ziyaret etti.
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, geçen hafta keçilerini doyurmak için topladığı çalıları sırtlayarak kar altında yürürken görüntülenen 72 yaşındaki Güllü Nine'yi ziyaret etti.
Kayadere Köyü'nün Atikhisar Mahallesi'ndeki gecekondusunda tek başına yaşayan ve gerçek adı Elif Kelle olan, ancak köylülerin 'Güllü Ebe' diye çağırdığı yaşlı kadının
çekilen görüntülerinin çeşitli televizyon kanallarında yayımlanmasının ardından çok sayıda hayırsever harekete geçti. Vatandaşlar, Güllü Nine'ye ulaştırılmak üzere yardım kolilerini Çanakkale Valiliği'ne ve Kayadere Köyü Muhtarlığı'na gönderdi. Vali Güngör Azim Tuna da bugün Atikhisar'a giderek Güllü Nine'yi ziyaret ederek yardım kolilerini verdi.
Vali Tuna, Güllü ninenin evine giderek kendisini tanıttı ve elini öptü. Tuna, Tüm Türkiye artık seni tanıyor deyince Güllü Nine hem babasından hem de eşinden dolayı maaş aldığını söyledi. Güllü Nine, Maaşımı kesmeyin. Sırtımda odun taşırken çıkan görüntüler nedeniyle köylüler bana 'Maaşını keserler' dedi. Beni hapse atmayın diye ağlamaya başladı.
Bunun üzerine köye geliş nedenini açıklayan Tuna, "Biri seninle dalga geçmiş. Seni korkutmuşlar. Öyle bir şey yok. Teyze neden öyle diyorsun. Maaşın kesilmez dedi. Ancak Güllü Nine'nin ağlamaya devam etmesi üzerine Vali Tuna, İstersen yazılı kağıt vereyim sana. Maaşların falan kesilmeyecek. Sen korkma. Bana güven. Ben sadece sana ziyarete geldim." dedi.
Güllü Nine, kendisinin yardıma muhtaç olmadığını, ancak zor koşullarda yaşadığını belirtti. Vali Tuna da herhangi bir vatandaşın ihtiyacı olduğunda valilik olarak o kişinin yanında olduklarını söyledi. Güllü Nine'nin çileli yaşam mücadelesinin haber olmasının ardından, Türkiye'nin her tarafından yardım geldiğini kaydeden Tuna, yaşlı kadından bu yardımları muhtaçlara dağıtmasını istedi. sondakika
Kros İl Birinciliği Yarışmaları

Çanakkale'de düzenlenen "Kros il birinciliği" yarışmalarına, küçük kız, küçük
erkek ve
yıldız kız kategorilerinde katılan Çiçeklidede
Özel İdare İlköğretim
Okulu kros takımları, il birincisi oldu.
Çanakkale'de düzenlenen "Kros il birinciliği" yarışmalarına, küçük kız, küçük erkek ve yıldız kız kategorilerinde katılan Çiçeklidede Özel İdare İlköğretim Okulu kros takımları, il birincisi oldu.
Okul Müdürü Musa Çetin, yaptığı açıklamada, kros takımının mart ayında Antalya'da yapılacak Kros Grup Birinciliği yarışmasında Çanakkale'yi temsil etme hakkı kazandığını söyledi.
Yarışmada küçük kızların 14, küçük erkeklerin 8 ve yıldız kızların 49 puan elde ettiğini ifade eden Çetin, "Ferdi olarak da küçük erkeklerde Ozan Orhan Sarı birincilik, yıldız erkeklerde Ferdi Genç ikincilik, küçük kızlarda Hatice ile Enes Akçe de üçüncülük madalyası aldı" dedi.
Yarışmaya katılan Bakacak İlköğretim Okulu küçük kızlarda takım üçüncüsü, küçük erkeklerde takım ikinciliği elde ederken, İmam Hatip Lisesi de yıldız kızlarda takım ikinciliğini kazandı. sondakika
Çanakkale’ye “112 Acil Çağrı Merkezi” Kurulacak

Türkiye genelinde hizmet veren acil çağrı merkezlerinin etkin ve koordineli şekilde yürütülmesinin amaçlandığı proje kapsamında Çanakkale’ye “Acil Çağrı Merkezi” kurulacak.
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan 112 Acil Çağrı Merkezleri Projesi ile Türkiye genelinde hizmet veren 110 İtfaiye, 112 Hızır Acil, 155 Polis İmdat, 156 Jandarma gibi servislerin tek merkezde toplanarak acil çağrı hizmetlerinin illerde kurulan çağrı merkezlerinden etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi. Bu çerçevede ilk etapta Çanakkale’nin de aralarında bulunduğu 27 ilde 112 Acil Çağrı Merkezlerinin kurulacağını belirten Vali Tuna, “112 Acil Çağrı Merkezine yer olarak Çanakkale Ticaret Borsası civarı düşünülüyor. Böylelikle Çanakkaleli hemşerilerimiz her türlü acil durumda tek bir numarayla daha pratik ve daha kolay şekilde sorunlarına çözüm bulabilecek” dedi. .canakkaleicinde
Süt İneklerine 350 Euro Değerinde Yatak

