Sayaç |
Şu an
393
Tekil
Bugün
41
Toplam
41
Sayfa Görüntülenme
Bugün
145
Toplam
220396
|
|
 |
Kırşehir Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen uçurtma şenliği bugün yapıldı. Akbayır mevkiinde düzenlenen şenliğe 15 bin kişi katıldı
Türk Hava Kurumu ekiplerinin maket oyuncaklarla gösteri yaptığı şenlikte katılımcılara Kırşehir Belediyesi tarafından sucuk-ekmek ikram edildi.
Gün boyu şehir merkezinden belediye otobüsleriyle alana getirilen vatandaşlar, şenliktin memnun kaldı. Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, bu yıl şenliğin ikincisini yaptıklarını söyledi. Belediye tarafından alanda 5 bin uçurtma dağıtıldığını belirten Başkan Bahçeci, “Bu yıl tecrübelendik ve organize bir şekilde yapıyoruz. Hemşehrilerimizin ilgisi son derece yoğun, burada ikramlarımız da var. Bu bahar günü ve pazarını vatandaşlarımızın son derece güzel bir şekilde geçirmelerini sağlıyoruz. Bu tip etkinlilerle vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. samanyoluhaber

İl Müdürlüğümüz Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi Zeytin Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele Birimince yürütülen Zeytin Güvesiyle Mücadele çalışmaları kapsamında yapılan arazi çalışmaları, tuzak takipleri neticesince 15.05.2012 tarihinden itibaren Zeytin Güvesi Çiçek nesline karşı zeytin üreticilerimize en kısa sürede ilaçlı mücadele yapmaları gerektiği bildirilmiştir. Bu kapsamda SMS mesajı ve ilanlarla üreticimiz bilgilendirilmiş, ruhsatlı ilaçlar ile belirtilen dozlarda, günün serin saatlerinde, mutlaka eldiven ve maske takılarak ilaçlı mücadele yapılması, reçetesiz ilaç satın alınmaması, arılara zararsız ilaçların kullanılması istenmiştir. İl Tar. Md.
Küçükbaş hayvan üreticilerine prim uyarısı

Küçükbaş hayvan destekleme listelerinin askı tarihinin yoğun talep dolayısıyla 17-23 Mayıs tarihlerine kadar uzatıldığı belirtildi. Bursa Damızlık Koyun Keçi Birliği Başkanı Yıldırım Oran, üreticilere listeleri kontrol etmeleri uyarısında bulundu.
Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı'nın küçükbaş hayvan desteği verdiğini dile getiren Oran, 2011 yılı destekleme bedellerinin listeler halinde il müdürlüklerine asılacağını kaydetti.
Listelerin 17-23 mayıs
tarihleri arasında görülebileceğini belirten Oran, "Üreticilerimizin listelerde adlarını ve destekleme bedellerinin bulmaları ve varsa yanlışlıklara itiraz etmeleri gerekli. İtirazlar askı tarihi (17-23
Mayıs) ile sınırlı olduğundan ötürü üyelerimizi bu konuda duyarlı olmaları konusunda uyarıyoruz." dedi.
Askı listelerindeki yanlışlıklara itirazların dilekçeyle ve şahsen olduğu bilgisini Oran, şunları kaydetti: "Geçmiş yıllarda Nisan-
Mayıs aylarında aktarılan desteklemelerin gecikmesi üreticilerimizi zor durumda bıraktı. Üretim açısında durgun bir dönem olan nisan-
mayıs periyodunda gelen küçükbaş desteklemeleri üyelerimizin önemli bir rahatlama
yolu olurken iş bu yıl tersine dönerek, tarımsal hasatların da yoğunlukla yaşandığı temmuz dönemine sarktı. Kısacası geciken destekleme can suyu olmaktan çıktı." haber7
Kepez’e dev pehlivan heykeli yapılıyor
Kepez beldesinde geleneksel olarak düzenlenen yağlı güreşler öncesi liman yolu girişine kaidesi ile birlikte 4 metreye ulaşan dev pehlivan heykeli konulacak.
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, 19 Mayıs tarihinde geleneksel olarak düzenledikleri yağlı pehlivan güreşlerinin bu yıl 44.’sünü yapacaklarını belirterek; “Bu güreşler öncesi beldemizde güreşleri belirtecek bir heykelin yapımı için çalışma başlattık. Çalışmalar da son aşamaya geldi. Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel sanatlar Fakültesi’nden Yrd. Doç. Seyhan Boztepe önderliğinde yapımı tamamlanma aşamasına gelen bu pehlivan heykelinde iki kişinin güreş anı gösteriliyor. Sponsorluğunu Kale Grubunun yaptığı kaidesi ile birlikte 4 metre olacak heykeli liman boyu girişine yerleştireceğiz. 19 Mayıs günü açılışını yapacağımız heykelimizin ardından da 44. Geleneksel Yağlı Güneşlerimiz yapılacak” dedi. .canakkalehedef

Çan Belediyesi Güreş Kulübü pehlivanları, Edremit yağlı pehlivan güreşlerinden 4 madalya ile döndü.
Katıldıkları güreşlerde Çan Belediyesi'nin adını defalarca duyuran Çan Belediyesi Güreş Kulübü pehlivanları, Edremit'te gerçekleşen yağlı güreşlere tam kadro katılarak zorlu rakiplerini yenip evlerine dört madalya ile döndü. Güreşlerde Salim Donat başaltında ikinci, Özgür Demir ayak boyunda birinci, Faruk Öztürk tozkoparan boyunda üçüncü ve Osman Demir minik 2 boyunda üçüncü olarak madalya kazandı.
Başarılı pehlivanlar güreşlere Çanlı işadamlarından ve 1990 yılı Kırkpınar ağası Murat Köse, Çan Belediyesi Güreş Kulübü Başkanı İsmail Tekne, Kulüp Başkan Yardımcısı Coşkun Taşkın ve kulüp antrenörü Mehmet pehlivan ile beraber katıldı.
Kulüp Başkanı İsmail Tekne, Edremit yağlı pehlivan güreşlerinde kazanılan başarıdan memnun olduğunu, terinin son damlasına kadar direnerek rakiplerini yenen tüm pehlivanlarını canı gönülden kutladığını söyledi. Tekne, 19 Mayıs Cumartesi günü Kepez Stadı'nda yapılacak yağlı pehlivan güreşlerinde takım olarak çok iddialı olduklarını, kendilerini desteklemek için tüm vatandaşları Kepez güreşlerine davet ettiklerini bildirdi. sondakika
Çanakkale'ye 2012 için 4 milyon 805 bin liralık Köylerin Altyapısının Desteklenmesi (KÖYDES) ödeneği geldi.
Çanakkale'ye 2012 için 4 milyon 805 bin liralık Köylerin Altyapısının Desteklenmesi (KÖYDES) ödeneği geldi. Ödenek, köylerin su ve yol ihtiyaçları için kullanılacak.
Çanakkale Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre Yüksek Planlama Kurulu (YPK), Çanakkale'ye 4 milyon 805 bin TL KÖYDES ödeneği tahsis etti. Çanakkale KÖYDES Komisyonu, aldığı kararla bu ödeneğin 1 milyon 487 bin 552 TL'sini köylerin acil içme suyu ihtiyacı olan projelerde kullanılacak. 3 milyon 194 bin 147 TL yol ve ulaşım hizmetine ayrıldı, atık su ve projelerine ise 123 bin 300 TL tahsis edilecek. Ödenekle 33 yol ve ulaşım, 40 içme ve kullanma suyu temin veya iyileştirme ve iki de atık su projesi hayata geçirilecek. Projenin uygulanmasıyla yol ve ulaşım hizmetlerinde 16 bin 353, içme ve kullanma suyu projelerinde 13 bin 573, atık su projelerinde 217 olmak üzere toplam 30 bin 143 kişiye hizmet götürülmesi hedefleniyor. sondakika

Okul sütü programı kapsamında ilköğretim okullarında süt dağıtımı başladı.
7 Mayıs 2012 tarihinde ilimiz Merkez Turgut Reis İlköğretim okulunda Çanakkale Valisi Güngör Azim TUNA tarafından açılış yapılarak süt dağıtımı yapıldı. Dağıtım törenine İl Müdürümüz İlkay UÇAR ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri katılarak sütün önemi hakkında bilgi verilmiştir.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa hazırlanan ve 2012 yılı içinde yürütülecek olan Okul Sütü Programı kapsamında, özel okullar hariç olmak üzere, ana sınıfından beşinci sınıfa kadar (beşinci sınıf dahil) ilköğretim okulu öğrencilerine, dengeli beslenme suretiyle gelişme oranlarının artırılması ve mevsimsel süt arzı fazlalığının değerlendirilerek üretimde istikrarın sağlanması için uzun ömürlü kutu süt dağıtılmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı genel bütçesinden tahsis edilen ödenek ile Okul Sütü Programı kapsamında, ülke genelinde 32.574 okulda yaklaşık 7,2 milyon öğrenciye 200 mililitrelik kutular halinde dağıtılacak uzun ömürlü sütün 17.04.2012 tarihinde yapılan Okul Sütü ihalesi sonucunda, yüklenici firmalarla yapılan sözleşme gereği 81 ilde okullara süt dağıtımına başlanmıştır. 20 gün sürecek olan projeyle ülke genelinde günde 1450 ton, toplamda 30.000 ton süt dağıtılacaktır.
Eğitim dönemi boyunca her gün dağıtımı yapılacak sütler İlimizde Okul Sütü Komisyonu tarafından kontrolü yapılarak, numune alımı yapılacaktır. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğünden konu uzmanlarından oluşturulan denetim ekipleri her gün okullarda denetim yapacaklardır. İl Tar. Md.

Çanakkale ilinin tarımsal üretim, gıda ve kırsal kalkınma ile ilgili mevcut durumunun, yatırım potansiyelinin, sorunlarının ve tarımla ilgili alt sektörlerin beklentilerinin gündeme getirildiği ve İlin Tarım Master Planının hazırlanmasının ilk aşamasını oluşturacak olan, tarımla ilgili resmi ve özel kuruluşlar ile tüzel kişiliklerin katıldığı Tarım Sektörü Zirve Toplantısı 10 MAYIS 2012 tarihinde Çanakkale Valisi Güngör Azim TUNA’nın başkanlığında Kolin Otelde yapıldı. Tarım Zirvesine İlçe Kaymakamlarımız, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, İl Genel Meclis Başkanı Ali Rıza TEKİN, Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye ARAS HİSAR, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feyzi UĞUR, Kırsal Kalkınma Kurumu İl Koordinatörü Ümit ORTAN, Ticaret Borsası Başkanı Kaya ÜZEN, Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İlhan ULUS ve TAR-KOOP Başkanı Mehmet ÖZKURNAZ ile çok sayıda İlçe Ziraat Odası Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe ve Belde Belediye Başkanları, Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanları, Akademisyenler, tarımla ilgili Kurum Amirleri, Tarıma girdi veren girdi alan özel sektör temsilcileri ve İlçe Müdürlerimiz katıldı.

