Ana Sayfa         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İletişim

Kategoriler
  İstanbul Hal Fiyatları


  TUZLA KÖYÜ


  TUZLA TARİHİ


  HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS

  Ulaşım haritası


  Bölgenin uzaydan görünümü


  TUZDAĞI


  Bölgede deprem


  DOGAL ZENGİNLİKLER


  TARİHİ ZENGİNLİKLER


  TUZLA RESİMLERİ


  YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK


  KOMŞU KÖYLER


  EKONOMİ-İŞ HAYATI


  EĞİTİM

  Tuzla İlköğretim Okulu


  Küçüklere tavsiye siteler


  ZİRAAT-HAYVANCILIK

  Faydalı ziraat linkleri


  Ziraat haberleri

  Zeytin-Zeytinyağı

  Ziraat Makaleleri


  LİNKLER


  PRATİK BİLGİLER


  TUZLA OVASI


  ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


  Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

  Sayaç
Şu an 85
Tekil
Bugün 25
Toplam 25
Sayfa Görüntülenme
Bugün 56
Toplam 114666

 Su Altı Turizmi İçin Savaş Uçağı Batırılacak

Antalya'nın Kemer ilçesi Üç Adalar açıklarında batırılacak olan C-47 tipi savaş uçağı Tekirova'ya getirildi. 

Antalya'nın Kemer ilçesinde Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı İşletme Birliği (GATAB) tarafından dalış turizmi için savaş uçağı batırılacak. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tekirova Belediye Başkanı ve GATAB Başkanı Yusuf Üras, C-47 tipi savaş uçağını eylül ayında batıracaklarını söyledi.

Kısa süre bölgede bir de gemi batırdıklarını hatırlatan ve bu batık sayesinde çok sayıda turisti bölgeyi çekmeyi başardıklarını söyleyen Üras, "Üç Adalar bölgesi Antalya'da doğal özellikli dalış bölgesi olarak kullanılabilecek en doğru nokta. Bu bölge alternatif turizm için büyük önem taşıyor' dedi. Batırılacak olan savaş uçağının Kıbrıs Barış Harekatı'nda kullanıldığını söyleyen Üras, "Bu uçak Kayseri 2. Hava Bakım ve İkmal Komutanlığı'ndan TIR'larla Tekirova'ya getirildi. Burada montajı tamamlandıktan sonra Eylül ayı içerisinde batırılacak. 20 metre uzunluğu ve 30 metre kanat uzunluğu bulunan C-47 tipi uçak 7.7 ton ağırlığında" ifadelerini kullandı.    kalitelihayat.com

 

Küçükkuyu Sahillerinde Mavi Bayrak Dalgalanmaya Başladı

 

Çanakkale’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Çanakkale’nin Ayvacık İlçesine bağlı Küçükkuyu Beldesinde Club Hotel Gültur, mavi bayrak almaya hak kazandı.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından temizlik, donanım ve bakım gibi kriterler taşıyan tesislerle plaj ve marinalara verdiği uluslararası çevre ödülü olan “Mavi Bayrak” Küçükkuyu’da da Club Hotel Gültur’un girişinde dalgalanmaya başladı. Mavi bayrağın Küçükkuyu’da göndere çekilmesi sırasında düzenlenen törende söz alan Belediye Başkanı Cengiz Balkan, tesisin burada olduğu sürece bayrağın burada dalgalanacağını söyledi. Tesisin işletmecisi Mehmet Emin Güleli ise kendi tesisleri dışında diğer tesislerin de mavi bayrak kazanmasını istediklerini belirterek, “Dünyanın önde gelen turizm firmaları ve acentelerinin tatile çıkma kriterlerinden biri de mavi bayrağın olmasıdır. Bu bayrak bizim tercih edilmemizi sağlayacak”dedi.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Yüksek Çevre Mühendisi Lokman Atasoy ise tesis yetkililerinin mavi bayrak alma konusunda 2009 yılında müracaatta bulunduğunu belirterek, “Deniz suyundan örnekler alınarak Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğü’nde Avrupa Birliği’nin yüzme suyu direktiflerine göre değerlendirildi.Ön koşul olarak değerlendirdiğimiz deniz suyu kalitesi uygunluğu göz önüne alınarak başvuru prosedürü Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından başlatıldı. Başvuru dosyaları önce ulusal jüriye ardından da uluslararası jüriye sunuldu. Kabul gören projeler de Mayıs ayında açıklandı.Yapılan denetimler neticesinde Küçükkuyu Club Hotel Gültur Plajı mavi bayrağa uygun görüldü. Bir yıllığına verilen Mavi Bayrak için 32 kriter göz önüne alındı” dedi.Öte yandan Club Hotel Gültur’un Çanakkale ilinde beşinci mavi bayrağa sahip tesis olduğu öğrenildi.   canakkaleicinde

 

Soluksuz Adam Dünya Rekoru için Dalacak

Sualtı Sporlarında Pek Çok Dünya ve Türkiye Rekorunu Elinde Bulunduran Devrim Cenk Ulusoy, Kendisine Ait Serbest Dalış Dünya Rekoru'nu 2 Metre Daha Derine Taşımak İçin Gün Sayıyor.

6 resmi dünya rekoru, 2 dünya şampiyonluğu, 1 Dünya ikinciliği, 2 Avrupa rekoru, 1 Avrupa şampiyonluğu ve sayısız Türkiye rekorunun sahibi Devrim Cenk Ulusoy kendisine ait bir rekoru yükseltmek için 85 metre derinliğe tek nefeste inecek.

Suyun altında 8 dakika kadar kalarak yatay olarak 152 metre yüzebilen Ulusoy, 2008’de İtalyan Umberto Pelizzari’nin 80 metrelik derecesini Antalya’da 83 metreye çıkartmıştı. Şimdi 85 metreye tek nefeste inerek ulaşılması güç bir rekoru elde etmeyi planlayan Ulusoy, karada ve denizde antrenmanlarını sürdürürken nefes açma tekniklerini geliştiriyor. Güvenlik için kendisiyle gelecek dalgıçların karışım gazlarla dalacağı 85 metrede karşılaşacağı zorluklara kendisini hazırlayan sporcu, rekor denemesini memleketi
Çanakkale Küçükkuyu Beldesi’nde 1 Ağustos’ta gerçekleştirecek.

Küçükkuyu Beldesi’nde, rekoru deneyeceği bölgede çalışan Ulusoy, Kaz Dağları’nın bol oksijenli ortamında nefes çalışmalarını yaptıktan sonra denize girerek derinlere dalıyor. TSSF’nin milli sporcusu Ulusoy, 13,5 litre hava tutabilen akciğerleriyle normal bir insandan 2 kat daha fazla hava tutabiliyor.
    haberler.com

 

Apollon ve Athena’nın kutsal topraklarında süren Gülpınar ve Behramkale kazıları, Troya Savaşı’nın gerçek hikâyesini günışığına çıkarıyor. Müzik ve sanatın her alanını destekleyen Efes Pilsen, arkeolojik bulguların çıkarılmasına da 15 yıldır katkı sağlıyor,  ayrıca Assos’ta bu yıl ilk defa düzenlenen Assos Athena Festivali’nin de destekçisi oldu.

Apollon ve Athena’nın kutsal toprakları

Gülpınar kazı sorumlusu Prof. Dr. Coşkun Özgünel, bölgenin Troya Savaşı ve gerçek hikâyesi açısından değer taşıyan, Apollon için yapılmış Smintheion Tapınağı’nın günışığına çıkarıldığını belirtiyor. Tamamı 40 bin metrekare olarak tahmin edilen alanın 6 bin metrekaresinde kazı çalışmaları sürdürülüyor. Gülpınar’da M.Ö. 300 yılındaki katmanlara ulaşıldığını söyleyen Özgünel, “Troya Savaşı, Homeros’un İlyada Destanı’na sadık kalınarak, M.Ö. II. Yüzyıl ortalarında inşa edilen Smintheion Tapınağı’ndaki frizlerde olduğu kadar daha önce hiç bu kadar ayrıntılı işlenmemiş” diyor. Friz blogları aynı alanda eskiden A. Şengören’e ait yağhanede sergileniyor. Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nde de buradan çıkarılmış iki friz bulunuyor. Behramkale’den çıkarılan eserler Louvre ve Boston Fine Arts Museum’da da sergileniyor…

Gülpınar’da Troya Savaşı’nın gerçek öyküsünü anlatan 19 friz (taş rölyef) blogu çıkarıldı, Behramkale’de başta Assos Antik Tiyatrosu olmak üzere Antik Yunan’ın yaşam biçimlerini gözler önüne seren kalıntılar elde edildi.