Kayseri’nin Bünyan ilçesinde kurulan besi çiftliğindeki büyükbaş hayvanlar için Almanya’dan 350 euroya yatak getirildi.
Günde 30 ton sütün üretilmesinin hedeflendiği hayvan çiftliğinde, gübreyle elektrik de üretilecek.
Hasçalık Grubu tarafından Bünyan’a yaptırılan besicilik tesisleri, 2 bin dönüm arazi üzerinde kuruldu. Çiftlikte bin 100 büyükbaş hayvan barındırılıyor. Hayvanların son derece steril ortamlarda beslenmesi, sütlerin el değmeden son model bilgisayarlı sağım makinesi ile sağılması birlikte ilk etapta günlük 30 ton süt üretilmesi hedefleniyor. Bünyan ekonomisine büyük katkı sağlayacak tesislerin istihdam imkânının yanı sıra ilçenin piyasasına da önemli katkılar yaptığı belirtildi.
Tesislerin kurulmasında önemli rol oynayan ve sorumluluğunu da yürüten Prof. Dr. Cengiz Utaş, “Kayseri ve özellikle Bünyan ekonomisine büyük katkılar sağlayacak olan tesisimiz yaklaşık 2 ay içinde tam olarak faaliyete geçecek. Hasçalık Grubu'nun doğdukları topraklara katkı yapmak aynı zamanda ülkemizdeki bir ihtiyaca katkı sağlamak için yaptıkları tesis kendi alanında en önemli tesislerden birisi. Son derece titiz ve kapsamlı bir çalışmayla yapılan tesiste kullanılan tüm malzemeler birinci kalite. Hayvanlar uzmanlar tarafından ABD’den büyük bir titizlikle seçildi. İlk etapta süt üretim tesisi olacak olan tesisimizden çıkacak süte şimdiden ülkemizin en önemli markaları talip oldu.” dedi.
Prof. Dr. Cengiz Utaş, hayvanların yattıkları yatakların Almanya’dan getirildiği belirterek, bir yatağın 350 euro olduğunu ifade etti. Utaş, “Hayvanların rahat bir ortamda beslenmesi ve yaşaması için her türlü konfor düşünüldü. Tesislerde hayvan hastanesi, hayvan doğumevi ve buzağı yetiştirme merkezleri ayrı. Doğum yapmayan hayvanların beslendikleri yer ayrı. Bir ahırın boyu 250 metre. Tesislerde üretilen gübreden elektrik üretimi yapılması planlanıyor. Ayrıca gübre sıvı ve katı şekilde ayrıştırılarak çiftçilerin hizmetine sunulacak” diye konuştu. .aktifhaber
Soba yaktırmayan konik evlerin sırrı

Güneydoğu'da kışın sıcak, yazın serin olan toprak evler sayesinde vatandaşlar soba yakmaya gerek duymuyor.
Harran'da kış aylarında soğukların bastırmasıyla birlikte vatandaşlar, beton evlerin yerine doğal kliması
olan konik kubbeli evleri tercih ediyor. Evler yazın serin tuttuğu gibi kışın da soba yakmaya ihtiyaç duyulmuyor.
100 yıllık geçmişe sahip toprak ve konik kubbeli, kerpiç evlerde yaşayan Harranlılar, kışın soğuk hissetmediklerini söyleyerek, "Evin içinde soba yakmaya gerek kalmıyor. Sadece mangal ile ısınmamız yeterli oluyor. Toprak evlerde sıcak ve soğuk her zaman mevsim normallerinde olur. Böylece elektrik ve odun masraflarından kurtulmuş oluyoruz" dediler. haber7
Çiftçi Eğitim Çalışmaları Devam Ediyor

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ UYGULAMALARINA İLİŞKİN ÇİFTÇİ EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI
Bakanlığımız Gıda Ve Kontrol Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” 20.11.2009 tarih ve 27413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik gereği bitkisel üretim alanlarında bitki koruma ürünleri uygulaması yapan üreticilerin Bakanlığımızdan ; kısa süreli bir eğitim neticesinde belge almaları zorunludur.
Bu çerçevede İlimiz Merkez Yağcılar (11.01.2012) ve Aşağı Okçular (12.01.2012) köylerinde gece eğitimi verilmiştir. İl Tar. Md.
Türk füzesi için geri sayım başladı