Zirvenin açılış konuşmasını İl Müdürümüz İlkay UÇAR yaptı. İl Müdürü yaptığı konuşmada; Bu zirvenin hazırlanacak olan İlin Tarım Master Planının ilk adımı olduğunu, burada temel sorun ve hedeflerin belirleneceğini söyledi. Çanakkale Valisi Güngör Azim TUNA ise yaptığı konuşmada; Tarımın ülke ekonomisindeki yeri ve öneminden bahsettikten sonra, Çanakkale İlinde tarımın Yapısal, Pazarlama ve Üretim ile ilgili sorunlarına değindikten sonra Çanakkale İlinin tarımsal yönden sahip olduğu avantajlar ve fırsatlar konusunda bilgi verdi. Valilik koordinasyonunda hazırlanacak olan Çanakkale İli Tarım Master Planın hazırlanmasının ilk adımı olduğunun ve Master Planın 31.12.3012 tarihine kadar hazırlanacağını söyledi.

Daha sonra teknik sunumlara geçildi. İl Müdürü İlkay UÇAR yaptığı sunumda; İlin Tarımsal yapısını, Çanakkale Tarımının Üretim potansiyelini, ülke tarımı içindeki yerini ve tarımsal desteklemelerden Çanakkale ilinin aldığı pay konusunda bilgi verdi, daha sonra Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feyzi UĞUR, Ticaret Borsası Başkanı Kaya ÜZEN, Tarım ve Kırsal Kalk. Kurumu İl Koordinatörlüğünden Uzman Şükrü ÇETİNKAYA, Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İlhan ULUS görev konuları ve faaliyetleri ile ilgili sunumlar yaptılar. Toplantının ikinci bölümünde katılımcıların soruları, katkıları ve beklentileri alındı, sorulan sorular Vali Güngör Azim TUNA ve İl Müdürü İlkay UÇAR tarafından cevaplandırıldı. Toplantının son bölümünde de değerlendirme konuşmaları yapıldı Vali Güngör Azim TUNA İl Tarım Master Planının kendi koordinasyonunda 31.12.2012 yılına kadar hazırlanacağını ve hazırlandığında tüm tarım sektörüne ışık tutacağını söyledi. İl Tar. Md.
600 milyon çiftçi bugün Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü Ankara’da düzenlediği etkinlikle kutlayacak. TZOB’dan yapılan açıklamaya göre JW Marriot Hotel’de bugün gerçekleştirilecek Dünya Çiftçiler Günü etkinliğine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile diğer bazı bakanların katılması bekleniyor. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın açış konuşmasıyla başlayacak etkinlikte davetliler de söz alacak. Dünyadaki ve Türkiye’deki çiftçilerinin sorunları, uygulanan tarım politikaları ve çözüm önerilerinin ele alınacağı toplantının öğleden sonraki bölümünde ise Ziraat Odası Bölge Temsilcileri, kendi bölgelerindeki illerin tarımsal sorunlarıyla ilgili görüş ve taleplerini sunacak. tarim.gen
132 yıllık rüya için ilk adım atıldı

Başbakan Erdoğan, "Ovit Tüneli, Rize'yi ve bütün Karadeniz'i, Kuzey Kafkasya'yı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu oradan Orta Asya ve İran'a bağlayacak önemli bir ulaşım güzergahının en kritik geçişini oluşturuyor." dedi.
Başbakan Erdoğan, Rize-Erzurum karayolunun İkizdere-İspir bölümünde Ovit Dağı'nda yapılacak Ovit Tüneli ve bağlantı yolları temel atma töreninde yaptığı konuşmada, ''Temelini atacağımız Ovit Tüneli'nin şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum'' diye konuştu.
Ovit Tüneli temel atma töreninin başbakanlığı dönemindeki istisnai temel atma törenlerinden olduğunu, bu projenin sıradan bir ulaştırma projesi olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Ovit Tüneli, Rize'yi ve bütün Karadeniz'i, Kuzey Kafkasya'yı Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu oradan Orta Asya ve İran'a bağlayacak önemli bir ulaşım güzergahının en kritik geçişini oluşturuyor. Karadeniz Sahil Yolu'nu İkizdere üzerinden İspir'e, oradan da da Erzurum'a bağlayacak önemli ulaşım güzergahı, ticaretten turizme kadar her alanda bölgenin potansiyelini harekete geçirecek stratejik projedir.''
- 3,5 yılda tamamlamamlanacak -
Başbakan Erdoğan, ''15 kilometrelik Ovit Tüneli ülkemizde ilk defa kullanılacak tünel delme makinesiyle açılacak. Bu şekilde inşaatın hızını da arttırmış oluyoruz. Yaklaşık 3,5 yılda tamamlamayı hedeflediğimiz bağlantı yollarıyla birilikte 17 kilometereyi geçen bu projenin maliyeti 800 milyon lirayı bulacak'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Rize-Erzurum Karayolu'nun İkizdere-İspir bölümünde Ovit Dağı'nda yapılacak Ovit Tüneli'nin temel atma töreninde, Ovit Tüneli tamalandığında İkizdere-İspir yolunun yılın 12 ayında 365 gün açık kalacağını ve yolların tamamen iki gidiş iki geliş duble yol olacağını, İspir-Erzurum arasındaki güzergahın 30 kilometre kısalacağını söyledi.
132 yılık bu proje
Başbakan Erdoğan, bu güzergahın verimli şekilde kullanılabilmesi için Ovit Dağı'na bir tünel açılması fikrinin kendi fikirleri olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:
''Sayın bakanımın söylediği gibi 1880'li yıllarda, yani Sultan İkinci Abdülhamit'in döneminde, Ovit Dağı'nın bir tünelle geçilmesi konusunda düşünce ve proje taslakları var. Fakat bugüne kadar bu düşünce bir türlü hayata geçirilemedi. Gelen iktidarlar hep söz verdi ama sözlerini tutmadılar. Adım atmadılar. Sultan İkinci Abdülhamit döneminde başlayan 132 yılık bu projeyi hayata geçirmek her zaman olduğu gibi bize nasip oldu.
Yine bakanım anlattı ben anlatmayacağım, Karadeniz Sahil Yolu ile ilgili yaklaşık 20 yıl meşgul ettiler. Ne yaptılar 20 yılda yüzde 35. Biz geldik 4,5 yılda yüzde 65'ini bitirdik. Aramızdaki fark bu ve biz söz veririz yaparız, yapamayacağımızın sözünü de vermeyiz. Onun için yola çıkarken bir şey söyledik. Ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız.'' moralhaber
SGK'dan dünyada bir ilk

SGK, arşivindeki yaklaşık 3 milyar evrakı elektronik ortama aktaracak. Proje, sayısallaştırılacak belge sayısıyla Türkiye'de ve dünyada bir ilk olacak.
e-Devlet uygulamalarıyla vatandaş odaklı işleri etkin, güvenilir ve hızlı kılmayı amaçlayan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ''e-imza Destekli Elektronik Belge ve Arşiv Yönetim Sisteminin Kurulması ve Yaygınlaştırılması (EBYS) Projesi''nde sona geldi.
Proje kapsamında, kurum içi bilgi ve belge akışını tamamen elektronik ortamda gerçekleştirecek ve kurum dışından gelen tüm doküman ve belgeler taranarak sisteme dahil edilecek. Ayrıca, fiziksel arşivlerde birikmiş doküman ve belgeler taranarak elektronik ortama aktarılacak ve yedeklenecek.
Hiçbir şekilde yedeği olmayan fiziki belgelerin, dijital ortamda arşivlenmesiyle, belgelere 7 gün 24 saat erişim sağlanacak, masraflar azalacak ve işlemler hızlanacak. Öncelikle sigortalı sicil dosyaları, işe giriş belgeleri ve bordrolar sayısallaştırılacak. samanyoluhaber
Üzüm kanser düşmanı çıktı

TBMM Araştırma Merkezi, üzüm ve faydaları üzerine geniş bir araştırma hazırladı
Son yıllarda üzüm le ilgili hazırlanan çalışmalar bu meyvenin popüleritesini artırdı. Yurt dışında pek çok üniversite bu konuda araştırmalar yapıp üzümün kanser düşmanı olduğunu belirledi.
TBMM Araştırma Merkezi de üzüm sektörü ile ilgili geniş bir inceleme yapıp bunu rapor haline getirdi.
Raporda, üzümün içerdiği maddeler itibarıyla sağlık açısından önemli bir besin ve enerji kaynağı olduğu belirtilerek anti kansorejen etkisi olduğu belirtildi.
VİTAMİN KAYNAĞI
Raporda üzüm kanser ilişkisi şöyle belirtildi. "Son yıllarda üzüm ve üzümden elde edilen ürünler üzerinde kapsamlı araştırmalar yapılmıştır. Üzümdeki B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineraller iyi bir besin kaynağı olduğunu kanıtladı. Çekirdeğinin ise antioksidan fenolik bileşenler bakımından zengin olduğu görürüldü. Anti kansorejen özelliğe sahip olması ise onu diğer besinlerden ayıran bir özelliktir."
KARACİĞERİ ONARIYOR
Meclis'in üzüm raporunda meyvenin içeriğindeki minerallerin özellikle bedensel gelişme sorununa iyi geldiği, deri ve saç iltihaplarını kuruttuğu da belirtildi. Araştırmada üzümün ateşli hastalıklar ve madensel tuz eksiklikleri, böbrek ve karaciğer hastalıklarında yararlılığının tıpça tespit edildiği vurgusu yapıldı.
İDEAL DİYET BESİNİ
TBMM'nin araştırmasında üzümün yüksek kalori içeriğine rağmen çok düşük miktarlarda yağ ve protein içerdiği için aynı zamanda ideal bir diyet besini olduğu da belirtildi.
TANSİYON DÜŞÜRÜYOR
Araştırmada, "Bir bardak üzüm suyu 125 kalori içerir. Bu miktar hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürücü etkide bulunduğu görülmüştür" denildi.
ŞIRA DEMİR ZENGİNİ
Üzümden elde edilen, Anadolu'nun geleneksel gıdalarından şıranın, demir, sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller bakımından zengin ve besleyici düzeyi yüksek bir gıda olduğuna da işaret edildi.
KURU ÜZÜM PROTEİN KAYNAĞI
Araştırmada, kuru üzümün de "Protein ve karbonhidrat kaynağı" olduğu vurgulandı. Yapılan incelemelerde kuru üzümde demir, fosfat, kalsiyum bulunuyor. İçerdiği A, B1, B2, B6, C vitaminlerinden dolayı, dünyada gittikçe artan oranlarda talep görmeye başladı. samanyoluhaber
57'nci Alay Şehitliği'ne Mevlevi Yürüyüş

Çanakkale'ye gelip Gelibolu Mevlevihanesi'nde buluşan mevleviler, Kurtuluş Savaşı'nda oluşturulan Mevlevi Alayı ve cephede şehit düşen mehmetçikler anısına 57'nci Alay Şehitliği'ne sembolik yürüyüş yaptı.
Bursa Mevlana Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği başta olmak üzere Türkiye'nin değişik illerindeki temsilciliklerden 2 bin mevlevi Çanakkale'ye geldi ve ilk olarak Gelibolu Mevlevihanesi'ni ziyaret etti. Buradan İskele Meydanı'na yürüyen mevleviler ardından öğle saatlerinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda, Conkbayırı yakınlarındaki Kanlısırt Mevkii'nden 57'nci Alay Şehitliği'ne kadar 'Cepheye Sema' adı altında 500 metre temsili Mevlevi Alayı Yürüyüşü gerçekleştirdi. Cephe yürüyüşü yapan mevlevilere, cephede mermi taşıyan kadını simgeleyen köylü kıyafetli genç kızlar, üzerlerinde Kurtuluş Savaşı sırasında mehmetçiğin giydiği üniformalardan bulunan askerler eşlik etti. Mevleviler ney üfleyip, tef çalarak sembolik 57'nci Alay Şehitliği'ne kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar ilahiler söyleyip, salavat getirdi.
Çanakkale Savaşları'nda şehit düşenler anısına 57'inci Alay Şehitliği'nde toplanan mevleviler, şehitler için dua etti. Bursa Karabaş-ı Veli Kültür Merkezi'nin mevlevi üstadı Mustafa Özbağ yaptığı konuşmada, şöyle dedi:
"Gelecek neslinize bu toprakları öğretin. Gelecek neslinize burada vatan uğruna, Kuran, İslam uğruna şehit olan bu şühedanın hatırını, sabrını, kıymetini öğretin. Gelecek nesillerinize bu şuuru, bu aklı, imanı, samimiyeti muhakkak öğretin. Amacımız gayemiz, maksadımız, bu topraklar uğruna şehit olan bu isimsiz kahramanların ruhlarına şad edip, onların haliyle hallenmektir. Bu memleketin, bu vatanın sahipsiz olmadığını, ecdadın arkasından giden, her şeyini feda edebilecek neferlerin var olduğunu ve hazır olduğunu göstermektir." sondakika
Bozcaada'da 7'den 77'ye Herkes Koştu