Behramkale’de ise Athena Tapınağı’nı da kapsayan Ören yerinde “Aleksandria Troas” adlı, sosyolojik açıdan değerli ve Antik Yunan’da yaşam şeklini öğrenmek için çok iyi bir kaynak niteliğindeki şehir yerleşkesi bulunuyor. Alan, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. 1853’te keşfedilen ve 1866’da kazılmaya başlanan alandan çıkan Herakles Kentaur (at adam), sfenks, boğa, aslan ve ziyafet figürleri içeren frizler dahil bir çok eser günümüzde yurtdışındaki müzelerde sergileniyor. Mozaik parçalarında ise Nike, Eros, terazi, Aphrodite figürleri dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nurettin Arslan, “Athena Tapınağı, dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor. Katil, sarhoş ve doğuştan kusurluların Athena Tapınağı alanına girmesi yasakmış. Buradan çıkarılanlar Louvre, Boston Fine Arts Museum, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Assos Salonu’nda ve Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor” şeklinde konuşuyor.    burasicanakkale

 

 

Berat, Müslümanlara açılmış fırsat kapısı

 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Berat Kandili'nin kurtuluş, af ve arınma gibi anlamlara geldiğini kaydederek, bu mübarek gecenin sunduğu manevî iklimin ibadet, istiğfar ve dua ile geçirilmesinin önemini vurguladı.

Bu gece, rahmet dalgalarının başladığı üç aylarda inananların kurtuluşuna vesile olan Berat Kandili. Şaban ayının 15. gecesi olan bu mübarek günde af ve mağfiret için kalkan eller, beraata eriyor. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, Ramazan ayının müjdecisi olan bu gecenin, "Bilerek veya bilmeyerek işlenen hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten arınma, bunalan ruhların Yüce Rabb'imizin rahmetine ve mağfiretine ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısı" olduğunu belirtti. Bu gecede, inananların kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan arınmaları ve Yüce Yaratıcı'nın sonsuz rahmet ve merhametine iltica etmeleri gerektiğini söyledi.

Bardakoğlu, Berat Kandili'nin kurtuluş, af ve arınma gibi anlamlara geldiğini kaydetti. Hz. Muhammed'in af, merhamet ve mağfiret gecesi olarak kabul edilen Berat Kandili'nde Cenab-ı Allah'ın kendisinden bağışlanma dileyenleri affedeceğini, içtenlikle yapılan duaları kabul edeceğini müjdelediğini vurguladı. Kur'an'daki "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir." müjdesinin farkına vararak günah ve kusurlardan dolayı tövbe edilmesi gerektiğini ifade etti. Günümüzde, sadece ferdî ve ailevî mutluluğu değil, toplumsal hayatı, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmeyi tehdit eden pek çok olumsuzluğun yaşandığını anlatan Diyanet Reisi, "Milletimizin kandil olarak adlandırdığı bu geceler, dünyanın koşuşturması içerisinde varlık ve yaratılış gayesini adeta unutup sonu gelmez emeller ve hevesler peşinde koca bir ömrü heba eden bizlere, özümüze dönme ve kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunar." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, mübarek gecelerin Allah'a, kendimize ve insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlattığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi yeniden düşünme, tövbe ederek geçmişi affettirme, dua, azim ve kararlılıkla geleceği inşa etme imkanı sağlar."   zaman

 

 

AYVACIK FESTİVALİ SONA ERDİ

 

Ayvacık Uluslararası 3.Kültür ve Sanat Festivali sona erdi.Üç gün süren etkinlik program zenginliği yönünden dikkat çekerken,son güne arabesk sanatçısı Müslüm Gürses konseri damgasını vurdu.

 

Ayvacık 21 Eylül Stadyumu’ndaki konseri yaklaşık 6 bin kişi izledi.Müslüm Gürses sahneye çıkmadan Bursa Zafer Halk Oyunları Derneği ve Macaristan Halk Oyunları ekibinin gösterileri ilgi ve beğeniyle izlendi.Macaristan Halk Oyunları Ekibi’ne plaketi Garnizon Komutanı Hv.Bnb.Taner Tanrıkulu tarafından verildi.

Konser öncesi bir konuşma yapan Ayvacık’ın AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin,festivallerin sosyal yaşama sağladığı katkılara değinirken,”Festival bünyesinde farklı kültürleri tanıma ve kendi kültürlerimizi tanıtma fırsatı bulduk,dünyaya açıldık” dedi.

İnatla yapılaşmaya karşı mücadele verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini ifade eden Mehmet Ünal Şahin,”Varlık içinde yokluk çekiyoruz.Bakir sahillerimiz yatırımcıların iştahını kabartıyor,ağızlarının suyu akıyor.Belediye mücavir alanı içerisindeki turistik alanları imara açmıyoruz.İmara açtığımız gün,para ile ilgili tüm sıkıntılarımız sona erer ama geleceğimizi düşünebiliyor musunuz? Canlı örneğini,Küçükkuyu,Altınoluk ve Akçay gibi burnumuzun dibindeki beldelerde gözlemleyebilirsiniz” dedi.

Çanakkale ve Edremit Havaalanı’na bir saatlik mesafede olduklarına dikkat çeken Şahin,”İstanbul’da bile kimse bir saatte havaalanına ulaşamıyor.Bu nedenle çok ayrıcalıklı bir coğrafyada yaşadığımızı söyleyebilirim.Bu bakir,bozulmamış şeklimizle ilçemiz ve sahilleri daha çok ilgi çekmeye,daha çok ziyaretçi çekmeye devam edecektir” dedi.

Özel sazları eşliğinde sahneye çıkan Müslüm Gürses,büyük ilgi gördü.Konseri izleyen sanatçının hayranları kendisine büyük sevgi gösterilerinde bulundu.Söylediği iki şarkıdan sonra sahneden inen Gürses,sonraki şarkılarını hayranlarının arasına girerek seslendirdi.Yaşanan izdihamda sanatçının bazı hayranları baygınlık geçirdi.

Konseri Ayvacık Kaymakamı Yusuf Gökhan Yolcu,Garnizon Komutanı Garnizon Komutanı Hv.Bnb.Taner Tanrıkulu,Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin,Geyikli Belediye Başkanı Mustafa Çiçek,Emniyet Müdürü Mehmet Ali Barın,AKP İlçe Başkanı Sabri Tok,AKP’li İl Genel Meclis Üyesi Mustafa Menteşe ve çok sayıda vatandaş katıldı.    ayvacikgazetesi

 

 

 

 

Ayvacık’ta Festival Coşkusu

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali törenlerle başladı.

Ayvacık’ta geleneksel hale getirilen 3. Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali bugün start alıyor.Saat 17.30’da Atatürk Kültür Parkı’nda açılışı yapılacak ve 3 gün sürecek festival bünyesinde çeşitli animasyon gösterileri,resim,heykel,seramik ve halı sergisi açılıları,batik gösterimleri,sunumlar,yemek yarışması,yöresel sanatçıların müzik konseri,folklor gösterileri (Macaristan,Bursa Zafer Halk Dansları Topluluğu),resim yarışması ve lokma ikramı yapılacak.

Festivalin final gecesi olan 25 Temmuz Pazar günü ilçe stadyumunda düzenlenecek konserde arabesk müziğin ünlü ismi Müslim Gürses sahneye çıkacak.   ayvacıkgazetesi

 

2 Ton Sardalye ile Sokakta Mangal Partisi

Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi´nde bu yıl 17'incisi düzenlenen Uluslararası Altın Sardalye Kültür ve Sanat Festivali, mangal partisine dönüştü.

Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi´nde bu yıl 17'incisi düzenlenen Uluslararası Altın Sardalye Kültür ve Sanat Festivali, mangal partisine dönüştü. Gelibolu Belediyesi, 2 ton Sandalyeyi, İlçeye öz pişirme tekniği ile vatandaşlara dağıttı. Festival kapsamında Gelibolulular 10 değişik Balkan ülkesinden gelen yabancı misafirlerin dans toplulukları eşliğinde İskele Meydanı'na kadar yürüdü.