Türkiye 2 bin 500 kilometre menzilli füze için gün sayıyor...
Adı, Hassas Güdümlü Stand of Mühimmat; kısaca SOM... Türk Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda, uçakların düşman hava savunma sistemlerinin etkili menziline girmeden, tanımlanan hedefi büyük bir doğrulukla vurması için üretildi.
Halihazırda 3 farklı versiyon olarak geliştirilen füze sistemi, şu an için 180 kilometrenin üzerinde bir menzile sahip. Milli Seyir füzesi SOM, ilk kez geçen yıl İzmir'de yapılan Türkiye Hava Gösterileri sırasında, Ceylan Filo'ya bağlı bir F-16 savaş uçağı üzerinde kamuoyuna tanıtılmıştı.
TÜBİTAK-SAGE'den Gökmen Mahmutyazıcıoğlu SOM füzesiyle ilgili şunları söyledi:
"Dünyada bunun benzeri füzeler var, Almanların Taurus füzesi var, Avrupa ortak yapımı Storm Shadow füzesi var, Amerikalıların Slam-Er denen füzeleri var yalnız bizim füzemiz onalara göre teknolojik olarak üst seviyede, onlarda bulunmayan birtakım özellikler de bizim füzemizde var".

6 yıldır bu alanda çalışmalarını sürdüren TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü SAGE, şu anda füzenin menzilini 300 kilometreye çıkarmış durumda.
"Teknoloji olarak TOMAHAWK'la aynı, sadece menzil şu an için üzerinde çalıştığımız bu modelin menzili biraz daha kısa ama konsept olarak TOMAHAWK'la aynı aileye giriyor diyebilirim." Ancak füzenin menzili için beklenti büyük.
Başbakan Erdoğan da Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda menzilin 2 bin 500 kilometreye çıkarılmasını istemişti. SAGE, bu yıl içinde 500 kilometre testlerine başlayacak; menzil önce bin 500 kilometreye, 2014'te ise 2 bin 500 kilometreye çıkarılacak.
Füze, düşman radarları tarafından tespit edilmesini zorlaştıran bir gövde yapısına sahip. Kendisine tanımlanan yol noktalarını düşük irtifalarda izleyip, düşman hava savunma unsurlarından kaçarak hedefine ilerleyebiliyor.
Füzeye Aletsel Navigasyon ve Küresel Konumlama sistemine ek olarak, Yeryüzü Referanslı Navigasyon Sistemi de eklendi. Böylece Küresel Konumlama Sisteminin kesilmesi veya karıştırılması durumunda bile füze, bilgisayarına önceden yüklenen yeryüzü şekillerini izleyip rota düzeltmesi yapabiliyor ve hedefe yüksek hassasiyetle yaklaşıyor. haber7
En büyük 2. Müslüman buluşması!

Bangladeş'te her yıl düzenlenen Bisva İçtima toplantısı için bu yıl da 500 binden fazla kişi toplandı. Katılımın 4 milyona çıkması bekleniyor...
Başkent Dakka yakınındaki Turag nehri kıyısında toplanan 500 bin kişi, barış ve İslami uyanış için dua etti. Yetkililer, 3 gün sürecek etkinliğin açılış duasına 500 binden fazla kişinin katıldığını belirtirken, Pazar gününe kadar bu sayının 4 milyona çıkması bekleniyor.
Tebliğ Cemaati tarafından 1966'dan bu yana her yıl düzenlenen tören, Hac'dan sonra dünyanın en büyük Müslüman buluşması sayılıyor... haber7
Dünyanın en büyük Kur'an-ı Kerim'i

5 yıl içinde hazırlanan ve 30 farklı hatla tasarlanan dünyanın en büyük Kur'an-ı Kerim Afganistan'da tanıtıldı. haber7
Gıdada yeni dönem

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tüketici sağlığını tehlikeye düşürecek firmaların bakanlık tarafından kamuoyuna açıklanacağını duyurdu. Bunun deşifre amaçlı olmadığını vurgulayan Eker, "Amacımız iyi ve kötüyü birbirinden ayırt etmek ve sağlıklı üretim yapan firmayı ödüllendirmek" dedi.
Bakan Eker, Türkiye’deki gıda güvenliği ile ilgili 102 yeni yönetmelikle toplum sağlığını inceleyen bir sisteme geçtiklerini belirterek, bu sistemin içinde tüketici sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde üretim yapan firmaların kamuoyuna duyurulması da olduğunu belirtti. tarımhaber
Kayak yapan karga