Çanakkale'nin Bozcaada İlçesi'nde düzenlenen New Banance Bozcaada Yarı Maratonu ve 10 Kilometre Koşusu, renktli görüntülere sahne oldu.
Koşulara, her yaş grubundan aralarında yabancılarında bulunduğu toplam 1200 kişi katıldı.
Atletizm Federasyonu Faaliyet Takvimi içinde yeralan, 'yarıstakvimi.com' tarafından düzenlenen ve ana sponsorluğunu New Banance'ın yaptığı, Bozcaada Kaymakamlığı ve Bozcaada Belediye Başkanlığı'nın desteklediği 2'inci New Balance Bozcaada Yarı Maratonu ve 10 K Koşusu'na aralarında yapancıların da bulunduğu 1200 kişi katıldı. Koşuya katılımın yüzde 42'sini kadınlar oluşturdu. Yarışın startını Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay silahıyla havaya ateş ederek verdi. İlçe Jandarma Komutanlığı önünden başlayan koşunun 10 kilometrelik etabına katılanlar, Tuzburun Mevkisi'ne gidip, Cumhuriyet Meydanı'ndaki finiş çizgisine geldi. 21.1 kilometrelik, yarı maraton kapsamındaki koşuya katılanlar, Tuzburun, Ayazma, Sulubahçe, Amerikan Çeşmesi güzergahını takip erekek, Bozcaada turu attı.
Koşuya İstanbul'da yaşayan İngiliz Gladness Cole, Philip West ve Sandra Scotland da katıldı. İstanbul'dan gelen Zehra Levent ise 10 kilometrelik parkurda labrador cinsi 'Lilu' isimli köpeği ile koştu. Görme engelli Necdet Turhan ise Ulaş Önal ve Aylin Savcı eşliğinde koştu. İstanbul'dan gelen 37 yaşındaki Caner Odabaş ise koşu için özel olarak hazırlanmış çocuk arabasına bindirdiği 3.5 yaşındaki oğlu Canberk ile koşudaki yerini aldı.
DP'li Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay, ikincisi düzenlenen Bozcaada Yarı Maratonu ve 10 K Koşusu'na katılımın çok yüksek olmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, "Bozcaada'nın tanıtımı için bu koşu çok önemliydi. Katılım her yıl giderek artıyor" dedi.
10 kilometre erkekler kategorisinde birinci Aykut Taşdemir, ikinci Ramazan İşmel, üçüncü Sam Cosgrove oldu. Bayanlarda ise birinciliği Nursel Karataş, ikinciliği Bahar Ertürk, üçüncülüğü Marianne Yirmibeşoğlu elde etti. 21.1 kilometrelik Yarı Maraton'da erkeklerde ipi Sabri Kara göğüsleyerek birinci oldu. Kara'nın ardından Kıyasettin Yalçın ile Mehmet Gündem diğer iki sıranın sahibi oldu. Bayanlarda ise Şirin Mine Kılıç birinci, Alesya Dematris, üçüncü Lütfiye Kaya üçüncü oldu.
Koşunun ardından ilk üçe giren koşuculara madalya, kupa ve çeşitli hediyeler verildi. Ayrıca yarışmaya katılan ve bitiş çizgisine gelen tüm yarışmacılara da katılımları nedeniyle madalya verildi. sondakika
4 dil bilen, çift masterlı imam!

Kılıç Ali Paşa Camii imamı Selman Okumuş, farklı bir imam portresi çiziyor. 4 dil bilen Okumuş, hutbelerde i-Pad kullanıyor. Teknolojiyi yakından izliyor. Çift 'master'lı. Cübbeyle de takım elbisesiyle de çok şık...
1580 yılında Tophane'de Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Kılıç Ali Paşa Camii'nin 35 yaşındaki imamı Selman Okumuş, ilginç kişiliğiyle dikkat çekiyor.
Cemaatin büyük beğenisini toplayan Okumuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı bir cuma namazında 'İngilizce Hutbe' okuyarak gündeme gelmişti.
İşte 'yeni nesil imam' Selman Okumuş...
10 yıllık imam Okumuş, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni 2001 yılında tamamladı. Mezuniyet sonrası aynı üniversitenin İngilizce İşletme Bölümü'nde Yüksek Lisans Çalışması yaptı. 2007'de İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Yüksek Lisans eğitimini de başarıyla tamamladı. Arapça, Osmanlıca, Almanca ve İngilizce biliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organize ettiği 2000 yılı 'Uluslararası Kur'an-ı Kerim Okuma Yarışması'nda dünya birinciliğine ulaştı.
Teknolojiyi yakından izliyor. Hutbelerde tablet bilgisayar kullanıyor. Kendisine ait bir internet sitesi ve bir de twitter hesabı var. Takım elbiselerini, parfümünü özenle seçiyor, bisiklete biniyor. Her daim özenli. Mesleğe başlamadan önce lisan öğrenmek ve imamlık sonrası da uluslararası davetlerde Kur'an okumak için Bosna Hersek, Makedonya, Hırvatistan, Türkmenistan, Ukrayna, Almanya, Slovenya, Amerika, Mısır, Malezya, Singapur, Bulgaristan ve daha pek çok ülkeye gitti.
Ulusal ve uluslararası Kuran yarışmalarında jüri üyeliklerinde bulunan Okumuş, İstanbul ve çevre illerde 'gönüllü kültür elçilikleri' yaptı. Çocuk ve yetişkin eğitimi perspektifinde, haftalık olarak İstanbul'un tarihi mekanlarına (müzeler, camiler, mabetler, saraylar) ailelerle kültürel gezi koordinasyonu çalışmalarında bulundu.
Okumuş, 2011 yılında Hürriyet'te yayınlanan röportajında, 'Sakal bırakmak elbette sünnettir ancak biz dünya gençleriyle bir arada olmaya çalışıyoruz. Şu an gencim. Allah nasip ederse benim de yaşlanınca sakallarım olacak. Türk filmlerindeki tiplemeler hiç hoş değildi. İmam olmayan, ağzı burnu birbirine girmiş figüranlar, gayet bakımsız, cüppesi en adi kumaştan ve ütüsüz, düzensiz sarılmış bir sargı beziyle imam tiplemesi' demişti.
Kılıç Ali Paşa Camii'nin bakıma alınması amacıyla 2010'da Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından restorasyon çalışmaları başlatılmıştı. Camide çalışan uzmanlar tarihi malakari, kalemişi, mermer taklidi, sıva tuğla ve döşeme işlerini bakıma aldı.
OkumuŞ, 2002 yılında ölümden döndü. O dönem, hafız olan Okumuş, Fatih Camii bahçesinde bir kişiyi vuran saldırganı yakalamak isterken kurşunun hedefi oldu. Yaşam mücadelesi veren Okumuş, sağlığına kavuşarak mesleğine geri dönmüştü.
AVRUPA Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da Twitter'dan Okumuş için, 'Tadilat sonrası Tophane Kılıç Ali Paşa Camii muazzam olmuş. Hutbeyi tablet bilgisayarından okuyan İmam Selman hoca iletişim uzmanı' demişti. haber7