Festival kapsamında, Liman içi mevkiinde hazırlanan onlarca mangalda pişirilen 2 ton sardalye, etkinliği izleyen yöre halkına ücretsiz servis edildi. Gelibolu Gazi Süleyman Paşa Anıtı önünde oluşturulan kortejle bu gün saat 17.00'de başlayan etkinlik, 3 gün sürecek festivalin en görkemli tarafı oldu. Gelibolulular, etkinliğe davetli Gürcistan, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'ın da yer aldığı 10 Balkan ülkesinden gelen yabancı misafirlerin dans toplulukları eşliğinde İskele Meydanı'na kadar yürüdü. Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özacar, Cumhuriyet Meydanı´nda yaptığı festivalin açılış konuşmasında, festivalin Gelibolu´nun kalkınmasına olan katkısının yanı sıra, özünde bir kültür açılımı olduğunu da söyledi. Başkan Özacar, Gelibolu'nun gerek tarihi geçmişi, gerekse içinde yaşayan insanların çeşitli kökenlerden gelmesi bakımından önemli bir kültür merkezi olduğuna işaret etti.   haberler.com

 

AYVACIK 3.ULUSLARARASI KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ PROGRAMIMIZ BELLİ OLDU.  

23-25 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalimize tüm halkımız davetlidir.

Ayvacık Belediyesi

23 Temmuz 2010 Cuma

17.30  Resmi Açılış

          Atatürk Kültür Parkı

          Çeşitli Animasyon Gösterileri

          Folklor Gösterileri (Macaristan, Bursa Zafer Halk Dasları Topluluğu)

          Yürüyüş Korteji Atatürk Kültür Parkından Hareket

 

 

19.00  Behramkale Assos Etkinlikleri İçin Kadırga'ya Hareket

         

19.30 Kadırga Günübirlik Tesisimizde Açılış Kokteyli ve Klasik Müzik Konseri, T.S.M. Konseri

         Piyano- İlyas MİRZAYEV

         Viyolonsel- Eren GÜLLÜ

        

24 Temmuz 2010 Cumartesi

16.00  Atatürk Kültür Parkı Gündüz Etkinlikleri

          Resim, Heykel,Seramik ve Halı Sergilerinin Açılışı

          Folklor Gösterileri (Macaristan, Bursa Zafer Halk Dansları Topluluğu)

          Animasyon Gösterileri

 

         Batik Gösterimi

         Didem ÖZ

         Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

         Araştırma Görevlisi

         Atatürk Kültür Parkı

 

        Batik Gösterimi

        Derya TECİMER

        Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

        Araştırma Görevlisi

        Atatürk Kültür Parkı

 

       Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

       El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin Sunumları ve Öğr.Gör. Eşref Bülent'in

       Ayvacık Halılarında Kullanılan Semboller ile İlgili Anlatımı

 

       Yemek Yarışması

       Atatürk Kültür Parkı

 

        Folklor Gösterisi (Macaristan)

        Atatürk Kültür Merkezi

 

21.00 Yöresel Sanatçıların Müzik Konseri

         Atatürk Kültür Parkı

25 Temmuz 2010 Pazar

16.00 Atatürk Kültür Parkı

         Sergilerin Gezilmesi

         Çeşitli Animasyon Gösterileri

         Folklor Gösterileri (Macaristan, Bursa Zafer Halk Dansları Topluluğu)

         Üniversitelerin Sunumları

         İkram (Lokma, Peynir)

         Resim Yarışması

 

21.00 Halk Konseri

         Şehir Stadyumu

 

 

AYVACIK'TA FESTİVAL GÜNLERİ

 Atatürk Parkında gerçekleştirilen festivalin açılış konuşması yapan Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, daha önce ilçenin kurtuluş günlerinde kutlanan festivalin, bir kültür ve sanat zenginliği haline gelmesi amacıyla ayrı bir tarihte düzenlenmesine karar verdiklerini ifade etti. Şahin, Ege ve Marmara bölgelerinin kilit konumundaki Ayvacık’ın, tarihiyle, mitolojisiyle, kültürel ve sanatsal dokusuyla, doğasıyla eşsiz güzellikleriyle, yöresel tatları ve ürünleriyle ve turistik yönleriyle benzersiz bir coğrafya olduğunu söyledi. Her geçen yıl Ayvacık’ın çok daha önemli bir merkez haline gelmekte olduğunu ancak devletin her zamankinden daha çok desteğine ihtiyaçları odlunun altını çizen Başkan Şahin, Ayvacık’ın hak ettiği yerlere mutlaka ulaştırılması gerektiğini belirtti.
Bursa Zafer Halk Oyunları ekibinin Kosova oyunlarıyla, Macaristan’dan gelen özel gösteri ekibinin ise Macar danslarından sunduğu motifler büyük beğeni ile izlendi. Açılış törenine Ayvacık Kaymakamı Yusuf Gökhan Yolcu, İlçe Garnizon Komutanı ile diğer üst düzey bürokratlar ve kalabalık halk topluluğu katıldı. Daha sonra tüm katılımcılar eşliğinde ilçe merkezinde kortej düzenlendi. Törenlerin ardından Ayvacık Belediyesi Kadırga tesislerine geçilerek müzik dinletisi eşliğinde gece aktivitesi düzenlendi.   canakkaleicinde

 

HİZMETİN DESTANI YENİDEN YAZILDI

 

Yaylacık Köyü’nde Fetihler Hayır Hizmetleri Vakfı tarafından geleneksel hale getirilen,”Hacı Baba Sağlık Taraması” muhteşem bir final ile son buldu.

Hacı Baba Sağlık Hizmetleri binasında bu yıl üçüncüsü düzenlenen sağlık taramasında yüzlerce vatandaş sağlık taramasından geçirildi.Vakıf tarafından getirilen hizmet gönüllüsü profesör,uzman ve doktorlar tarafından,tam donanımlı polikliniklerde muayene edilen hastaların tedavisine başlanırken,onlarca hastanın vakıf tarafından tedavisine devam edileceği,bazı hastaların ise vakıf tarafından belirlenecek sağlık kurumlarında ameliyat edileceği öğrenildi.Muayene sonrası tüm konuklara yemek ikramında bulunuldu.Hizmet gönüllüleri gelen konukları en iyi şekilde ağırlamak için,her zaman olduğu gibi,inanılmaz bir performans sergiledi.Konuklara yemek sonrası geleneksel hale getirilen dondurma ikramı yapıldı.Dondurmada öncelik her zaman olduğu gibi çocuklara ve yaşlılara verildi.

 

Ayvacık,Ezine Edremit Körfezi’nden vakıf tarafından tahsis edilen araçlarla evlerinden alınan hastalar,kendilerine yapılan erzak,ilaç ve nakdi yardımlarla evlerine uğurlandı.

Gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti ifade etmenin mümkün olmadığını belirten Fetihler Hayır Hizmetleri Vakfı Başkanı İsmail Vural,”Sevgi paylaştıkça çoğalır,hüzün paylaştıkça azalır.Biz burada sevgiyi paylaşarak çoğaltmayı,hüznü paylaşarak azaltmayı hedefledik.Amaç bu güzel coğrafyada temiz dağ havası almak,hoşça ve başça vakit geçirmek değildir.Vakfımızın sloganı olan,”Vatan bizim,Hizmet hepimizin” anlayışıyla Türkiye’nin dört bir yanından severek,isteyerek,coşarak,koşarak,bugün burada,yarın Bursa’da,Ankara’da,hizmetin olduğu her yerde,gönlüyle,yüreğiyle,bilgisiyle,eşiyle,dostuyla hizmet için koşan,profesörler,doktorlar,aydınlar,akademisyenler,mühendisler,esnaf,işçi,memur ve öğrenciler Fetihler Hayır Hizmetleri Vakfı etrafında adeta kenetlenmişlerdir.Gönüllü olarak,buraya konuk olarak katılarak bizlere destek olan,bizleri onurlandıran herkese teşekkür ederim” dedi.