Kargaların zeki yaratıklar bilinirdi. Ama zekasını keyfi işler için kullandığı bilinmiyordu. Ancak bir karganın kavanoz kapağı ile
kayak yaptığı görüntülendi
...
Karganın kayak keyfi amatör kameraya yansıdıRusya’da, karla kaplı çatıda kavanoz kapağıyla kayak yapan karganın görüntüleri izleyenleri hayrete düşürüyor.
Video paylaşım sitelerinde binlerce kişinin tıkladığı görüntülerde, Rusya’da etkisini gösteren soğuk kış şartlarının tadını çıkaran bir karganın, kar kaplı çatıda yaptığı kayak keyfi yer alıyor. Üzerine binerek kaydığı kapağını gagasına alıp tekrar yukarı çıkan karga, defalarca kaydıktan sonra uçup gözden kayboluyor.
Rus aile, evlerinin penceresinden bu sıra dışı olayı kameraya kaydetti. Görüntülerde bir çocuğun, “Belki de bizimle eğleniyor” dediği duyuluyor. Videoya yapılan yorumlarda, karganın kayak yapan bir kişiden bu hareketi görüp taklit etmiş olabileceği belirtiliyor. Kargaların kutu ve kavanoz gibi eşyalardan yiyecek çıkarabilmek için başka araçlar kullanabildikleri biliniyor. haber7
Akıllı tahtalar, şubat ayından itibaren sınıflarda

Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamındaki etkileşimli dijital tahta (akıllı tahta) ihalesinin ilk fazını kazanan Vestel, akıllı tahtaları Şubat ayından itibaren sınıflara yerleştirecek. İhalenin ilk fazında 339 milyon 525 bin liralık teklif veren Vestel, 85 bin adet etkileşimli dijital tahtanın üretimini üstlendi.
Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül, düzenlenen basın toplantısında, Vestel olarak önceki yıllarda yaptıkları LCD modül yatırımı ve ARGE çalışmaları sayesinde akıllı tahta için gerekli teknolojiye ve üretim kapasitesine sahip olduklarını ifade ederek, buradan yola çıkarak akıllı tahtayı ürettiklerini ve geçen yılki CEBIT fuarında tanıttıklarını hatırlattı.
85 bin akıllı tahtadan 200'ünün şubat ayında sınıflara yerleştirileceğini, geri kalan tahtaların da 8 ay içinde sınıflardaki yerini alacağını kaydeden Yüngül, ''Vestel akıllı tahta ile eğitimde fırsat eşitliğine büyük katkı sağlayacağız. Edirne'den Van'a tüm öğrencilerimiz aynı bilgi ve verilere aynı imkanlarla kavuşacak'' dedi.
Yüngül, Avrupa'da eğitim alanında akıllı tahta kullanımının yaygınlaşmaya başladığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:
''Vestel, dokunmatik LED ekranın içine yerleştirdiği PC ana kartı sayesinde ürünü interaktif tahtaya dönüştürerek eğitimde yeni bir çığır açıyor. Ekrana herhangi bir kalem kullanmaksızın, elle yazı yazılabiliyor. Böylece kalemin yere düşmesi, bozulması gibi riskleri de ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca Vestel'in ürünü birçok yazılımla uyumlu. Bu da hem kurulumu hem de kullanımı kolaylaştırıyor. Bir bilgisayara ihtiyaç duymayan ve daha az yer kaplayan bu ürünle sektörde bir ilki gerçekleştiriyoruz.''
Ürünün farklı kullanım alanlarına işaret eden Yüngül, akıllı tahta ile anlatılan konuların görsel malzeme ile desteklenebileceğini belirterek, ''Akıllı tahta öğretmen dostu bir tasarıma sahip. Öğretmenlerimiz etkileşimli tahtanın yanı sıra kara tahtayı da kullanmaya devam edebilecek. Sınıfın dikkatini toplamak için ara sıra tebeşiri tahtaya vuran öğretmenlerimizi düşünerek tasarımımızda kara tahtayı korumayı da ihmal etmedik'' dedi. zaman
1,7 MİLYON DOLARLIK UÇAN CANAVAR

Cool boat ZR-48 adı verilen süret teknesi tıpkı BATMAN filmindeki ünlü tekneye benziyor.
Karbon fiber gövdeden yapılma tekne 1.350 beygir gücünde V8 çift motora sahip.Böyle olunca da deniz üzerinde adeta uçuyor.
Chevrolet Corvette tasarımı olan siyah tekne Amerika'da tasarlandı.İç kısmında mükemmel bir döşeme yapıldı.Kullanımı son derece kolay teknenin dudak uçuklatan bir fiyatı var.1.700.000 dolara satılan teknenin tek sorunu karada taşırken bu deniz canavarı için koca bir TIR'a ihtiyaç duyulması. .denizhaber
485 derece sıcaklıkta yaşayan canlı

Karayip Denizi'nin 5 bin metre derinliğindeki dünyanın en derin sıcak su kaynaklarında yaşayabilen yeni canlılar bulundu.
Bu bölgenin küçük sakinleri 485 derece sıcaklığa dayanabiliyor. İngiltere, ABD, İrlanda, Japonya ve Norveç'teki çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının ortak araştırmasına göre, Cayman Adaları'nın güneyindeki 4 bin 960 metre derinlikte bulunan hidrotermal bacalar, yaşama en elverişsiz ortamlardan biri olarak görülmesine rağmen deniz canlıları barındırıyor.