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca 2012 yılında çiftçilerimize yapılacak Tarımsal Desteklemelere ilişkin karar 07 Mayıs 2012 tarih ve 28285 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Çiftçi Kayıt Sistemine dahil olan çiftçilere alan bazlı olarak mazot, gübre ve toprak analiz destekleme ödemesi yapılacaktır. Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline göre fark ödemesi desteği de Türkiye Tarım Havzalarının belirlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının ekinde bulunan listede yer alan 30 adet Tarım Havzasında 2012 yılı üretim sezonunda üretilen ve satışı yapılan ürünlere fark ödemesi şeklinde yapılacaktır. Yapılacak destekleme ödemeleri her bir havza için söz konusu listede belirtilen ürünlerle sınırlıdır. Hayvancılık desteklemeleri de hayvan kayıt sistemi, soy kütüğü ve ön soy kütüğü sistemi veri tabanına kayıtlı ve ulusal düzeyde örgütlenmesini tamamlamış hayvancılık örgütüne üye yetiştiricilere yapılacaktır. Bunun dışında Sertifikalı Tohum ve Fidan Desteği, Organik ve İyi tarım Uygulamaları Desteği ile Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin desteklenmesine ait destekleme ödemeleri de belli olmuştur. İl Tar. Md.
Mazot, gübre ve toprak analizi desteği
|
Sıra No
|
Ürün Grupları
|
Mazot Destekleme Tutarı
(TL/dekar)
|
Gübre Destekleme Tutarı
(TL/dekar)
|
|
1
|
Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları
|
2,7
|
3,7
|
|
2
|
Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler, sebze ve meyve alanları
|
4
|
5
|
|
3
|
Yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitkileri alanları
|
6,4
|
6,3
|
|
Sıra No
|
Desteğe Konu Ürünler
|
Birime Destek (Krş/Kg)
|
|
1
|
Yağlık Ayçiçeği
|
24
|
|
2
|
Kütlü Pamuk (yurt içerisinde üretilen sertifikalı tohumları kullananlar)
|
46
|
|
3
|
Soya Fasulyesi
|
50
|
|
4
|
Kanola
|
40
|
|
5
|
Dane Mısır
|
4
|
|
6
|
Aspir
|
40
|
|
7
|
Zeytinyağı
|
50
|
|
8
|
Buğday
|
5
|
|
9
|
Arpa, Çavdar, Yulaf, Tritikale
|
5
|
|
10
|
Çeltik, Kuru Fasulye, Nohut, Mercimek
|
10
|
|
11
|
Çay
|
12
|
Hayvancılık desteklemeleri
|
1
|
Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri ile etçi ırkların melezleri anaç sığır
|
225 TL/baş
|
|
2
|
Etçi ırklar anaç sığır
|
350 TL/baş
|
|
3
|
Anaç manda
|
350 TL/baş
|
|
4
|
Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri anaç sığır soykütüğü ilave
|
60 TL/baş
|
|
1
|
Suni tohumlamadan ve etçi ırklardan doğan buzağı
|
75 TL/baş
|
|
2
|
Döl kontrolü projesi kapsamındaki suni tohumlamadan doğan buzağı ilave
|
25 TL/baş
|
|
3
|
Suni tohumlamadan doğan çevirme melezi ilave
|
75 TL/baş
|
Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliği yapan, damızlık koyun-keçi yetiştiricileri birliklerine üye, hayvanları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kayıt sistemlerine kayıtlı yetiştiricilere, anaç hayvan başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.
Üretmiş olduğu çiğ sütü, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamındaki süt işleme tesislerine satan, bu Kararın 10 uncu maddesinde belirtilen ve ulusal düzeyde üst örgütlenmesini usulüne uygun olarak tamamlamış bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere, manda, koyun ve keçi sütü için aşağıda belirtilen miktarda, inek sütü için ise soğutulmuş süte farklı olmak üzere Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının belirleyeceği dönemler ve miktarlar üzerinden ödeme yapılır.
|
1
|
Manda, koyun-keçi sütü
|
0,15 TL/lt
|
Arı yetiştiriciliği yapan ve bu Kararın 10 uncu maddesinde belirtilen merkez birliği düzeyinde örgütlenmiş yetiştirici birlikleri ve/veya üretici birliklerine üye olan üreticilere, Arıcılık Kayıt Sistemine (AKS) kayıtlı olma şartı ile kovan başına, seralarda doğal polinasyonu sağlamak amacıyla Örtüaltı Kayıt Sistemine (ÖKS) kayıtlı bombus arısı kullanan yetiştiricilere koloni başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.
|
1
|
Arılı kovan
|
8 TL/kovan
|
|
2
|
Bombus arısı
|
60 TL/koloni
|
Su ürünleri yetiştiriciliği yapanlara, su ürünleri kayıt sistemine kayıtlı olmak şartıyla, ürün için kilogram başına, yavru için ise adet başına aşağıda belirtilen miktarlarda, bu Kararın 10 uncu maddesinde belirtilen kurumlar üzerinden ve belirtilen esaslara göre destekleme ödemesi yapılır. Ancak işletmenin bulunduğu yerde, bu Kararın 10 uncu maddesinde belirtilen üretici birliği veya kooperatif bulunmuyor ise, ödemeler doğrudan üreticiye yapılır. Bir işletmenin destekten faydalanabileceği en fazla miktar yılda 500 tondur. 251 ton/yıl’a kadar olan kısmına aşağıda belirtilen miktarın tamamı, 251-500 ton/yıl (500 ton/yıl dâhil) olan kısmı için ise, yarısı tutarında destekleme ödemesi yapılır. Yavru desteklemelerinde de bu kapasiteler esas alınır.
|
1
|
Alabalık
|
0,65 TL/kg
|
|
2
|
Çipura-levrek
|
0,85 TL/kg
|
|
3
|
Yeni türler
|
1 TL/kg
|
|
4
|
Midye
|
0,20 TL/kg
|
|
5
|
Yavru
|
0,06 TL/adet
|
Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı arazileri üzerinde kaliteli kaba yem üretmek amacıyla yem bitkileri ekilişi yapan üreticilere, üretim yaptıkları; yapay çayır-mera ve çok yıllık yem bitkisi ekilişlerinde ilk yıl için, tek yıllık yem bitkileri ekilişlerinde ise üretim yaptıkları yıl için, ürünü hasat etmeleri kaydıyla dekar başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.
|
1
|
Yonca (sulu)
|
130 TL/dekar
|
|
2
|
Yonca (kuru)
|
70 TL/dekar
|
|
3
|
Korunga
|
90 TL/ dekar
|
|
4
|
Tek yıllıklar
|
30 TL/dekar
|
|
5
|
Silajlık tek yıllıklar
|
45 TL/dekar
|
|
6
|
Silajlık mısır (sulu)
|
55 TL/dekar
|
|
7
|
Silajlık mısır (kuru)
|
30 TL/dekar
|
|
8
|
Yapay çayır-mera
|
75 TL/dekar
|
Hastalıklardan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikasına sahip olan süt sığırı işletmelerinde bulunan, damızlık boğalar dışındaki, altı ay yaşın üzerindeki erkek hayvanlar hariç, tüm sığırlar için hayvan sahiplerine aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır. Ari sığır başına ödeme birim miktarları, 200 başa kadar tam olarak, 201-500 baş arası için % 50’si, 501 baş ve üzeri için ise % 25’ine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanır. Bu desteklemeden yararlanan işletmeler için birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz.
|
1
|
Hastalıktan ari işletmedeki sığır
|
300 TL/baş
|
Hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenen programlı aşılamalar için uygulayıcılara aşağıda belirtilen birim miktarlarda ödeme yapılır.
|
1
|
Şap Aşısı (Büyükbaş)
|
0,75 TL/baş
|
|
2
|
Şap Aşısı (Küçükbaş)
|
0,50 TL/baş
|
|
3
|
Brucellosis (Büyükbaş)
|
1,50 TL/baş
|
|
4
|
Brucellosis (Küçükbaş)
|
0,50 TL/baş
|
|
1
|
Büyükbaş Koruma
|
440 TL/baş
|
|
2
|
Küçükbaş Koruma
|
75 TL/baş
|
|
3
|
Arı Koruma
|
25 TL/kovan
|
|
4
|
Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Elit Sürü
|
Anaç
|
35 TL/baş
|
|
Yavru
|
40 TL/baş
|
|
5
|
Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Taban Sürü
|
Anaç
|
35 TL/baş
|
|
Yavru
|
20 TL/baş
|
|
6
|
Halk Elinde Manda Islahı
|
650 TL/ baş
|
Türkvet kayıt sistemine kayıtlı, besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dâhil) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından çalışma izni almış kombinalar veya mezbahalarda kestiren yetiştiricilere, besilik erkek sığır başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır. Besilik erkek sığır başına ödeme birim miktarları, 300 başa kadar tam olarak, 301 baş üzeri için ise % 50’sine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanır.
|
1
|
Besilik erkek sığır
|
300 TL/baş
|
Tohumculuk sektörünün uluslararası rekabete uygun bir şekilde gelişmesini sağlamak için, yurt içi tohum üretiminin yetersiz olduğu bazı türlerde, yurt içinde sertifikalı tohum üreten/ürettiren ve sertifikalandıran, yurt içinde satışını gerçekleştiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tohumculuk kuruluşu olarak kabul edilen Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı gerçek ve tüzel kişilere, 2012 yılında ürettikleri tohumlar için aşağıda belirtilen miktarlarda destekleme ödemesi yapılır.
|
Sıra No
|
Yurt İçi Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği
|
Birime Destek
(TL/da)
|
|
1
|
Buğday, Yonca
|
6
|
|
2
|
Arpa, Tritikale, Yulaf, Çavdar
|
4,5
|
|
3
|
Çeltik, Yer Fıstığı
|
8
|
|
4
|
Nohut, Kuru Fasulye, Mercimek
|
7
|
|
5
|
Susam, Kanola, Aspir
|
4
|
|
6
|
Patates, Soya
|
20
|
|
7
|
Korunga, Fiğ
|
3
|
|
|
Yurt İçi Sertifikalı Fidan, Çilek Fidesi ve Standart Fidan Kullanım Desteği
|
Standart
(TL/da)
|
Sertifikalı
(TL/da)
|
|
8
|
Bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi
|
150
|
350
|
|
9
|
Yarı Bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi
|
150
|
300
|
|
10
|
Bağ ve diğer meyve fidanları ile bahçe tesisi
|
100
|
230
|
|
11
|
Zeytinde yağlık çeşitler ile bahçe tesisi
|
50
|
100
|
|
12
|
Narenciye bahçelerinde aşılama ile çeşit değiştirme
|
-
|
250
|
|
13
|
Virüsten ari fidanlara ilave olarak
|
50
|
100
|
|
14
|
Sertifikalı çilek fidesi desteği
|
-
|
300
|
|
|
Yurt İçi Sertifikalı Tohum Üretim Desteği
|
Birime Destek
(TL/kg)
|
|
15
|
Buğday
|
0,10
|
|
16
|
Arpa, Tritikale, Yulaf, Çavdar, Patates
|
0,08
|
|
17
|
Çeltik
|
0,25
|
|
18
|
Nohut, Kuru Fasulye, Mercimek, Aspir, Korunga, Fiğ
|
0,50
|
|
19
|
Soya
|
0,35
|
|
20
|
Kanola
|
1,20
|
|
21
|
Susam
|
0,60
|
|
22
|
Yonca
|
1,50
|
|
23
|
Yer Fıstığı
|
0,80
|
Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları yapanlara aşağıda belirtilen birim miktarlarda destekleme ödemesi yapılır.
|
Sıra No
|
Desteklemeler
|
Destek Miktarı
|
|
1
|
Organik Tarım (Meyve, sebze)
|
35 TL/dekar
|
|
2
|
Organik Tarım (Tarla Bitkileri)
|
10 TL/dekar
|
|
3
|
Organik Tarım (Hayvancılık, Arıcılık, Su ürünleri)
|
Aldığı desteğe % 50 İlave
|
|
4
|
İyi Tarım Uygulamaları (Meyve, Sebze)
|
25 TL/dekar
|
|
5
|
İyi Tarım Uygulamaları (Örtü altı)
|
100 TL/dekar
|
İstanbul, Tekerlekli Sandalye Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’na ev sahipliği yaptı

İBB Sinan Erdem Spor Salonu ve Ahmet Cömert Spor Kompleksi’nde Galatasaray’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyonada bedensel engelli sporcuların mücadelesi nefesleri kesti. Üç gün süren finallerin sonunda pazar günü oynanan final maçında, Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nı yenen Almanya temsilcisi RSV Lahn Dill 5. kez Avrupa Şampiyonu olmayı başardı.
Ocak ayından bu yana birçok uluslararası organizasyona imza atan 2012 Avrupa Spor Başkenti İstanbul’da birbirinden önemli spor etkinliklerini düzenlemeye devam ediyor. 2020 Olimpiyat Oyunları’nı düzenlemeye aday olan Sporun Başkenti İstanbul’da İBB Sinan Erdem Spor Salonu ve Ahmet Cömert Spor Komleksi’nde Galatasaray’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tekerlekli Sandalye Basketbol Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalleri organizasyonu herkesin takdirini kazandı.

Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finallerinde bedensel engelli sporcuların mücadeleleri nefes kesti. Organizasyona ev sahipliği yapan Galatasaray Tekerlekli Basketbol Takımı turnuvada ikinci oldu. Rakiplerini bir bir yenerek finale çıkan sarı-kırmızılı ekip taraftarının büyük coşkusu ve desteğini arkasına aldığı maçta Alman ekibi RSV Lahn Dill karşısında başarılı olamadı. İBB Sinan Erdem Spor Salonu’nu dolduran taraftarlarının desteğine rağmen istediği oyunu sahaya yansıtamayan Galatasaray karşılaşmayı 65-79 kaybederek Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda gümüş madalyanın sahibi oldu. Alman ekibi RSV Lahn Dill ise bu zafer ile tarihindeki 5. Şampiyonluğunu kazandı. İBB
PAKİSTANLI SANAÇILAR İETT OTOBÜSÜNÜ YÖRESEL RENKLERE BOYADI

Pakistan Haftası etkinlikleri kapsamında Pakistanlı sanatçılar tarafından geleneksel süsleme sanatıyla (Karaçi) boyanan İETT otobüsü, Türkiye-Pakistan dostluğuna katkıda bulunacak.
Pakistan’ın ünlü sanatçıları tarafından, Karaçi sanatıyla boyanan İETT otobüsü, Pakistan Haftası etkinlikleri çerçevesinde Taksim Meydanı’nda sergilendi.
Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Av. Ahmet Selamet, Pakistanlı sanatçılar tarafından boyanan otobüsü İstanbulluların beğenisine sunduklarını belirterek iki ülke halkı arasında büyük bir yakınlık ve tarihi derinliğin olduğunu ifade etti. Pakistan`la kurulan kültürel zincire bir yenisinin daha eklendiğini kaydeden Selamet, “Kardeş ülke Pakistan’da araçlarda, özellikle kamyon üzerinde yapılan bir süsleme sanatı var. Buna `Karaçi Sanatı` da deniliyor. Pakistan`da dünyada eşi ve benzerine rastlanmayan rengârenk kamyonetler ve otobüsler görmek daima mümkün. Pakistan`ın geleneğini oluşturan bu tasvirlerde motifler, kahramanlığı ve bilgeliği anlatır, kardeşliği ve sevgiyi ön planda tutar. Biz de görsel bir şölen sunan bu süsleme sanatını İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbullulara tanıtmak istedik.” şeklinde konuştu. Selamet, ayrıca iki ülke halkının zor zamanlarında her zaman birbirlerinin yanında olduğunu belirtti. İBB
Genç Girişimciler Assos'ta Buluştu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ayvacık Meslek Yüksekokulu Genç Girişimciler Topluluğu üyeleri, Assos'ta buluştu.
Genç girişimciler, ilçede kendilerine destek veren kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf ile teşekkür yemeğinde bir araya geldi.
Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, burada yaptığı konuşmada, genç girişimcilerle beraber olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.
"Bizler de sizler gibi öğrencilik dönemlerinden geçmiş bulunuyoruz" diyen Şahin, "Bu dönemlerde dersle uğraşırken bir yandan sosyal gelişiminize de önem vermeniz gerektiğini düşünüyorum. İş hayatında karşılaşacağınız sorunlar bu dönemlerde öğrendiklerinizle aşılabilir" ifadelerini kullandı.
Genç girişimciler belediye başkanı Şahin ile kendilerine destek olanlara plaket verdi.
Assos'taki buluşmaya, ÇOMÜ Ayvacık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Selçuk Berber, ÇOMÜ Genç Girişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı Hikmet Yurteri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. sondakika
Bu uçaklar ile uzaklar daha yakın olacak!

Önümüzdeki 10-15 yıl içinde bugüne kadar alışık olduğunuz yolcu uçakları gidecek, yerlerine farklı tasarımlarına sahip sesten hızlı jetler gelecek.
Popular Science dergisinde yer alan habere göre, NASA ticari havacılıktaki en zor problemin çözümü için dünyanın en büyük uçak mühendislerinden yardım istedi. Daha az yakıt kullanarak daha çevreci, sessiz uçuşun nasıl olacağı konusunda yeni geliştirilen prototipler önümüzdeki 20 yıl içinde uçuş sektörüne yeni standartlar getirecek.
Box Wing Jet Yolcu jetleri fazla yakıt tüketiyor. Boeing 747, her deniz mili başına 19 litre yakıt harcıyor. Buna bağlı olarak yakıt fiyatları arttığı için bilet fiyatları da artıyor. Lockheed Martin firmasının mühendisleri uçağın şeklini değiştirmeden yakıt tüketimini azaltmanın yeni yollarını bulmak için kendi Box Wing konseptini geliştirdi. F-22 ve F-35 savaş jetlerinde bulunan hafif malzemelere uyum sağlayıp, spiral kanat yapısını tasarladılar. Bu kanat sistemi, kaldırma kuvvetinin sürtünmeye oranını yüzde 10 kadar artıracak ve bu şekilde uçağın daha az yakıt kullanarak daha uzağa uçmasını sağlayacak.
Uçak, geleneksel turbofan motorlarına da sahip. Bu motorlar, havayı motorun önündeki havayı fanların arasına çekerek ve motorun merkezindeki yakıt karışımını yakarak itiş gücü sağlıyor. Fanlarının genişliği geleneksel motorlardan yüzde 40 fazla olan Box Wing motorları, verimliliği yüzde 22 artırıyor. Box Wing, geleneksel uçaklara göre yarı yarıya daha az yakıt tüketecek. Uçağın çıkardığı gürültü ise geleneksel uçaklara kıyasla 35 desibel azalacak. Bu yeni jetin 2025 yılında hizmete girmesi bekleniyor.

Supersonic Green Machine: Sesten hızlı yolcu uçaklarının seferleri, son derece gürültülü, havayı kirleten ve verimliliği düşük Concorde'ların 2003 yılında yaptığı son uçuşla sona erdi. Amerika'yı bir ucundan diğerine üç saatte uçmanın planlarını yapan mühendisler, 2010'da Mach 1.6 Supersonic Green Machine adlı tasarımı geliştirdiler. Değişken çevrimle çalışan motorları, yeşil uçağın kalkış ve iniş esnasında motorlarını geleneksel turbofanlara çevirmesini sağlıyor. Motorlardaki yakma hücreleri, nitrojen oksit kirliliğini yüzde 75 azaltıyor.
Uçağın tersine kıvrımlı kanadı ise sonik patlamaları yok ediyor. Güçlü ve sürekli gürlemelerin yerine yeni uçak sadece donuk bir gürültü çıkaracak olan Supersonic Green Machine 2030 yılında hizmete girecek.
SUGAR Volt: 6 bin 482 kilometre yol gidebilecek. Projenin lideri Marty Bradley, kanatları daha ince ve kanat genişliğini daha uzun yaparak, kalkışlarda sürüklenme kuvvetini azaltacaklarını söyledi. Oldukça uzun olan kanatlar, katlanabilecek, böylece uçağın park edilmesinde ve yüklenmesinde zorluk yaşanmayacak. Uçağın karbon dioksit ve nitrojen oksit salımı, sırasıyla yüzde 60 ve yüzde 80 daha az olacak. Bu sayede normalden bin 200 metre daha kısa pistlerde havalanabilecek, Supersonic Green Machine da küçük havaalanlarında kullanılabilecek. 2035 yılında hizmete girmesi beklenen Sugar Volt, jet yakıtından tasarruf etmek için benzinle çalışan motorları kapatıyor. Çünkü bu uçakta batarya yuvaları ve elektrik motorları bulunuyor. Boeing 737 büyüklüğündeki uçak, hem jet yakıtı hem de elektrik tüketerek tek seferde 3 bin 500 deniz mili. zaman
Makarnadan köprü olur mu?

Trakya Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri makarnadan köprüler yaparak yeteneklerini gösterdi. Üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı'na bağlı Tasarım ve Proje Topluğu öğrencileri makarnadan yaptıkları projelerle birbiriyle yarıştı.
Geleceğin mühendisleri çeşitli makarna türlerini kullanarak dayanım ve tasarım kategorisinde mücadele etti. Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi hocalarının jüriliğini yapacağı yarışma sonucunda eserleri derece alan öğrencilere çeşitli ödüller verilecek.
Tasarım ve Proje Topluluğu Koordinatörü Yard. Doç. Dr. Nilhan Ürkmez Taşkın, ikincisini düzenledikleri yarışmaya yoğun bir katılım olduğunu söyledi. Yarışmaya 3'er kişiden oluşan 25 grubun katıldığını belirten Taşkın, öğrencilerin makarna türlerini kullanarak eserler inşa edeceğini kaydetti.
Taşkın, "Dayanım kategorisinde yarışacak öğrenciler, belirlenen açıklıkta en hafif ve en dayanıklı köprüleri yapacak. Yarışma sonucunda en fazla yük taşıyan köprüyü tespit edeceğiz. Tasarım kategorisinde ise herhangi bir sınırlama yok. Kendi hayal sınırlarına göre çalışma yapacaklar. Yarışma sonucunda jüri tarafından derecelendirilen eserlerin sahiplerine ödüller verilecek." dedi.Yarışmaya katılan öğrenciler ise makarna ve silikon kullanarak proje üretmeye çalıştıklarını belirtti. samanyoluhaber
Toprak altında kalan 1900 yıllık Roma Tiyatrosu

Bursa İl Özel İdaresi, İznik’te yaklaşık 6 ay önce başlattığı çalışmalar kapsamında, yüzlerce yıldır toprak altında kalmış yaklaşık 1900 yıllık Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarıyor.
Bursa İl Özel İdaresi, İznik’te yaklaşık 6 ay önce başlattığı çalışmalar kapsamında, yüzlerce yıldır toprak altında kalmış yaklaşık 1900 yıllık Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarıyor. 4 uzman ve 15 işçi ile gerçekleştirdikleri çalışmalarda yaklaşık 4 metre derinlikte dolgu toprak temizliği yapıldığı bildirildi.
Bursa İl Özel İdaresi, İznik’te yaklaşık 6 ay önce başlattığı çalışmalar kapsamında, yüzlerce yıldır toprak altında kalmış yaklaşık 1900 yıllık Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarıyor. Çalışmalar sırasında ortaya çıkan taş blokların üzerinde o dönemde taş ustalarının Latince harflerle bıraktıkları imzalar görüldü.

Bursa İl Özel İdaresi, İznik’te yaklaşık 6 ay önce başlattığı çalışmalar kapsamında, yüzlerce yıldır toprak altında kalmış yaklaşık 1900 yıllık Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarıyor. Çalışmalar sırasında gösteri yapılan yerin iç kısmında kalan, tiyatro binasının içini oluşturan odalar günyüzüne çıktı.
Bursa İl Özel İdaresi, İznik’te yaklaşık 6 ay önce başlattığı çalışmalar kapsamında, yüzlerce yıldır toprak altında kalmış yaklaşık 1900 yıllık Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarıyor. Roma Tiyatrosu'ndaki çalısmaları yürüten ekibin lideri arkeolog Mustafa Ufuk Gürdal, çalışmalar hakkında bilgi verdi. samanyoluhaber
Acele yiyen diyabete gider

Yavaş yemek yemek, zayıflamaya olduğu kadar, şeker hastalığından korunmaya da yardımcı oluyor.
Litvanya’da, ikinci tip diyabet hastası deneklere ait verilere göre, gıdaları yetersiz çiğneyerek hızla midesine indirenlerin diyabete ( Şeker hastalığı ) yakalanma riski, diğerlerine göre iki buçuk kat fazla. Litvanya Tıbbî Bilimler Üniversitesi’nce gerçekleştirilen araştırmada, ikinci tür şeker hastalığının, dünyada hızla yaygınlaşan ve salgına dönüşen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çekildi. samanyoluhaber
İlkokula başlama yaş sınırı kesinleşti