2010 Hacı Baba Sağlık Taraması hizmetlerinin sonuncusunu gerçekleştirdiklerini ifade eden İsmail Vural,”2011 yılında yeni ve farklı etkinliklerde buluşmayı umuyorum.Unutmayın bu büyük coğrafyada başka Türkiye yok.Vatanımızı sevelim,vatanımız için hizmet edelim.Vatan bizim,hizmet hepimizin” dedi.   ezinegazetesi

 

 

 

 

 

 

Hayatını yaban hayvanlarına adadı

Ezine ilçesinde yaşayan Hasan Atmaca, amatör olarak alageyik, tavus kuşu, sülün ve keklik gibi yaban hayvanları besliyor. Atmaca, bakacağına inandığı kişilere bu hayvanları bağışlıyor.  

Çanakkale-Ezine kara yolunda bulunan branda atölyesinde hayvanların bakımını üstlenen Atmaca, gününün büyük bir bölümünü onlarla geçiriyor. Atmaca, yaptığı açıklamada, atölyesinde daha önce çok sayıda tavus kuşu, sülün, keklik, tavşan, güvercin ve deve kuşu bulunduğunu ifade ederek, en büyük hayalinin ise alageyik beslemek olduğunu söyledi. Atmaca, bu hayalini de Ayvacık Kaymakamlığı tarafından kendisine hediye edilen erkek geyiğe, İstanbul'dan getirdiği bir dişi geyikle kavuştuğunu anlattı. Şu anda geyik sayısının 4'e ulaştığını, yasa gereği 10'un üzerinde yetiştiricilik yapamadığını belirten Atmaca, ''Meraklıları gelip bu hayvanları görüyor. Hayvanlarımın içinde özellikle alageyikler, benim en büyük mutluluk kaynağım. Çok narin hayvan olmalarına rağmen her türlü yiyeceği yiyebiliyorlar'' dedi. Atmaca, geyikleri her gün suyla yumuşatılmış 2 kilogram buğday, yonca yaprağı ve diğer ot türleriyle beslediğini anlatarak, ''Onlar benim için çok değerli. Ailemin bir parçası oldu. Ancak, geyikleri, talip olan, onları besleyip, ihtiyaçlarını giderebileceğine emin olduğum kişilere bağışlıyorum'' diye konuştu.   canakkaleolay

 

Helikoptere dönüşen 4x4 cip yaptılar

İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre ABD’nin Teksas eyaleti merkezli AVX Aircraft’ın yeni bir buluşa imza atarak şekil değiştirip helikoptere dönüşen 4x4 cip ürettiği belirtildi. 

İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan haberde yeni aracın Irak ve Afnanistan’da askeri birlikleri taşıyarak yol boyunca gizlenmiş ve aniden patlayan bombalardan kaçmasını sağlayabileceği kaydedildi.Yeni helikoptere dönüşen cipin tam ekipmanlı 4 askeri taşıyabileceği ve dolu bir depo ile havada ve karada 400 kilometre (250 mil) yol katedebileceği ifade edildi.

Prototipinin geliştirilmesi için ise birkaç yıl gerektiği belirtilen aracın özellikleri şöyle:Araç havada 224 km, karada 138 km hıza çıkabilecek. Arazide de 50 km hızla yol alabilecek.    haber7

 

 Türk malı insansız hava aracı: ANKA

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi'nin ürettiği 'Türk İnsansız Hava Aracı' bugün düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı. 'Anka' adı verilen insansız hava aracını Türkiye, ABD ve İsrail'den sonra üreten 3. ülke oldu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAİ)'nin Ankara'daki tesislerinde gerçekleştirilen tanıtıma Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, kuvvet komutanları ve çok sayıda askeri personel katıldı.PKK'yla mücadelede İsrail üretimi 'Heron'lardan yararlanan Türkiye'nin yüzde 100 yerli olan insansız hava aracına 'Anka' ismi verildiği bildirildi.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) ANKA'nın, 17 metre kanat açıklığı, bin 600 kg kalkış ağırlığıyla, kendi sınıfının en üst kapasiteli uçakları arasında yer aldığını söyledi.

ANKA'nın hangardan çıkartılması nedeniyle TUSAŞ'ın Akıncı'daki tesislerinde yapılan törende konuşan Dörtkaşlı, uçağın teknik özelliklerini anlattı. 7 bine yakın parçadan oluşan  ve büyük oranda karbon kompozit malzemeden yapılan uçağın gövde ve kanatları ile radar görünürlüğünün düşük olmasına özen gösterildiğini belirten Dörtkaşlı, 155 beygirlik bir dizel motora sahip olduğunu ve 24 saat hava kalma kapasitesinin bulunduğunu anlattı.Dörtkaşlı, ANKA'nın, 200 kg faydalı yük kapasitesi ile aynı sınıftaki rakiplerinden daha büyük olduğunu da vurguladı.ANKA'nın taşınabilirliğinin de kolay olduğunun altını çizen Dörtkaşlı, C-130 nakliye uçaklarıyla istenilen yere nakledilebildiğini ifade etti.Muharrem Dörtkaşlı, projenin yüzde 40'lık bir bölümünün milli sanayiye yaptırıldığı, ayrıca yaklaşık yüzde 20'lik bir kısmın da malzeme alımlarına ayrıldığını söyledi.   haber7

 

Çanakkale'de sanat tiyatrosuna ilgi

Çanakkale Sanat Tiyatrosu’nun Bayburt ve Rize’de sergilediği “1915 Şehitleri” adlı oyunu büyük ilgi gördü.

 Çanakkale’de ölmenin kutsallığını yaşamaya hazır mısınız?” sloganı ile yola çıkan Çanakkale Sanat Tiyatrosunun Bayburt ve Rize turnesini başarı ile tamamladığını belirten “1915 Şehitleri” adlı oyunun yazarı ve yönetmeni Abdülkadir Katra, “Oyunumuzu Anadolu illerinde sahneleyecek olmamız bizler için ayrı bir heyecandı. Bayburt ve Rize’de beklediğimizin çok üstünde ilgi ile karşılaştık. Seyirciler oyunun atmosferine kapılarak adeta oyuncular ile oyunun içinde bütünleştiler. Oyundan sonra yaşananlar ise ömür boyu unutulmayacak güzellikte paylaşımlardı. Buradan Bayburt ve Rize halkına oyunumuza göstermiş oldukları ilgiden dolayı Çanakkale Sanat Tiyatrosu ailesi adına şükranlarımızı sunuyorum” dedi.   haber7

 

Türk mühendislerden büyük başarı

Türk mühendisler uzaydaki yüksek radyasyona karşı mevcut malzemeye göre 100 kat dayanıklı nanoteknoloji temelli malzeme geliştirdi. Elektronik devrelerin ömrünü uzatan özel malzeme, Türkiye'de üretilecek uydularda kullanılacak.

Türk mühendisler, uzaydaki yüksek radyasyona karşı mevcutlarına oranla 100 kata kadar dayanıklılık sağlayan nanoteknoloji temelli malzeme geliştirdi. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülen bir uzay projesi kapsamında geliştirilen yeni ürünün Türkiye’de üretilecek uydularda kullanımı hedefleniyor.

Yeni nesil nanoteknolojik malzeme, uyduların yüksek hızlı elektronik devrelerinin uzaydaki kullanım süresini önemli ölçüde uzattığından uydu maliyetlerinde büyük avantajlar getiriyor. Malzeme ayrıca, uyduların çok daha hafif olarak üretilmesini de sağlayacak. Uzmanlar, Türkiye’nin bu teknolojiyi uzayda kullanan ilk ülke olmasını planlıyor.

Daha ucuz ve uzun ömürlü

Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilkent Üniversitesi Uzay Teknoloji Araştırma Merkezi (BİLUZAY) Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay, uzayda kullanılacak yüksek güçlü ve yüksek hızlı elektronik devrelerin tamamen Türkiye’de üretimi konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini söyledi.