13 kilometre boyunca uzanan bacaların olduğu bölgeye ileri teknoloji ürünü kamera indiren araştırma ekibi, 485 derece sıcaklık ve yüksek basınçta yaşayabilen yeni bir karides türü keşfetti. Yaklaşık 4 santimetre uzunluğundaki canlıların arka kısımlarında ışığa duyarlılık gösteren bir organ tespit edildi. Canlılar, bacalardan püsküren mineral zengini akıntılarla besleniyor. Deniz tabanından yükselen ve sülfürden oluşan bacaların her metrekaresi 2 binden fazla karidese ev sahipliği yapıyor. Bu karides türü, sıcak su bacalarının bulunduğu bölgeden 20 kilometre uzaklıktaki bir su altı dağında da görüldü.
Bilim insanları, keşfedilen canlıların, Atlas Okyanusu tabanında yaklaşık 4 bin kilometrelik bir alan boyunca yayılmış hidrotermal bacalarda yaşayan diğer karideslerin akrabaları olduğunu düşünüyor. Araştırma sonuçları, bilim dergisi Nature Communications'ta yayınlandı.

İşte bilim dünyasını heyecanlandıran keşiften görüntüler... samanyoluhaber
Eceabat Belediyesi 50 Kilometrelik Ova Yolunu Yeniden Düzenledi

Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde belediye ova yolu olarak bilinen bölgede düzenleme çalışması yaptı.
Belediye Başkanı Kemal Dokuz, yöre çiftçilerinin arazilerine gitmek için kullandıkları ova yollarını bakıma aldıklarını belirterek, “İlçemizde yaklaşık 50 kilometre uzunluktaki ova yollarında belediye olarak stabilize malzeme dökerek iyileştirme çalışması yaptık. Zaman zaman geçit vermeyen yerlere ise köprüler ve menfezler inşa ettik. Bu çalışmalar yaklaşık 100 bin liraya mal oldu” dedi. .canakkaleicinde
İntepe (Erenköy) Viyadüğünün Yapımına Başlanıyor

Çanakkale merkeze bağlı Erenköy (İntepe) beldesinde sivil toplum kuruluşlarının bütün tepkilerine rağmen yapılmasının ardından kısa sürede çöken ve ardından da kaldırılan varyantın yerine yapılacak 160 metre uzunluğundaki viyadüğün yapımına Mart ayı içerisinde başlanacak.
Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Yazıcıoğlu, İl Koordinasyon Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada İntepe (Erenköy) varyantının yerine viyadük yapılması ile ilgili ihalenin tamamlandığını ve ilgili firmanın Mart ayı içerisinde bu bölgede şantiye kurarak çalışmalara başlayacağını söyledi. 160 metre uzunlukta viyadüğün 6 açıklıklı olacağını belirten Yazıcıoğlu, "2 adet olacak viyadaüğün yapılması ile bu bölgedeki ulaşım sıkıntısı sona erecek" dedi.
Erenköy (İntepe) Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz ise toplantıda yaptığı
konuşmada Türkiye'de girişi olmayan tek yerin kendi beldeleri olduğunu iddia ederek, viyadüğün kısa sürede tamamlanmasını istedi. sondakika
Çanakkale’nin İlk Tüp Geçidi Küçükkuyu – Ayvacık Arasında Yapılacak

Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü Ayvacık- Küçükkuyu arasındaki yolda 1 kilometrelik tüp geçit yapacak.
Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Yazıcıoglu, Çanakkale’nin ilk tüp geçidi de olacak 1 kilometrelik tünel yolun Ayvacık- Küçükkuyu arasında yeni projelendirilecek yolda yapılacağını belirterek, “Ayvacık-Küçükkuyu arasında yeni yol güzergahının belirlenmesi konusunda çalışmalar devam ediyor. Buna göre Ayvacık’tan Hasaobası‘na kadarki 22 kilometrelik mesafedeki yolun güzergahı belirlendi. Hasaobası’ndan Küçükkuyu’ya kadarki yaklaşık 9 kilometrelik mesafede ise bu bölgenin sit alanında olması sebebiyle sıkıntı yaşıyoruz. Burada sit alanındaki bölgeye zarar vermemek için yaklaşık 1 kilometrelik alanda tüp geçit yapacağız ve tünel sistemi ile bu bölgeye zarar vermeyeceğiz. Bu bölgede yol yapım çalışmalarına 2013 yılında başlayacağız” dedi. .canakkaleicinde
Ege'nin tarım ürünleri ihracatı 3,5 milyar dolar