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 12 yıllık zorunlu eğitime ilişkin genelgeyi yayımladı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 ayını tamamlayan tüm çocukların okul kayıt işlemlerinin e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılmasını, 60-66 ay arasındaki çocukların ise velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamlarının sağlanmasını kararlaştırdı.
Zorunlu eğitimin 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise eğitimini kapsadığını belirten Dinçer, öğrencilerin öğrenim gördüğü birinci 4 yılın (1, 2, 3, 4. sınıflar) ilkokul, ikinci 4 yılın (5, 6, 7, 8. sınıflar) ortaokul ve üçüncü 4 yılın (9, 10, 11, 12. sınıflar) ise lise şeklinde isimlendirileceğini kaydetti.
Genelgeye göre, ilkokullar ile ortaokullara ilköğretim veya ilköğretim kurumları, liselere ise ortaöğretim veya ortaöğretim kurumları denilmeye devam edilecek.
Veliler, okul yönetimleri ve mülki amirler ilköğretim öğrencilerinde olduğu gibi ortaöğretim öğrencilerinin de okula devamını sağlamakla yükümlü olacak.
2012-2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 ayını tamamlayan tüm çocukların okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılacak.
60-66 ay arasındaki çocukların ise velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamları sağlanacak. Diğer öğrenciler okul öncesi eğitime yönlendirilecek. Ayrıca okul öncesi eğitimde 48-60 ay arası çocuklar için 2013 yılı sonuna kadar belirlenmiş olan yüzde 100 okullaşma hedefi devam edecek.
Okul öncesi eğitim için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 37-66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48-66 ay arasındaki çocukların ise ana sınıflarında eğitim almaları sağlanacak.
2011-2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 5. sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden yapılacak. Ancak 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan imam hatip ortaokullarına devam etmek isteyen 5. sınıf öğrencilerinin kayıtları bu okullara yapılacak.
-ilkokul, ortaokul ve lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecek-
İlköğretimi tamamlayan öğrencilere diploma verilmeyecek, 12 yıllık zorunlu eğitim sonunda ortaöğretim diploması verilecek.
2011-2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçlarına göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının tercihleri doğrultusunda ortaöğretim kurumlarına kayıt yapmaları sağlanacak.
Yatılı ilköğretim bölge okullarının (YİBO) yatılı kısımlarında sadece ortaokul (5, 6, 7 ve 8. sınıf) öğrencileri yatılı olarak kalacak. İlkokul öğrencilerinin ise köy okullarında veya taşımalı olarak diğer ilkokullar ile yatılı YİBO'larda gündüzlü olarak öğrenimlerine devam etmeleri için gerekli tedbirler alınacak.
Genelgede, kanunun ''İlköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar halinde kurulması esastır. Ancak imkan ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte de kurulabilir'' hükmünün yer aldığı anımsatılarak, bu bağlamda 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında özellikle ilkokul birinci sınıfa kaydolacak öğrenci sayılarının da dikkate alınarak okullarla ilgili gerekli planlamaların acilen yapılması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi için şu tedbirlerin alınması gerektiği kaydedildi:
''Fiziki şartların uygun olduğu durumlarda ilkokul, ortaokul ve lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecek.
Okulların fiziki ortamları, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak düzenlenecek.
Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak.
İmam hatip ortaokullarının bağımsız ortaokul olarak kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imam hatip liseleri ile birlikte kurulabilecek. Ancak bu durumda imam hatip ortaokulu öğrencileri ile imam hatip lisesi öğrencilerinin okul giriş-çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak.
Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecek. İkili öğretim yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olarak eğitim öğretim faaliyetlerini yürütecek.
Çeşitli sebeplerle kapalı bulunan okulların ihtiyaç halinde yeniden kullanıma açılması için gerekli tedbirler alınacak. Ortaokulların ilkokul veya liselerle birlikte aynı binada kurulması halinde okulun bir müdürü bulunacak. Bunun için binada daha önce görev yapan okul müdürü yeni uygulamaya göre iş ve işlemleri yürütecek. Örneğin ilkokul ve ortaokulun aynı binada bulunması durumunda mevcut okul müdürü ilkokul ve ortaokulun yönetiminden sorumlu olacak. Ortaokulun lise ile birlikte kurulması durumunda ise lise müdürü ortaokulun iş ve işlemlerini de yürütecek.''
Taşımalı eğitim de düzenlenecek
Eğitimi 12 yıla çıkaran kanunla ilkokul 4 yıllık eğitim öğretim veren kurum olarak tanımlandığından, birleştirilmiş sınıf uygulamaları 1, 2, 3 ve 4. sınıfları kapsayacak şekilde uygulanacak.
MEB Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği kapsamında taşınan ilköğretim çağı öğrencileri için söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerindeki belirtilen ''1-3. sınıf öğrenci sayısının 10'un altında olması'' ifadesi, ''1-4. sınıf öğrenci sayısının 10'un altında olması'', ''4-8. sınıflar'' ifadesi ise ''ortaokul 5-8. sınıflar'' şeklinde dikkate alınarak uygulanacak.
Taşıma merkezi olan okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmayacak ve yapılan taşıma planlamaları bu doğrultuda yeniden düzenlenerek, ihalelerin zamanında bitirilmesi sağlanacak.
Kanun gereği 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretim (lise) öğrencilerinin taşınmasına yönelik planlamaların, taşımalı ilköğretim uygulaması ile uygulama birliği sağlanması bakımından, ilköğretim ile eş zamanlı olarak tamamlanması sağlanacak.
Bakan Dinçer, genelgede, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren başlayacak olan 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamalarının herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeden etkili ve verimli bir şekilde gerçekleşmesi için belirtilen konularla ilgili olarak valiliklerce acilen her türlü tedbirin alınması hususunda talimatta bulundu. haber7
Her okula bir hemşire geliyor

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) hazırladığı "Ortaöğretim Kurumları Yönetim Taslağı"na göre, okullarda sağlık hizmetlerini yürütmek üzere hemşire görevlendirilebilecek.
MEB'in "Ortaöğretim Kurumları Yönetim Taslağı"na göre, görevlendirilecek hemşireler, okulda rahatsızlanan öğrencilere revirde ilk müdahaleyi yapacak, revirde tedavisi mümkün olmayanların sağlık kurumlarına nakillerini gerçekleştirerek, gerekirse refakat edecek.
Süt dağıtımıyla gündeme gelen okullarda gıda zehirlenmesiyle ilgili önlemleri ve öncelikleri belirlemekle de görevlendirilecek olan hemşireler, sınıf rehber ve belletici öğretmenleriyle iş birliği yaparak okulda temizlik ve hijyenik ortamın sağlanmasına katkıda bulunacak.
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, ANKA'ya yaptığı değerlendirmede, "her okula bir hemşire" uygulamasının uzun zamandır dillendirildiğini; ancak ilk defa MEB'in bu yönetmelik taslağında okulların hemşire istihdam edebileceğine dair bir düzenleme olduğunu söyledi.
Öğrencilerin sağlığı için bu tür bir uygulamaya gidilmesinin olumlu olduğunu belirten Kahveci, şunları ifade etti:
"Yeni hemşire istihdamına katkı sağlayabilir; fakat hemşirelerin nasıl istihdam edileceği konusunda bir düzenleme yok. Türkiye'de kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yaklaşık 94 bin hemşire görev yapıyor. Okul sayısı ise 70 bin. Böyle bir tablo varken, MEB, hemşireleri KPSS ile atayarak mı istihdam edecek? Önce bunların belirlenmesi gerekir." haber7
“SÜPER GEMİ” GÜN SAYIYOR...

“Yüzülebilir Körfez” hedefindeki önemli aktörlerinden biri olan 9.5 milyon liralık kesici-emici tarama gemisi ile römorkörün yapımları hızla devam ediyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Yüzülebilir Körfez” hedefindeki önemli aktörlerinden biri olan 9.5 milyon liralık kesici-emici tarama gemisi ile römorkörün yapımları hızla devam ediyor. İmalatları Çiğli ve Tuzla’da gerçekleştirilen gemiler Temmuz ayında teslim edilecek. 14 metre derinliği tarayabilecek kapasitedeki gemi, saatte 800 ton çamuru dubalarla 1.5 kilometre uzağa taşıyabilecek. İZSU, halen DLH tekneleri ile yapılan tarama çalışmalarında günde sadece 1000 metreküp civarında tarama yapabiliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Büyük Körfez Projesi’nin en önemli adımlarından birini daha tamamlıyor. Körfez dibindeki ve dere ağızlarındaki çamuru temizleyerek her geçen gün biraz daha sığlaşan Körfez’i kurtaracak tarama gemisi ve römorkörün Temmuz ayında denize indirilmesi planlanıyor. Tarama gemisi, bir saatte ortalama 800 ton çamuru (yüzde 20’si çamur yüzde 80’i su olan 4 bin ton malzemeyi) 1-2 kilometre uzağa aktarabilecek kapasitede olacak.
3 atölyede 2’si İtalyan, 3’ü Türk 5 gemi mühendisi ve 22 kişiden oluşan ekiple Çiğli Ata Sanayi Sitesi’nde tarama gemisi imal ediliyor. Çelik konstrüksiyonlar tamamlandı. Güç ünitelerinin montajını hem İtalyan hem Türk mühendisleri birlikte gerçekleştiriyor. Körfez’in dibini temizleyecek kesici başlık da İtalya’dan geldi ve birkaç gün içinde montajı yapılacak. Elektrik işleri ve boya işleminden sonra gemi tamamen hazır olacak. Tuzla Tersanesi’nde hazırlanan römorkörün ise sadece elektrik ve boyama işlemleri kaldı. haberler.com
Erasmusa katılan öğrenci sayısı 10 bini aştı

Avrupa Birliği'nin en büyük eğitim projesi Erasmus'a Türkiye'den katılan öğrenci sayısı 10 bini geçti.
2010-2011 akademik yılında Türkiye'den Erasmus öğrenci değişim programına yüzde 15 artışla 10.095 öğrenci katılırken, bunlardan 1786'sı Almanya ve 1511'i Polonya'daki üniversiteleri tercih etti.
Geçen yıl en fazla Türk öğrenci çeken diğer Avrupa ülkeleri 954 öğrenciyle İtalya, 727 öğrenciyle İspanya, 544 öğrenciyle Hollanda, 541 öğrenciyle Fransa, 498 öğrenciyle Çek Cumhuriyeti, 402 öğrenciyle İngiltere, 396 öğrenciyle İsveç, 394 öğrenciyle Macaristan, 356 öğrenciyle Portekiz ve 297 öğrenciyle Belçika oldu.
Buna mukabil 2010-2011 akademik yılında 4288 Avrupalı öğrenci Türkiye'deki üniversiteleri tercih etti. Bu dönemde Almanya'dan 1038, Polonya'dan 566, Fransa'dan 386, Hollanda'dan 376, İtalya ve İspanya'dan 259'ar, Litvanya'dan 234, Çek Cumhuriyeti'nden 163 ve Belçika'dan 137 öğrenci Türkiye'de eğitim aldı.
27 AB üyesi ve Türkiye'yle birlikte İsviçre, Norveç, Hırvatistan, İzlanda ve Lichtenstein'ın dahil olduğu Erasmus programından 2010-2011 akademik yılında yüzde 8,5 artışla toplam 231.410 öğrenci faydalandı. Erasmus kapsamındaki akademisyen değişim programına katılanların sayısı da 43 bine yaklaştı.
Yarıya yakını AB bütçesinden olmak üzere yılda 480 milyon avro kaynak ayrılan Erasmus programına 2004-2005 eğitim yılında dahil olan Türkiye, Avrupa'ya gönderdiği öğrenci sayısını her yıl büyük oranlarda artırmayı başardı.
Türkiye, 2010-2011 akademik yılında dışarıya gönderdiği 10.095 öğrenciyle bu alanda 7. sıraya yükseldi.
Bu dönemde Erasmus'a en çok katılan ülkeler Türkiye'yle birlikte 36.183 öğrenciyle İspanya, 31.747 öğrenciyle Fransa, 30.274 öğrenciyle Almanya, 22.031 öğrenciyle İtalya, 14.234 öğrenciyle Polonya ve 12.833 öğrenciyle İngiltere oldu. haber7
Türk Dil Treni yola çıkıyor
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCDD)735.Yıl Karaman Türk Dil Bayramı etkinlikleri kapsamında hazırladığı ''Türk Dil Treni'' yarın Ankara Gar'dan yola çıkacak.
TCDD'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ''Türk Dil Treni'' Ankara Gar'da yarın 09.00-10.00 saatleri arasında düzenlenecek törenin ardından uğurlanacak.
Sanatçılar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri başta olmak üzere çok sayıda konuğu ağırlayacak tren, Kırıkkale ve Kayseri'de yapılacak tiyatro gösterileri ve diğer etkinliklerden sonra 11 Mayıs 2012 Cuma günü saat 21.30'da Karaman'da olacak. haber7
Bozcada Maratona Hazırlanıyor
.jpg)
Türkiye'nin üçüncü büyük adası olan Bozcaada'da, 12 Mayıs Cumartesi günü yarı maraton ve 10 kilometre mesafeli koşu düzenlenecek.
Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi, 'Yarış Takvimi' tarafından düzenlenecek yarı maraton yarışına ev sahipliği yapacak. Bozcaada Belediyesi ve Bozcaada Kaymakamlığı'nın da katkılarıyla bu yıl ikinci kez düzenlenen yarışmaya yurt içi ve yurt dışından birçok sporcunun kayıt yaptırdığı belirtildi. Koşu ayakkabı markası New Balance'ın sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan yarışlarda yarı maraton ve 10 kilometre dallarında, genel sıralamada bay ve bayanlarda ilk 3 dereceye giren sporculara sırasıyla tam, yarım ve çeyrek altın verilecek. Ayrıca bu sporcular New Balance koşu ayakkabısı ile ödüllendirilecek. Yaş gruplarında ilk 3 dereceye giren sporculara ise madalya verilecek. sondakika
Barajlar Yaza Hazır