Uzayda yüksek oranda radyasyon bulunması nedeniyle uzay ortamında bulunan elektronik devrelerin çok kısa sürede bozulduğunu anlatan Özbay, bu nedenle uyduların çok kalın alüminyum tabakalarla korunduğunu anlattı. Radyasyonu soğurma görevini yürüten kalın alüminyum kaplamaların uydu maliyetlerini de ciddi olarak arttırdığını ifade eden Prof. Dr. Özbay, uzayda bulunan radyasyona dayanıklı yeni malzemelerin geliştirilmesi ile uyduların daha ucuz ve daha uzun ömürlü olacağını belirtti.    timeturk


Parion Antik Kenti’nde ‘Paris’ Figürlü Savaşçı Lahiti

Parion Antik Kenti’nde ‘Paris’ Figürlü Savaşçı Lahiti

Biga’nın Kemer köyünde bulunan Parion Antik Kenti’nde bu yılki kazıların ilk önemli buluntusu, nekropol bölgesinde çıkan savaşçı lahiti oldu.

Parion Antik Kenti’nde 2010 kazıları temmuz ayıyla birlikte, Erzurum Atatürk Üniversitesi Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevat Başaran’ın başkanlığında başladı. 50 kişilik bir grubun yer aldığı çalışmalarda bu yıl, geçen dönemin sonunda belirlenen 2 bin yıllık odeonun günyüzüne çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda nekropol bölümünde devam eden kazı çalışmaları sırasında bir savaşçı lahiti bulundu.
Koku kabı, ter temizleme aleti ve bronz iğne

Kum taşından yontulmuş omurgalı lahiten çıkan buluntular kazı heyetini heyecanlandırdı. Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Cevat Başaran, lahitin içinde ‘lekythos’ adlı koku kabı, sporculara ait ‘metal strigilis’ adı verilen ter temizleme aleti ve bir bronz iğnenin yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Başaran, lahitle ilgili şu bilgileri verdi:
“Lahitteki iskeletin baş kısmının sağına bırakılan koku kabının üzerine, savaşa gitmek üzere ailesine veda eden bir savaşçı resmi, siyah figür tekniğiyle yapılmış. M.Ö. 6. yüzyılın sonlarına ait Arkaik dönem kabının üstündeki bu figürlerde yer alanın, Troya savaşına neden olan ve Parion’a adını veren Paris olabileceğini akıllara getiriyor. İki yanında annesi Hakabe ve karısı Helena ile kız kardeşlerine veda eden Paris, daha sonra Truva savaşlarına katılıyor şeklinde tasvir edilmiş. Figürler Parion’un kuruluş tarihi ve mitolojisi hakkında da bilgi veriyor’   canakkaleicinde

 

İneklerin süt verimini Dede Efendi ve Beethoven artıracak

Bazı Avrupa ülkelerinde uygulanan yöntemle ineklere klasik müzik dinletilerek verimlilikleri artırılacak.

 Klasik müziğin dünyaca tanınan ismi Beethoven'ın yanı sıra Türk müziğinin seçkin eserleri de süt verimini artırmak için ineklere dinletiliyor.Diyarbakır'da bakanlığın yüzde 50 hibe desteği ile kurulan süt üretim tesislerinde ineklere Itri ve Dede Efendi'den de besteler dinletiliyor.Uzmanlar, klasik müziğin sakinleştirici etkisi ve oluşturduğu 'ritim duygusu'nun hayvanların daha kolay meme vermesine yol açtığını belirtiyor.

Avrupa'nın pek çok ülkesinde olmayan tesiste dinletilen müzik , ineklerdeki oksitosin isimli hormonu etkiliyor. Bu hormon, süt sağım ritmiyle de ilgili.Müzikle gelen ritim, hayvanın süt bırakma eylemini kolaylaştırıcı bir etki sağlıyor. Tarım Bakanlığı'nın Bandırma ve Lalahan'daki tesislerinde de müzik yayını kullanılıyor.Avrupa'da bu sistemi uygulayan ülkeler arasında Fransa, Hollanda ve Almanya'nın bulunduğu biliniyor.Bakanlığın araştırma enstitülerinin bu yönde çalışma yaptığını aktaran Tarım Bakanı Mehdi Eker, müzik sayesinde bazı sakinleştirici hormonların devreye girdiğini söyledi.2003 yılından itibaren Diyarbakır'da 91 tane tarımsal kalkınma kooperatifini yatırım programına aldıklarını belirten Bakan Eker, bunun çok önemli bir rakam olduğunu bildirdi.Kurulan hayvancılık projelerine büyük ve küçükbaş olmak üzere 25 bin 897 hayvan verildiğini kaydetti.    haber7

 

DALGIÇLARIN GÖZDE MEKANI SAROS

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın Ege Denizi kıyılarında yer alan ve kendi kendini temizleyebilen ender körfezler arasında bulunan Saros, su altı zenginlikleri, bakir koyları, doğası ve tarihiyle, amatör ve profesyonel dalgıçlar için aranan bir mekan oldu.

Özellikle İstanbul'a yakınlığı dolayısıyla hafta sonları çok sayıda dalgıca ev sahipliği yapan Saros körfezi, 144 çeşit balık türü, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngeri ile zengin su ürünlerine sahip.
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesi Fındıklı köyü sahilinde bulunan Kömür ve Despot limanlarına karavanlarıyla gelip çadır kuran dalgıçlar, hafta sonları bölgede Minnoş kayalıkları ve Harmankaya mevkisinde eşsiz maviliğe dalıyor.Kömür Limanı kıyılarını “doğal akvaryum” olarak nitelendiren dalgıçlar, bölgede dalış yapmanın oldukça keyifli ve zevkli olduğunu belirtiyorlar.   burasicanakkale

 

Domates üreticisinin tek umudu!

Sebze üretimini tehdit eden ‘Tuta Absoluta' zararlısını yok eden ‘trihogramma' ve ‘macrolophus' böceklerin üretimine Antalya'da başlanacak.

Türkiye'de ilk kez Antalya'da ortaya çıkan ve sebze üretimini tehdit eden domatesteki ‘Tuta Absoluta' zararlısına karşı acil eylem planı istendi. Açık alandaki üretimin tamamen yok olma tehlikesi görüldüğünü savunan tarım sektörü temsilcileri, kış sezonunda domates fiyatının inanılmaz boyutlara çıkacağı uyarısı yaptı.

Antalya'da ilk olarak 24 Aralık 2009 tarihinde Kaş'ın Kınık Beldesi'nde görülen ve hızla birçok ilçeye yayılan ‘Tuta Absoluta' zararlısı daha sonra yaylalardaki açık alan domateslerde zarara yol açtı. Son olarak geçen hafta Burdur ve Afyonkarahisar'daki patates tarlalarında görülen zararlıyla mücadele noktasında Antalya Ticaret Borsası'nda sektör temsilcileri bir araya geldi. Domates güvesi ve kelebek olarak da adlandırılan Tuta Absoluta ile mücadele için yol haritasının çizilmesini isteyen sektör temsilcileri, bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın harekete geçmesini bekliyor.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Tarım Meslek Komitesi Başkanı Mustafa Küçükoğlu, olayın tıpkı domuz gribindeki gibi çok hızlı yayılım içinde olduğunu söyledi. Önlem alınmadığı takdirde domateste zararlı nedeniyle yaşanan yüzde 30’luk fiyat artışının kış sezonunda inanılmaz yüksek fiyatlara ulaşacağını söyleyen Küçükoğlu, ihracatın tamamen durduğunu ve hiçbir ülkeye ihracat yapılamadığını açıkladı.

İKİ BÖCEK ÜRETİLECEK

‘Tuta Absoluta' zararlısını yok eden ‘trihogramma' ve ‘macrolophus' böceklerin üretimine Antalya'da başlanacak. Çok hızlı yayılan ve önüne geçilemeyen zararlıya karşı İspanya'da kullanılan ve biyolojik mücadelede başarı sağlanan iki böceğin Antalya'da üretilmesi için Oncabio Tarım firması, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlıktan onay verilmesi durumunda firma laboratuvar ortamında bu iki böcek türünü üretecek.

Domates üretimi yapan çiftçi Arif Esen, zirai ilaç kullanımını önemli oranda engelleyen ve domates çiçeklerinin döllenmesini sağlayan seralardaki arıdan vazgeçilmesi önerisinde bulundu, “Hormona dönmeliyiz ve zirai mücadele ile zararlı lavraları öldürülmeli” dedi.