Ege Bölgesi'nde tarım ürünleri ihracatının 2011 yılında 3 milyar 442 milyon dolara ulaştığı bildirildi.
Ege İhracatçı Birlikleri’nden (EİB) yapılan yazılı açıklamaya göre, birlik bünyesinde faaliyet gösteren 7 tarım ihracatçı birliğinin 2010 yılında 3 milyar 124 milyon dolar olan toplam ihracatı, 2011 yılında yüzde 10 oranında yükselerek 3 milyar 442 milyon dolar olarak gerçekleşti.
EİB bünyesinde yer alan tarım ürünleri sektörlerinde faaliyet gösteren birliklerin 2011 yılı performansları ele alındığında, Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatının kayda alındığı Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 880 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracatından en büyük payı aldı.
Ege Bölgesi'nden 2011'de yapılan kuru meyve ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 9 artış gösterdi.İhracatında yatay bir seyir izleyen, Ege Tütün İhracatçıları Birliği, 2011 yılında, 653 milyon 109 bin dolarlık ihracatla en fazla ihracat yapan ikinci birlik oldu.
Ege Yaş Meyve ve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği ise 569 milyon 28 bin dolarlık yaş meyve sebze ihracat ederek üçüncü sırada yer aldı.
Son yıllarda ihracatın yıldız sektörleri arasında yer alan ve 2011 yılında yüzde 48'lik ihracat artış hızı ile Türkiye'de ihracatını en fazla arttıran sektör olan su ürünleri ve hayvansal ürünler sektöründe ise Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 550 milyon 844 bin dolarlık dış satıma imza attı.
Ege Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını yüzde 10 arttırarak, Türkiye'ye 355 milyon 963 bin dolarlık döviz girdisi sağladı.
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2011 yılında yüzde 19'luk ihracat artış hızı yakaladı ve 311 milyon 783 bin dolarlık ihracat yaptı.
Ege Bölgesi'nden yapılan tarım ürünleri ihracında, zeytin ve zeytinyağında ise düşüş yaşandı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ise yüzde 12'lik ihracat düşüşü ile 109 milyon 779 bin dolarlık ihracat yapabildi ve tarım birlikleri arasında son sırada yer aldı. yenişafak
Denizde Balık Yerine Karaca Yakaladı

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde levrek yakalamak için teknesiyle denize açılan yerel balıkçı Yahya Elibol, denizde balık yerine canlı bir karaca yakaladı.
İHA muhabirinin edindiği bilgiye göre, sabah saatlerinde “Cansu” isimli teknesiyle Küçükkuyu Limanı’ndan denize açılan Yahya Elibol, Nusratlıaltı mevkisinin 2 mil açıklarında oltası ile avlanırken denizde bir cisim gördü.Cismin önce bir ceset olduğunu sanan Yahya Elibol daha sonra hareket ettiğini görünce yanına yaklaştı. Bir karaca ile karşılaşan Elibol uzun bir uğraştan sonra hayvanı teknesine çekip Küçükkuyu’ya döndü. Orman İşletme Şefliği’ni arayan Elibol daha sonra karacayı Edremit Av ve Yaban Hayatı Koruma Merkezi’nden gelen yetkililere teslim etti. Küçükkuyu Orman İşletme Şefi Oygar Topaloğlu yaptığı açıklamada karacanın Edremit’te veterinerler tarafından tedavi edileceğini ve iyileşince tekrar doğaya salınacağını ifade etti.1 yaşında olduğu tahmin edilen karacanın köpeklerin saldırısından kurtulmak için denize atladığı düşünülüyor. .canakkaleicinde
Türkiye tarım hasılasıda Avrupa'da bir numara

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Tarım hasılası olarak 62 milyar dolara ulaştık. Avrupa’da bir numara, dünyada ise 7'nciyiz. Bu yıl Rusya Federasyonu’nu da geçtik." dedi.
Bursa’nın Karacabey ilçesinde konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, son 8 yılda Türk tarım sektörünün dünyada 11’inci sıradan 7’nci sıraya yükseldiğini belirtti. Bakan Mehdi Eker, "Tarım hasılası olarak da 62 milyar dolara ulaştık. Avrupa’da bir numarayız. Bu yıl Rusya Federasyonu'nu da geçtik. Bu durduk yere olmadı, yürüttüyüğümüz politikalar sonrasında bu günlere geldik." diye konuştu.
Türkiye’deki 2011 yılı ihracatının yüzde 13.5’ini tarımsal ihracatın oluşturduğunu anlatan Bakan Eker, şunlanı söyledi: "Yüzde 13’lük değer yaklaşık 18 milyar dolar yapıyor. Türkiye tarımı 74 milyonu doyuruyor. Türkiye’ye gelen yaklaşık 30 milyona ulaşan turistleri dahi doyuruyor. Üstelikte ihracata da yetiyor. Hayvancılığın da ihracat içerisindeki payı 1.5 milyar dolar."
İthalatla ilgili eleştirileri de yanıtlayan Bakan Mehdi Eker, "İthalatı, ihracatı artırmak için yapıyoruz. Tarıma dayalı sanayiyi ve stabil depolamayı teşvik etmek için lisanslı depoculuğu başlattık. Bunu ilk kez Polatlı’da kurduk. Tarihte ilk kez biz başlattık. Artık alımlarımızı protein analizine dayalı olarak yapıyoruz. Protein cihazları aldık. Ürünleri kalitesine göre depolayıp saklıyoruz. Firmalar geldiğinde, ‘Ben şu kadar değerde tahıl istiyorum’ dediğinde, o firmanın istediğini verebileceğiz." şeklinde açıklamada bulundu. .moralhaber
İşte dünyanın en yüksek köprüsü