Bazı çiftçilerin zararlı nedeniyle yeniden hormon kullanımını gündeme getirmesinin ciddiye alınmaması gerektiğini belirten Ziraat Mühendisi Cansu Göloğlu ise, hormonun üretimi, ithalat ve satışının yasaklandığını, hormonun dönmesi halinde yıllardır zirai ilaç kalıntısına yönelik verilen mücadelenin boşa gideceğini bildirdi.

TUTA ABSOLUTA

Tuta Absoluta, Güney Amerika kökenli bir zararlı olarak biliniyor. En çok domatese zarar veriyor. 2007 yılında İspanya'da görülen zararlı, 1 yıl sonra ise Fas ve Cezayir'de görüldü. 2008 yılında Güney Fransa, İtalya ve Tunus'ta yine domateste görülen zararlı, 2009 yılı itibariyle Türkiye'ye de geldi. Bir dişi, 250- 260 yumurta bırakıyor.   ekotrent


 

Ayvacık Festival programı açıklandı

  23-25 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek Ayvacık 3. Kültür ve Sanat Festivali programı belli oldu.

Ayvacık Belediye Başkanı Ünal Şahin, festival çerçevesinde dolu dolu bir program hazırladıklarını söyledi. Şahin, festival programı hakkında yaptığı açıklamada; “Ayvacık 3. Kültür ve Sanat Festivali programımız dahilinde 23 Temmuz günü resmi açılış törenimiz ve Kadırga Günübirlik Tesisimizde Açılış Kokteyli ve Klasik Müzik Konseri, T.S.M. Konseri gerçekleştirilecek. 24 Temmuz günü Atatürk Kültür Parkı’nda bir dizi etkinlikler düzenlenecek. Aynı gün yemek yarışması, folklor gösterisi, yöresel sanatçıların müzik gösterileri gerçekleştirilecek. 25 Temmuz günü ise Atatürk Kültür Parkı’nda çeşit etkinlikler, resim yarışması ve halk konseri ile festivalimiz sona erecek” dedi.   canakkaleolay

 

Güneş enerjisiyle çalışan uçak gökyüzünde

Güneş enerjisiyle çalışan "Solar Impulse" adlı prototip uçak, gece uçuş kapasitesinin test edileceği uçuşuna başladı. 

Kanat genişliği 80 metre olan uçak, 24 saatlik test uçuşu için İsviçre'deki Payerne pistinden sabah saatlerinde havalandı. Kontrol kulesi, 13 saatlik uçuşun ardından, akü ve havanın durumuna göre uçuşa gece de devam edilip edilmeyeceğine karar verecek.

Haziran 2009'da tanıtılan Solar Impulse'ın dev kanatları, her biri 10 beygir gücünde dört elektrik motorunu besleyen ve 400 kilo ağırlığındaki lityum-polimer bataryaları şarj eden 12 bin foto-voltaik hücre ile kaplı bulunuyor. Proje, güneş uçağının iki yıl içinde beş etapta dünya çevresini dolaşmayı hedefliyor.   zaman

BACAK EMİN'İ KAYBETTİK

 

 

Ayvacık’ın renkli simalarından,”Bacak Emin” (68) hayatını kaybetti.Uzun süredir rahatsızlığı nedeniyle çarşıya çıkamadığı öğrenilen Emin Köse’nin sabah saatlerinde vefat ettiği,öğle namazı sonrası Ayvacık’ta toprağa verileceği öğrenildi. ayvacikgazetesi olarak,85 santimlik boyu ve renkli kişiliği ile ilçemizin ve bölgenin sembol isimlerinden,Ayvacık Belediyesi eski çalışanlarından Emin Köse’ye tanrıdan rahmet,kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.   ayvacikgazetesi

 

Güney Feneri, çiftçiyi aydınlatacak

  

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akın Olgun, Güney Feneri'ni denediklerini ve çok olumlu sonuçlar aldıklarını müjdeledi. Prof. Dr. Akın Olgun, Anavatanı Güney Amerika Kolombiya tarafları olan Güney Feneri'nin çok verimli ve gelir düzeyi çok yüksek bir ürün olarak dikkat çektiğini anlattı. 

Prof. Olgun, bir işadamının kendisine, bu ürünü kilosu 32 liradan ithal etiklerini söylediğini kaydetti. Türkiye'de üretilirse maliyetin çok düşük olacağını ama gelirinin oldukça yüksek fiyatları bulacağına işaret eden Prof. Olgun, sağlık ve beslenme açısından da çok yararlı olan Güney Feneri'nin şu an için pazar diye bir probleminin de bulunmadığını kaydetti.

Prof. Dr . Akın Olgun'un verdiği bilgilere göre, Güvey Feneri, Yer Kirazı, Altın Çilek ve İnka Eriği olarak da bilinen bu bitkinin, bilinen 70 türü mevcut bulunuyor. Asıl kurutulduğu zaman uzun ömürlü oluyor ve geliri çok daha fazla artıyor. Doğrudan da tüketilebilen Güney Feneri, zeytin büyüklüğünde, portakal renginde ve turunçgillerin ağızda kalan buruk tadına benzemeyen bir lezzeti bulunuyor ama C vitamini bakımından en zengin ürünlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ege Bölgesi'nde sulanabilen her yerde yetişebilen ürün, Ziraat Fakültesi tarafından Menemen'de çok büyük çapta ekildi. Eylül ayında halka açılacak olan çiftlikte çiftçilere sunuma başlanacak olan Güney Feneri, Türkiye'de daha yeni bir ürün. Dekar başına bin 500 kg'dan başlayan ve bakım ile suyunun düzgün verilmesi durumunda 5 tona kadar çıkabilen bir verime sahip bulunuyor.

Önümüzdeki yıldan itibaren isteyene fide olarak isteyene de tohum olarak verilecek olan Güney Feneri, tohumda fide üretilerek şaşırtılıyor. Şubat, Mart ayında dikilen ürün şu aylarda çiçeklenmeye başladı, Eylül gibi hasadı yapılıyor ve 20 gün ila 1 ay boyunca hasadı devam ediyor. Dekan Prof. Olgun, fiyat araştırması yaptıklarını ve kilosunun 9-9,5 liraya satılabilen bu ürünün dekarda ortalama 2,5 ton verim sağladığını belirtti. Prof. Olgun şunları söyledi:

"Kilosu 6 liradan satıldığında bile dekara 15 bin lira getirisi olduğu görülür. Bu da Ege Bölgesi koşullarında bir çok üründen fazla bir gelir demektir. Turuncu sarıya kaçan bir rengi var ve tül gibi bir örtü içerisinde oluşuyor. Bir fener izlenimi veriyor meyvesi. 1 dekara çok sayıda kök dikiyorsunuz. Ortalama boyu 70-80 cm civarında. Yapraklar saplı, 4-15 cm, oval veya baklava şeklinde olan bir bitki. Bu bitkinin temel özelliği fazla miktarda su istemesi. Haftada iki kere sulanması gerekiyor ama üç kere de hava sıcaklığına göre üç kere sulanması gerekiyor. Haziran ve Temmuz aylarında sarı, siyah renkli çiçek açıyor. Eylül ayında hasad olgunluğuna ulaşıyor ama sera koşullarında sürekli yetiştirilebiliyor."

Prof. Dr. Akın Olgun, bu bitkinin, ne kadar verimi düşük alınırsa alınsın, fiyatları ne kadar düşürülürse düşürülsün gelir getirebilecek potansiyele sahip olduğunu anlattı. Prof. Olgun, İzmir ve Ege Bölgesi için fayda sağlayabilecek bu bitkinin çikolata ve dondurma sanayiinde kullanıldığını ifade etti.

Büyük oranda ithal edilen bu bitki kurutulmuş olarak 75-80 milyon civarında bir fiyata Türkiye'ye geldiğini anlatan Prof. Olgun, her şey bir tarafa sağlık açısından da oldukça faydalı bir bitkki olan Güney Feneri'nin özellikle C vitamini yönünden zengin olması, karın ağrılarına iyi gelmesi gibi çok çeşitli yararları olduğunu söyledi. Prof. Olgun, bitkinin peyzaj mimarlığında süs bitkisi olarak da kullanıldığını hatırlattı. Dekan Olgun, "Tek belirsizlik pazarlamasıyla ilgili. Pazarlamasıyla ilgili şu anda sorun yok ama işleme sanayi yeterli gelişmediği için bir sorun olabilir. İş alemiyle beraber organize edilirse İzmir için, bölge için ve Türkiye için çok yararlı olacak bir bitki." diye konuştu.Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akın Olgun, mor domatesle ilgili deneme çalışmalarının ise devam ettiğini sözlerine ekledi.    samanyoluhaber

 

100 milyon liralık yatırım yapılan Edremit Havaalanı uçak bekliyor 

Balıkesir'in Edremit ilçesinde, 100 milyon liralık yatırımla uluslararası uçuşlara uygun hale getirilen Edremit Körfez Havaalanı, 19 Haziran tarihinde hizmete açılmasına rağmen yolcu ağırlayamıyor. Seferlerin başlayabilmesi için gereken yer işletme hizmetinin olmaması havaalanına kilit vurulmasına sebep oldu.

Türk Hava Yolları'nın (THY) alt markası Anadolujet, yaşanan sıkıntılar nedeniyle 2 Temmuz'da sefer başlatmayı planladığı Edremit operasyonunu askıya aldı. Edremit ilçesinde yaptırılan Körfez Havaalanı, uluslararası uçuşlara uygun hale getirilerek Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından 19 Haziran'da hizmete açıldı. Mevcut pisti 3 bin 45 metreye, pist genişliği 45 metreye çıkarılan ve yolcu-idari hizmetler için bina inşa edilen havaalanı, uçaklara apronda yer işletme hizmeti sunacak şirketin faaliyet göstermemesi nedeniyle havayolu şirketlerine hasret kaldı.

Yapılan yatırımlara ve devlet büyüklerinin talimatlarına rağmen uçak iniş-kalkışı gerçekleşmeyen havaalanındaki çözülemeyen yer hizmeti sıkıntısı, yer işletme hizmeti sunacak şirketlerin faaliyet göstermek istememesinden kaynaklanıyor. A Tipi Yer İşletme Ruhsatı bulunan kuruluşlar, Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ), "En az 3 yıllık araç-gereçle hizmet verilebilir." şartı sebebiyle en az 2-3 milyon TL yatırım yapılması gereken Edremit'e hizmet vermeye yanaşmıyor.

Borajet, uçmayı planlıyor

'Dolmuş Uçak Projesi' ile iç hatlarda uçuş başlatan Borajet ise Edremit'e uçmak için yeni bir hamle yaptı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne (SHGM) B Tipi Yer İşletme Ruhsatı için müracaat eden şirket, işletme ruhsatı aldıktan sonra ay sonunda Edremit'e uçmayı planlıyor.    zaman

 

Yatırımcı sığır çiftliğine yöneldi

Hükümetin verdiği teşviklerle yatırım kararı alan firmalara her yıl bir yenisi ekleniyor.

Faiz desteği, KDV muafiyeti ve sigorta priminin devletçe karşılanmasını fırsat bilen işadamları Hazine'nin yolunu tuttu. Özellikle et fiyatlarının tırmanması sebebiyle sığır çiftliği kurma talebi Hazine'ye iletildi. 1 Nisan ile 30 Nisan arasında 387 yerli yatırımcı teşvik belgesi aldı. 17,5 milyar lira sabit yatırım öngören bu belgelerle 11 bin 118 kişiye istihdam hedefleniyor.

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Teşvik Belgeleri listesine göre Çorum'dan Elazığ'a, Manisa'dan Sivas'a, Balıkesir'den Şanlıurfa'ya kadar Türkiye'nin dört bir yanında firma yer alıyor. Teşviklerle yatırım yapmak için başvuran şirketler içerisinde tarım ve hayvancılık başı çekiyor. Özellikle son dönemde artan et fiyatlarında etkili olduğu belirtilen hayvan azlığını karşılamak için 29 firma sığır tesisi yapmak için destek istedi. Konya'da bin adet sığır üretip günlük 480 adet soğutulmuş et üretmeyi planlıyor. Diyarbakır'da da 300 sığır yetiştirmek isteyen bir firmaya faiz desteği ile KDV muafiyetinin yanı sıra çalışanlarının 7 yıl boyunca primini devlet ödeyecek.

Nisan ayı boyunca devlet desteğiyle yatırım yapmak isteyen 21 yabancı firma da Hazine'ye müracaatta bulundu. Ukrayna, Almanya, Hollanda ve ABD gibi ülkelerde faaliyet gösteren yabancı şirketler Türkiye'de yatırım yapma kararı aldı. Otel'den cips üretimine kadar birçok alanda faaliyet göstermek için vergi teşviki talep etti.
  
timeturk

 

350 bin ton domates çöplüğe döküldü!

Türkiye'den Ukrayna'ya kara yoluyla 350 bin ton ihraç edilen, Antalya, Muğla, Mersin yöresi domatesleri, Ukrayna sınırındaki kontrollerinin ardından ''domates güvesi'' olduğu gerekçesiyle geri gönderildi.  

Ukrayna tarafından ''domates güvesi'' çıktığı gerekçesiyle Türkiye'ye geri gönderilen 350 bin ton ihraç domatesin 250 bini Edirne'de imha edildi. Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yaklaşık 10 gündür bekletilen domates yüklü TIR'lar, Edirne Belediyesi çöplüğüne yönlendirildi.
10 TIR'da bulunan 27 bin 880 koli domates, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Gümrük Müdürülüğü, İl Tarım Müdürlüğü ve Edirne Belediyesi görevlilerinin denetiminde imha edildi.Açılan çukurlara dökülen 250 bin ton domatesin üzeri kireç ve toprakla yeniden kapatıldı.Kapıkule Sınır Kapısı'nda imha edilmeyi bekleyen 100 bin ton domatesin olduğu kaydedildi.   timeturk

 

Keçi Sürülerimizi Islah Ediyoruz

Ezine İlçe Tarım Müdürlüğümüzce, Ezine ilçesinin küçükbaş hayvan varlığının önemli bir kısmını oluşturan süt keçisi sürülerinde yapılan  inceleme  sonucu, hayvan sürülerinde hayvanlar arsındaki akrabalığın gittikçe arttığı ve bununda süt , et ve döl  veriminde düşüklüğe neden olduğu gözlemlenmiş olduğundan sürülerimizin ıslahı amacıyla çalışmalara başlanmıştır. 

            Bu amaçla Bakanlığımızın genel bütçesinden Hayvancılığın geliştirilmesiyle ilgili ayrılan ödenek ile  Bandırma Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsünden toplam tutarı 25.000 TL. olan  22 adet Saanen ırkı teke satın alınmıştır. Ezine ilçemizin 21 köyünde Ezine tarım İlçe Müdürlüğümüzce belirlenen kriterlere göre seçimi yapılan 22 adet hayvan yetiştiricimize Saanen ırkı tekeler hibe olarak dağıtılmıştır.

            Ezine İlçe Tarım Müdürlüğümüzce Koyun ve Keçi sürülerimizin ıslah edilerek verimlerinin yükseltilmesi amacıyla çalışmaları devam etmektedir. Tar. İl Md.

 

Sonunda bu da oldu!

   Uçan otomobil artık hayal değil... Amerika Birleşik Devletleri Federal Havacılık Kurumu geliştirilen ilk uçan otomobilin üretimine izin verdi.

Teknolojinin büyük bir hızla geliştiği günümüzde, sonunda uçan otomobiller de gündelik hayattaki yerini alıyor. Amerika Birleşik devletleri Federal Havacılık Kurumu, Terrafugia isimli şirket tarafından geliştirilen ilk uçan otomobile üretim izni verdiğini açıkladı.Karada ve havada kullanılabilen araç, saatte 220 km hıza kadar ulaşabiliyor. Normal benzinle çalışan araç, iki kişilik yolcu kapasitesine sahip. İki yıl içinde piyasaya çıkması beklenen aracının fiyatının yaklaşık 200 bin dolar civarında olması bekleniyor.   samanyoluhaber


 Çiftçilere müjdeli haber: Uygun projeyi getir, hibeyi götür

Tarım ve Kırsal Kalkınma Ajansı (TKDK) Konya Koordinatörlüğü, düzenlenen bir toplantıyla tanıtıldı. TKDK Konya Koordinatörü Ali Ergin, uygun görülen projeler için Türkiye katkısı ile beraber sağlanacak hibe tutarının yaklaşık olarak 1 milyar 165 milyon euro olduğunu söyledi.