Meksika'da Durango ve Sinaloa arasında yerden 400 metre yükseklikteki Bicentenario Köprüsü "Dünyanın en yüksek kablo köprüsü" olarak tescillenerek Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.
'Aydan gelen mineral' yeryüzünde bulundu

İlk kez aya giden astronotların getirdiği numunelerde görülen, çok nadir olduğu sanılan Tranquillityite mineralinin yeryüzünde bolca bulunduğu ortaya çıktı...
Tranquillityite...Kimyasal formülü
: Fe82+(Zr,Y)2Ti3Si3O24 yani yapısında demir, oksiöen, silisyum, titan, Zirkonyum, Lityum bulunan bir mineral...
Dünya bu elemetin adını ilk kez 1969 yılında aydan dönen NASA'nın Apollo 11 adlı uzay aracındaki astronotların getirdiği mineral olarak duydu.
Nadir bulunan bir mineral olduğuna karar verildi ve bu yüzden son derece önemli olduğu ifade edildi.
Ancak dün açıklanan keşif sonucuna göre Tranquillityite artık zannedildiği kadar kıymetli değil, çünkü sanıldığı kadar nadir bulunan bir element olmadığı ortaya çıktı.
Bugüne kadar sadece ay yüzeyinde olduğu sanılan mineralin Avustralya'nın Batı'sında keşfedilen bir milyon yıldan daha yaşlı kayalar üzerinde bolca bulunduğu ortaya çıktı.
Avustralyalı bilimadamı Curtin Üniversitesi öğretim üyesi Birger Rasmussen, jeolagların yaptığı incelemeler sonucu, Batı Avustralya'nın Pilbara bölgesinde "uzun zamandır Ay minerali kabul edilen" Tranquillityite'nin bolca bulunduğunu belirlediklerini açıkladı.
Rasmussen, bir milyon yıldan daha yaşlı yeryüzü kayalıklarında zengin Tranquillityite yatakları tespit edilmesiyle birlikte, bu elenmete "nadir" denilmesinin ironik olacağını ifade ederken, bu keşfin aynı zamanda Ay ile yeryüzünün yapısının ortak özellikler taşıdığını bir kez daha ortaya koyduğuna işaret etti. haber7
Ayvacık'ta Çataltaş Camisi'nin yapımına başlandı.
Hayırseverlerin bağışlarıyla projesi hazırlanan cami, hazineden temin edilen yaklaşık 1 dönümlük araziye kurulacak. Caminin yanında Kur'an kursu da yapılacak.
Çataltaş Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Kaptan, hafriyat ve temel atma çalışmalarının başladığını belirterek, hayırseverin yardımlarını beklediklerini söyledi.
Güney Marmara Kalkınma Ajansı Yatırımcının Önünü Açtı