Tanıtım etkinliğinde konuşan TKDK Konya Koordinatörü Ali Ergin, kurumun amacı ve faaliyet alanları ile ilgili bilgi verdi. Konya'nın da dahil olduğu 20 ilde TKDK il koordinatörlükleri kurulduğunu söyleyen Ergin, 2011 yılında 22 ilde daha koordinatörlük kurulacağını bildirdi. Kurum olarak AB Katılım müzakereleri çerçevesinde uygulanması planlanan IPARD (Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Bileşeni) programını yürüttüklerini dile getiren Ergin, "IPARD programı ile tarım sektörünün modernizasyonuna katkıda bulunmak, gıda işleme sektörüne yeni teknolojiler ve yenilikler sunmak, tarımsal ürünler için yeni pazar fırsatları meydana getirmek, AB ortak tarım politikası ile ilgili topluluk mevzuatını ilgili politikaların uygulanması için Türkiye'nin hazırlanmasına katkıda bulunmak amaçlanıyor." dedi.

 Bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermeyi ve kırsal kesimde yaşayan insanların gelirlerini artırmayı da hedeflediklerini vurgulayan Ergin, bu projenin milli gelir ve istihdamın artırılmasına da katkı sağlayacağına dikkat çekti.Et ve et ürünleri, meyve ve sebze, süt ve süt ürünleri, su ürünleri alanlarında hazırlanan projelere yüzde 50 ile yüzde 65 arasında değişen oranlarda hibe desteği sağlandığını dile getiren Ergin, "Proje kapsamında Türkiye için sağlanacak hibe tutarı yaklaşık olarak 1 milyar 165 milyon Avro'dur.   zaman

 

 

 

 

Gülpınar’da Caretta’lara Hastane Kuruluyor

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar beldesi ile Hatay’ın Samandağ ilçesinde, yaralı ya da hasta caretta caretta türü kaplumbağaların bakım ve tedavisi için hastane oluşturulacak. 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Doç.Dr. Şükran Yalçın Özdilek, yıl içinde Çanakkale sahillerine çok sayıda ölü ya da yaralı deniz kaplumbağasının vurduğunu söyledi. Kaplumbağaların Çanakkale’ye yuvalamak için değil, beslenmek ya da kışlamak için geldiğini belirten Özdilek, bu hayvanların yuvalamak için ise Muğla’nın kıyılarından Samandağ’a kadar olan kumsalları seçtiğine işaret etti.

Özdilek, deniz kaplumbağalarının bir şekilde avlanan balıkçılarla temas halinde olduğunu, zaman zaman balıkçı ağlarına takılıp öldüklerini ya da yaralandıklarını ifade ederek, “Ama yöremizin balıkçıları kesinlikle kasıtlı olarak bu canlıları yaralamaz. Yaralanma vakalarına rastlayınca Çanakkale’de bu hayvanların bakım ve tedavilerinin yapılabileceği bir hastane kurma fikri ortaya çıktı” dedi.

Bu tür merkezlerin sayısının artması gerektiğini vurgulayan Özdilek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün İtalya’da 14-15 tane kurtarma merkezi var. Bu tür merkezler, Hırvatistan, Yunanistan, İspanya, Fransa’da da bulunuyor ama Türkiye’de bu yeni yeni yerleşmeye başladı. Bu merkez, Çanakkale’de Gülpınar beldesinde oluşturulacak. Bunu üniversite olarak yapacağız. Bunun için bir proje hazırladık. Bu merkez sadece deniz kaplumbağalarına hizmet vermeyecek. Burada kaplumbağaları iyileştireceğiz, bakımını yapacağız ama aynı zamanda eğitimler de gerçekleştireceğiz. İnsanları deniz ve deniz canlıları konusunda duyarlı hale getireceğiz. Genç öğrencilere staj imkanı sunacağız.”

Şükran Özdilek, deniz kaplumbağalarının korunabilmesi için bazı bilimsel verilere ihtiyaç bulunduğunu, verileri bu merkez sayesinde toplanacağını söyledi. Bu merkezdeki görevliler sayesinde aynı zamanda yörede yaşayan insanların hayvanlarının ihtiyaçlarının da giderileceğine işaret eden Özdilek, “Aynı zamanda çevresel analizleri de bu merkez vasıtasıyla yapacağız. Projeyi DPT’ye sunduk. Proje onaylanınca çalışmalara başlayacağız. Bu merkezin aynısını Samandağ’da kurmak için Samandağ Kaymakamlığı ile Mustafa Kemal Üniversitesi’yle işbirliğine gittik. El birliğiyle bu merkezleri oluşturacağız. Yerel yönetimler hem Çanakkale’de hem de Samandağ’da üzerlerine düşen görevleri fazlasıyla yerine getirecek” diye konuştu.   canakkaleicinde

 

 Uzay üssü gibi "suda domates" serası

Dizayn Grup, topraksız, ilaçsız, hormonsuz ve bir dönümden 80 ton ürün alınabilen 'Miracle Ekolojik Sera Sistemi'nin satışına başladı. Dizayn Grup seranın maliyetini ve gelirini de açıkladı...

Sözleşmeli tarım modeli ile yatırımcılara sunulan ve 10 dönümü 1,5 milyon euro olan sera kendini 40 ayda amorti ediyor. 
Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, Osmaniye'de kurulan ve 3 yıldır deneme üretimi yapılan 10 dönümlük serayı gazetecilere gezdirdi. Mirmahmutoğulları, dünyada dönüme 35 ton domates alınabildiğini belirterek, yaptıkları çalışmalarla dönümde 80 ton, 10 dönüm olarak tasarladıkları seradan ise 800 ton domates elde ettiklerini söyledi. Bilgisayar destekli ve tam otomasyonlu sistemle serada 'risksiz' üretim yapılabildiğine değinen Mirmahmutoğulları, Adana ve Mersin'deki iki yatırımcıyla sözleşme imzaladıklarını bildirdi.

Çalışanlar, seraya yoğun bakım servisine girer gibi giyiniyor. Tulum giyiliyor, bone, maske ve eldiven takılıyor. Çağın sorunu olarak görülen stresten domateslerin etkilenmemesi için azami özen gösteriliyor. Seraya cep telefonuyla girilemezken günün belli bölümlerinde Mozart'tan bile müzikler dinletiliyor.Mirmahmutoğulları, her yerde satılan herhangi bir domates tohumundan, tamamen doğal şartlarda, daha az iş gücüyle daha fazla verim alınabileceğini kanıtladıklarını söyledi. Tohumun fideye, fidenin ürüne dönüştüğü süreçteki tüm olup bitenleri en ince noktasına kadar değerlendirdiklerini ifade eden Mirmahmutoğulları, sözleşmeli tarım modeliyle burada elde edilen ürünleri de alma garantisi verdiklerini bildirdi.

Miracle-Hyponica Ekolojik Sera Sistemi'nin insanlığın açlık sorununa da umut olacağına değinen Mirmahmutoğulları, şunları dile getirdi: "Biz 6 litre su ile bir kg domates elde ederken, dünyadaki tüm rakiplerimiz an az 60 litre su ile bir kg domates elde edebiliyor. Açlığın olduğu yerde susuzluk da var. Gıda üretirken suya olan ihtiyacı azaltmayı başarmak, açlık ve susuzluk sorunu yaşayan dünya insanları için gerçek bir umuttur."

Fide, gübre, ambalaj ve danışmanlık gibi tüm girdileri Dizayn Grup tarafından sunulan Miracle-Hyponica Ekolojik Sera Sistemi Dizayn Grup ile sözleşme imzalayan yatırımcılara, anahtar teslimi olarak sunulacak. Serada üretilen ürünlerin tamamı da Dizayn Grup tarafından satın alınacak.Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, tonaj garantisi verilen yatırımcılarla 20 yıllık sözleşme imzalayacaklarını anlattı. Üretim çalışmalarını ilk etapta domates üzerine yoğunlaştıran Dizayn Grup, domatesin ardından marul ve salatalık üzerine de çalışmalar yapıyor.   haber7

 

  

 




  Duyurular
  kizilcatuzla.com web siteniz 2 ekim 2007 tarihi itibariyle deneme yayını hizmetine girmiştir,

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Web Tasarım