Balıkesir ve Çanakkale'yi kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), destek programlarının yanında yatırımcıların bürokratik işleriyle de ilgileniyor.
Balıkesir ve Çanakkale'yi kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), destek programlarının yanında yatırımcıların bürokratik işleriyle de ilgileniyor. GMKA Balıkesir Yatırım Destek Ofisi'ni girişimleri sonucu, Şakir Karakaya'nın mevzuattan kaynaklanan ruhsat problemi, İl Genel Meclisi (İGM) tarafından çıkarılan bir yönetmelikle çözüme kavuşturuldu. Bu sayede 2,5 milyon liralık yatırımın önü açıldı.
İvrindi ilçesine bağlı Çarkacı beldesinde 250
büyükbaşlık bir hayvan çiftliği kurmak isteyen Karakaya, inşaat ruhsatını mevzuattan kaynaklanan sebeplerle alamadı. Bunun üzerine harekete geçen GMKA, problemi İGM ve İl Özel
İdaresi'nin gündemine taşıyarak çözüme kavuşturulmasını sağladı. Tesislerin yola cephe mesafesini düzenleyen Karayolları mevzuatını, mevcut yönetmelik boşluğundan dolayı köy yolları için de uygulayan İl
Özel İdaresi, GMKA'nın girişimleri sonucu
yeni bir yönetmelikle bu meseleyi halletti. Böylece Balıkesir'de hayvan çiftliği kurmak isteyen diğer yatırımcıların da aynı durumdan kaynaklanan sıkıntıları çözülmüş oldu.
Şakir Karakaya, başta GMKA Genel Sekreteri Mustafa Gündoğan olmak üzere Balıkesir Yatırım Destek Ofisi'ne, ajans uzmanlarına, İGM ve İl Özel İdaresi yetkililerine teşekkür etti. Yol cephesi konusunda 1,5 yıl ne yapacaklarını bilemeden boşuna beklediklerini vurgulayan Karakaya, "Sorun çözümsüz kalınca bekledik. Sonra GMKA'yı duyup başvurduk. Sadece bizim değil, bu başvurunun sonucunu bekleyen hayvan ve tavuk çiftliği kuracak yaklaşık 16 yatırımcının da önü açıldı." dedi. Genel Sekreter Gündoğan da, "Sorunun aşılmasında GMKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Balıkesir Valisi Sayın Yılmaz Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi ve İGM Başkanı Ramazan Bahçavan'ın özel gayretleri oldu. Biz konuyla ilgili girişimlerde bulunduktan sonra, kendileri inisiyatif alarak İGM gündemine taşıdı ve sorun, hazırlanan yönetmelikle çözüme kavuştu. Burada önemli olan, kurumların işbirliği yaparak bölgeye gelecek yatırımcıların önünü açması." şeklinde konuştu. sondakika
Çanakkale Şehitler Abidesi’nde Bakım Çalışmaları Tamamlandı

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda 253 bin şehidin anısına 1954 yılında yapımına başlanan ve 1960 yılında ziyarete açılan Çanakkale Şehitler Abidesi’nde yaklaşık 8 ay süren bakım çalışmaları tamamlandı.
4 yıl önce yıkılma tehlikesi sebebiyle ayaklarında güçlendirme çalışması yapılan Şehitler Abidesi’nde 8 ay önce geniş kapsamlı bakım çalışmalarına başlandığını belirten yetkililer, “Çanakkale Boğazı girişinde Hisarlık tepesi üzerinde kurulan 41 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nde bakım ve onarım çalışmaları 2011 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla tamamlandı. Yapılan çalışmalarda Şehitler Abidesi’nin tavanındaki cam mozaiklerin sökümü, korozyon ve yapısal hasara uğramış malzeme tespiti, abidenin alt beton onarımları, düşük vizkoziteli yüksek aderanslı primer uygulaması, katodik koruma ile korozyona uğramış yüzeylerin onarımları, epoksi ile çinilerin yapıştırılması, abide üst alanının mevcut kaplamalardan arındırılması, abide üst alanının tamir harcı ile onarılması ve su izolasyonu yapılması ile abide üst alanına yeni kaplama gerçekleştirildi. 1 milyon 300 bin 498 TL’ye mal olan çalışmaların ardından geçici kabul işlemi yapıldı. Şimdi de çalışmalar sırasında kurulu bulunan iskelelerin sökümüne başlanacak” dedi. .canakkaleicinde
Çanakkale'de okul zilleri kaldırıldı

Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yeni bir uygulama başlatarak 12 okulda zilleri kaldırdı.
Pilot uygulamada öğrenciler, saate bakarak derslere girip çıkıyor giriyor. Olumlu sonuç alınırsa şehirdeki bütün okullara yaygınlaştırılacak.
Öğrencilerin kendi zamanını kendilerinin yönetmesi amacıyla il genelinde 12 ilköğretim ve 12 lisede zil çalınması uygulaması kaldırıldı. Pazartesi günü başlayan uygulama, 20 Ocak 2012'ye kadar devam edecek.
Konu hakkında açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı, okulların çevresinde oturanların da zillerden rahatsız olduğunu belirterek, “Zaten yönetmenlikte zil diye bir şey yok. Alışkanlık haline gelmiş. Geleneksel olduğu için de yıkmak zor. Olumsuz sonuçları olduğunu düşündüm. Birey, zamanı kendisi yönetmiyor. Mutlaka birilerinin hatırlatması gerekiyor. Bu alışkanlık okulda zille başlıyor, büyüdükçe birileri tarafından uyarılma ihtiyacı gelişiyor. Normalde zamanını, bireyin kendisinin yönetmesi gerekiyor. Bu yüzden hep toplantılara geç gideriz, görevlere bile geç gideriz. Büyüdükçe zaman yönetimi başka boyutlara taşınıyor. Erken yaşlarda bireye, zamanını kendisin