Çanakkale'de, yaz mevsimi kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başlarken, su sıkıntısı yaşanıp yaşanmayacağı konusuna DSİ açıklık getirdi.
Çanakkale'de, yaz mevsimi kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başlarken, su sıkıntısı yaşanıp yaşanmayacağı konusuna DSİ açıklık getirdi. Kışı yağışlı geçiren Çanakkale'de barajların doluluk seviyesinin yeterli olduğu belirtildi.
Çanakkale DSİ Müdürlüğü yetkilileri, kış mevsimini yağışlı geçiren Çanakkale'de, bu durumun barajlara da yansıdığını belirtti. Sıcak geçmesi beklenen yaz ayları öncesinde barajlardaki su seviyelerinin yeterli olduğunu belirten yetkililer, "Yapılan son ölçümlere göre, 52 milyon 500 bin metreküp su tutma kapasitesi bulunan ve il merkezinin su ihtiyacını
karşılayan Atikhisar Barajı'nda su seviyesi 51 milyon 031 bin metreküpe kadar yükseldi. 14 milyon 500 bin metreküp su tutma kapasitesi bulunan Gökçeada Barajı'nda 11 milyon 343 bin metreküp, 139 milyon metreküp su tutma kapasitesi bulunan Bakacak Barajı'nda 104 milyon 514 bin metreküp, 54 milyon 500 bin metreküp su tutma kapasitesi bulunan Umurbey barajında 48 milyon 267 bin metreküp, 39 milyon metreküp su tutma kapasitesi bulunan Ayvacık barajında 30 milyon 746 bin metreküp; 88 milyon metreküp su tutma kapasitesi bulunan Biga Taşoluk barajında 80 milyon 865 bin metreküp, 4 milyon 363 bin metreküp su tutma kapasite olan Tayfur Barajı'nda da 4 milyon 126 bin metreküp su bulunuyor. İlimizde genel olarak barajlarımızdaki doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Bu oranın kar sularının erimesiyle daha da yükseleceğini tahmin ediyoruz" dedi. sondakika
BU MÜZEYİ SADECE DALGIÇLAR GEZEBİLECEK

İngiltere'de yaşayan bir Türk girişimci, denizin 15 metre altında, dalgıçların gezebildiği ve içinde düğün dahi yapabilecek bir müzeyi, Kaş açıklarında yapmayı planlıyor.
İngiltere'de mimarlık şirketi sahibi Cumhur Kantarcı, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve dünyada benzerinin olmadığını iddia ettiği "sualtı araç ve gezi müzesi" projesinde sona yaklaştı. Kantarcı; biri 12 metre, diğeri ise 20 metre derinlikte iki platformdan oluşacak ve Antalya'nın Kaş ilçesi açıklarında yapacağı deniz altı araç-gezi müzesinin ayrıntılarını ilk kez Cihan Haber Ajansı'yla paylaştı.
Projenin amacının "denizaltında bir gezi platformu oluşturmak" olduğunu söyleyen Kantarcı, bunun insan eliyle yapılmış tek deniz altı 'gezi platformu' olduğunu ve benzer bir örneğinin bulunmadığını belirtiyor. Türk mühendis, "Proje Türkiye'ye uluslararası platformda çok büyük bir prestij kazandıracak. Çevreci bir proje. Araştırmalarımıza göre daha önce böyle bir proje yapılmamış." diyor.
Londra'ya 10 yıl önce gelen inşaat mühendisi Cumhur Kantarcı, "Bu gezi platformuna dalarak ulaşılıyor ve bu bölgede biz açık bir akvaryum oluşturmayı düşünüyoruz. Böylelikle mercan ve benzeri farklı balık türlerinin bu bölgede yoğunlaşmasını sağlayarak insanların buraya dalışını artırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullanıyor.
Dünya dalış turizminde en önemli etkenin, insanlar farklı ve ilgi çekici yerlere dalmak istekleri olduğunun altını çizen Kantarcı, şöyle devam ediyor: "Müzenin açılması halinde buraya ilk yıl 1 milyon civarında turist gelmesini öngörüyoruz. Bu, büyük gibi görünse de aslında çok küçük bir rakam. Buna benzer nadide dalış noktaları her yıl milyonlarca ziyaretçi alıyor. Bu da bölgeye inanılmaz bir turizm getirisi anlamına geliyor."

Türk mühendis, dünyanın 3-4 farklı bölgesinde, dalış turizmini canlandırmak için yapılmış atraksiyonlar olduğunu; ancak hiçbirinin kendi projeleri gibi, bir konsept çerçevesinde yapılmadığına dikkat çekiyor. Dünyadaki diğer örneklerin 'galeri' şeklinde değil de, daha çok 'tek parça' ürünler halinde olduğunu kaydeden Kantarcı, "Mesela Hz. İsa'nın heykelinin bulunduğu İtalya'daki dalış bölgesi, yıllık yaklaşık 1,5 milyon dalgıç turist tarafından ziyaret ediliyor. Meksika'da, tamamen konseptsiz, heykellerin denize batırılarak yapılmış bir dalış platformuna, yıllık yaklaşık 5 milyon dalış yapılıyor. Bu ciddi anlamda bir turizm akımı demek. Ayrıca bu iki yer, her yıl birçok dergi, gazete ve TV gibi uluslararası basında yer almakta. Meksika'daki dalış platformu geçen yıl yaklaşık 150 haber ajansında yer almış." bilgisini veriyor.
Denizin altında düğün bile yapılabilecek
Sualtı müzesini sadece dalgıçların değil, tüm ziyaretçiler görme imkanına sahip olabileceğini vurgulayan Kantarcı, "Altında görüntü platformu olan gezi tekneleriyle bu müze görülebilecek. Kaş'ı seçmemiz en büyük nedenlerinden biri de, buradaki denizin 20 metreye kadar çıplak gözle görüş mesafesinin çok net olması. Müzemiz 2 platformdan oluşacak ve bunlardan biri 12 metre derinlikte olacak. Gezi tekneleriyle bu platform rahatlıkla görünebilecek." diyor.
Projenin en dikkat çeken kısımlarından biri de denizin altındaki gezi platformuna yerleştirilecek bir 'küre'. 25 metre çapında olması planlanan bu kürenin içinde, oksijen tüpü olmaksızın nefes alınabilecek. Denizin 15 metre altındaki kürede, hiçbir ekipmana ihtiyaç duymadan sergi, toplantı gibi etkinlikler yapılabilecek.
Cumhur Kantarcı anlatırken heyecanlandığı küreyi şöyle açıklıyor: "Araç müzesine dalış yapıp gezindikten sonra kürenin içine girip kıyafetlerinizi çıkararak bir kahve-çay içebilecek ve etrafı seyredebileceksiniz. Burada düğün, sergi, gösteri gibi etkinlikler de rahatlıkla yapılabilecek. Tünel yoluyla girilebilen örnekleri var, ancak sadece dalış yoluyla girilebilen başka bir örneği yok dünyada."
Engelliler de dalgıçlık yaparak yürüyebilecek
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın projelerine -şimdilik sözlü olarak- ciddi anlamda destek verdiğini ve amaçlarının sualtı müzesini bir vakıf bünyesinde faaliyet etmesini sağlamak olduğunu anlatan Cumhur Kantarcı, buradan elde edilecek gelirin sosyal içerikli projelerde ve sualtı araştırmalarında kullanılacağını; kendisi de dahil olmak üzere kimsenin maddi bir çıkar elde etmeyeceğini söylüyor.
Dalgıçlığın daha çok yüksek gelirli insanların yaptığı bir spor dalı olduğu için gelir düzeyi düşük olan insanların bu sporu yapmasının zor olduğuna dikkat çeken Türk mühendis sözlerini şöyle sürdürüyor: "Buradan elde edilecek gelirle, pilot bölgelerden seçtiğimiz gençleri bir hafta burada misafir ederek dalgıçlık kursu vereceğiz. Bunun dışında, böyle bir imkanı olmayan engelli vatandaşlarımızın bu sporla tanışmasını sağlamak istiyoruz. Normalde yürüyemeyen bir insan denizde çok rahat yüzebilir ve dalabilir. Dünyada bunun birçok örneği var. Fakat ne yazık ki Türkiye'de imkanlar el vermediği için engelliler bunu yapamıyorlar. Biz en az 500 engellinin bütün masraflarını karşılayarak dalgıçlık yapmalarını sağlayacağız ve onları farklı bir özgürlük duygusunu tattırmış olacağız."
Kantarcı, sosyal yardım projelerinin yanı sıra gelirin geri kalan kısmının, tamamen su araştırmalarına harcanacağını; müzenin tamamen Türkiye ve çevre halkına fayda için yapılmış bir proje olduğunu sözlerine ekliyor.
Araçlar Mercedes, Belgesel National Geographic, Haber BBC'den...
Dünyada benzeri bulunmayan bu denizaltı 'araç ve gezi müzesine' dünyanın önde gelen firmaları sponsor olmak için prensipte anlaşmış bulunuyor. Müzedeki tüm araçları Mercedes, lastikleri de Michelin ücretsiz olarak denizaltına yerleştirecek. Bunun yanı sıra iki firma, müzenin yapımında kullanmak üzere maddi yardımda bulunacak.
Bunların yanı sıra dünyaca ünlü belgesel kanalı National Geographic, projenin inşaat aşamasında ve sonrasında çekimler yaparak bu müzeyi belgeselleştirip yayınlama sözü vermiş. İngiliz devlet kanalı BBC ise projeyi desteklediğini açıklamış. Üç boyutlu maket yapan bir İngiliz firması ise şimdiden 'sponsorluk karşılığında' denizaltı müzesinin maketini yapmış bile.
Projenin ana sponsorlarından birinin dünyaca ünlü bir araç firması (Mercedes) olmasının çok büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken Kantarcı, "Bu firma bu projeye sponsorluğunu reklam olarak tüm dünyada kullanacaktır ve bunun da Türkiye için büyük bir kazanç olacağını düşünüyorum." diyor.
Kantarcı ayrıca, müzede denize ve çevreye zararlı hiçbir malzeme kullanılmayacağını vurgulayarak, "Lastikte kullanılacak ürün doğal kireç taşları olacak mesela. Araçların üzerindeki zararlı malzemeler de zararsız olanlarıyla değiştirilecek." diyerek muhtemel eleştirilere şimdiden cevap veriyor.
Dünyaca ünlü heykeltıraş, heykel yapma sözü verdi
Türk müteşebbis, "Projemiz çevre amaçlı ve Türkiye yararına bir proje. Projemizin kesinlikle hiçbir telif hakkı yok. Dileyen herkes istediği yerde aynısı veya benzerini uygulayabilir; yeter ki bu maddi amaç için olmasın." sözleriyle tecrübe paylaşımına da hazır olduğunu ifade ediyor.
Projenin ilerleyen yıllarda daha çok ilgi çekeceğini ve gün geçtikçe daha fazla 'zengin turist' tarafından ziyaret edileceğini kaydeden Kantarcı, "Çünkü doğal yaşam geliştikçe burası ciddi anlamda açık bir akvaryum halini alacak ve gün geçtikçe daha popüler olacak. Bu da, projenin uzun vadeli bir proje olduğu anlamına geliyor. Bizim düşüncemize göre 40 yıllık bir proje. Bu süre zarfında buraya düzenli olarak aynı ve farklı turistleri çekebileceğiz." şeklinde öngörüde bulunuyor.
Kantarcı, paylaştığı herkesten projesi hakkında çok ciddi destek aldığını vurgulayarak, "Kesinleşmediği için ismini vermek istemiyorum; İngiltere'de yaşayan dünyaca ünlü bir heykeltıraş, çok değerli bir heykelini projemize bağışlayacağına dair söz verdi. Bunun projemize getirisi şu olacaktır: Söz konusu heykeltıraş çok ünlü olduğu için dünyada daha fazla ses getirecektir bu proje. İkinci olarak ise binlerce kişi sırf bu heykeli görmek için ülkemizi ziyaret edecektir." diyor.
Türk mühendis, "Bunların hepsi sözleri verilmiş ve kesinleştirilmiş şeyler. Bu projemizin Türkiye için güzel bir sürpriz olacağına inanıyorum." diyerek sözlerini noktalıyor. zaman
AVRUPA’NIN VE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK “TAŞ FIRIN”I AÇILIYOR

Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk ve en büyük 700 Metre “TAŞ FIRIN”ı İstanbul Halk
Ekmek Farikası’nda kuruldu ve deneme süreci tamamlandı.
İstanbul halkına ve özellikle okul çağındaki çocuklara en iyi ve sağlıklı ürünü sunmak amacıyla kurulan tesiste bu ürünlerin yanında bol lifli Çavdar ve Tam Buğday Unlu Ekmek çeşitlerinin de üretimi yapılacak.
TESİSİN ÖZELLİĞİ: Üretimin bütün safhaları; silodan paketlemeye kadar tamamen otomatik, el değmeden yapılıyor. Üretilecek her bir ürün silodan paketlemeye kadar yaklaşık 700 metre yol kat ediyor. Üretim süresi ise yak 140 dk
Fırın kısmı 161,80 m2 pişirme alanına sahip, Avrupa ve Türkiye’nin en büyük taş tabanlı endüstriyel tünel fırını. Taş taban olması ürüne ayrıca doğal bir lezzet katıyor.
HANGİ ÜRÜNLER ÜRETİLECEK: Bu tesiste Altın Çörek (60gr), Akdeniz Ekmeği (50-60 gr), Çavdarlı Sandviç, Tam Buğday Unlu Sandviç, 400-500 gr Çavdarlı, Tam Buğdaylı vs. muhtelif ekmekler üretilecek.
Tesis 50 gr ile 1000 gr arasındaki çeşitli ekmekler ve 30.000 Adet/Saat 60 gr Altın Çörek- Akdeniz Ekmeği üretebilme özelliğine sahip. İBB
Ayvacık, Lapseki ve Gelibolu'da Hayır Yemekleri Verildi

Ayvacık'a bağlı Güzelköy köydeki hayır yemeğine Kaymakam Necmi Akman, Emniyet Müdürü Mehmet Ali Barın, daire amirleri ile halk katıldı.
Kaymakam Akman, etkinlikte bulunmaktan mutlu olduğunu belirterek, "Dayanışma örneği gösterilen hıdırellez günlerinde katılımcıların eğlendiğini görmek sevindirici. Bu etkinlikler beni çocukluğuma götürüyor" dedi.
-Lapseki'deki hayır yemekleri-
Lapseki'ye bağlı Güreci, Dumanlı, Harmancık ve Kocaveli köylerinde hayır yemekleri verildi.
Yemeklere Kaymakam İsmail Ayhan Tavlı, Kozçeşme Belediye başkanı Ahmet Tozan ile davetliler katıldı. Hayır yemeklerine katılanlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.
-Gelibolu'daki hayır yemeği-
Gelibolu'nun Fındıklı köyündeki hayır yemeği büyük ilgi gördü. Köy camisinde Kur'an ve mevlit okunmasıyla başlayan hayırda katılanlara pilav ikram edildi.
Muhtar Recep Küçük, etkinliğin bu yıl 9'ncusunu düzenlediklerini belirterek, "Bu geleneği gençlerimize miras bırakacağız" dedi.
Etkinliğe Kaymakam Namık Kemal Nazlı, Eceabat Belediye Başkanı Kemal Dokuzlu ile daire amirleri ve vatandaşlar katıldı. sondakika
Midilli Marina ihalesini Setur kazandı

Yunanistan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özelleştirme kapsamında ihalesi yapılan Midilli Marina, 40 yıl boyunca Setur Marinaları ve Folli Follie Group bünyesindeki Hellenic Duty Free ortaklığı ile işletilecek.
Koç Holding'ten yapılan açıklamaya göre Setur, Yunanistan'ın en önemli adalarından biri olan Midilli Adası'nda 40 yıl boyunca Yunanlı ortağı Folli Follie Group ile marina işletecek. Yunanistan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özelleştirme kapsamında ihalesi yapılan Midilli Marina'da Setur Marinaları bayrağı dalgalanacak.
Yunanistan'ın Midilli Adası'nda bulunan marina 40 yıl boyunca Setur Marinaları ve Folli Follie Group bünyesindeki Hellenic Duty Free ortaklığı ile işletilecek. Yunanistan'ın en büyük üçüncü adası olan Midilli'de bulunan marinada 220 deniz, 35 kara park kapasitesi bulunuyor.
Yunanistan'da düzenlenen imza töreninin ardından açıklama yapan Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, Midilli Marina'nın teknelerin kullandığı güzergah açısından hem konum olarak hem de marinacılık olarak çok stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkati çekerken, ''Yunanistan'ın büyük bir grubu ile yaptığımız bu ortaklığın iki ülke arasında ileriye dönük çok önemli kapıları açacağına inanıyorum'' dedi.

1979 yılında Çeşme Altınyunus Marina ile başlayan Setur'un marinacılık yatırımlarının, Midilli Marina ile yurt dışına açıldığını vurgulayan Haşimoğlu, bundan sonraki hedeflerinin de bu yönde büyümek olduğunu söyledi.
Yunanistan Kültür ve Turizm Müsteşarı Petros Alivizatos da bu sözleşmenin imzalanmasının yalnızca Midilli Adası'nın değil tüm Yunanistan'ın turistik olarak gelişimi yolunda atılan büyük bir adım olduğunu belirtti.
Setur Genel Müdürü Üstün Özbey de, son üç yıl içinde Yalova ve Kaş Marinalarının da işletmeye alınması ile birlikte marina sayısını Türkiye'de sekize, bağlama kapasitesini ise 4 bin 800'e çıkarttıklarının altını çizerek, tüm marinalarda güne uygun ve müşteri beklentileri doğrultusunda sürekli yapılan modernizasyon çalışmaları ile İstanbul'dan Finike'ye kadar önemli bir zincir kurduklarını söyledi.
Midilli Marina ile marina sayılarını 9'a çıkardıklarını ifade eden Özbey, ''Hem Türkiye'de hem Akdeniz çanağında hem de dünyanın her noktasındaki tüm fırsatları yakından takip ediyoruz. Fırsatları değerlendirerek bir Türk firması olarak bayrağımızı birçok yere taşımayı hedefliyoruz'' dedi.
Folli Follie Group Üst Yöneticisi Georgios Koutsolioutso ise, bugün burada bulunmalarının Midilli Limanı'nın işletmesinin üstlenilmesiyle birlikte elle tutulur bir şekilde turizm sektöründeki ilk Türk – Yunan işbirliğine yön verdiğini vurgulayarak, marinaların Ege'nin her iki tarafından da değerlendirilmesinin kendileri için öncelikli olduğunu söyledi. lojiport
SEABOURN ODYSSEY YOLCU GEMİSİ ÇANAKKALE'DE

Çanakkale Kepez Limanı, kruvaziyer gemilerini ağırlamaya devam ediyor.
Bahama Bayraklı "Seabourn Odyssey" isimli yolcu gemisi 04.05.2012 tarihinde sabah 07:30 sularında Çanakkale Kepez Limanı'na geldi.

32.346 grostonluk Seabourn Odyssey Gemisi'nde 445 yolcu ve 331 personel bulunuyor. Seabourn Odyssey Yolcu Gemisi Yunanistan'dan gelip İstanbul'a gidiyor. denizhaber
Çanakkale lapseki'de Deprem

Çanakkale'de, bu sabah merkez üssü Lapseki İlçesi'ne bağlı Doğandere Köyü olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Çanakkale'de, bu sabah merkez üssü Lapseki İlçesi'ne bağlı Doğandere Köyü olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kentte dün yapılan 6.9'luk deprem tatbikatının ardından bugün gerçeği yaşandı.
Çanakkale bugüne depremle uyandı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi'nden alınan bilgiye göre, bugün saat 08.38'de yerin yaklaşık 11 kilometre derinliğinde ve merkez üssü Lapseki İlçesi'ne bağlı Doğandere Köyü olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Çanakkale merkez ve ilçelerinde hissedildi. İlk belirlemelere göre deprem herhangi bir hasar ya da can kaybına yol açmadı. Deprem nedeniyle kısa süreli panik oldu.
TATBİKAT GERÇEK OLDU
Çanakkale'de dün İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nce, senaryo gereği 6.9 büyüklüğündeki bir deprem meydana geldiği varsayımıyla, 'Çanakkale İli Afet ve Arama Kurtarma Tatbikatı' yapılmıştı. Bugün sabah saatlerinde meydana gelen sarsıntıyla tatbikat gerçeğe döndü. sondakika

Suda domatesle yüksek verim
Suda domates üretimi aslında boru üretimi yapan ve Mir Holding çatısı altında faaliyet gösteren Dizayn Grup’un bir projesi… Topraksız tarım uygulaması alanında geliştirilen teknikle, bir kilo domates üretimi için damla sulama yöntemiyle tüketilen 60 litre su miktarı altı litreye düşürüldü. Bu üretim tekniğinde bitkinin kök bölgesindeki besinlere 60’ın üzerinde optimizasyon yapılıyor. Suyun debisi, Ph değeri irdeleniyor. Ekolojik Tarım Sera Müdürü İlker Genç, suda domates yetiştiriciliğiyle herhangi bir domates cinsinden iki buçuk kat daha fazla verim alındığını belirtiyor. Bu yöntemle yapılan yetiştiricilikte dönüm başına 65 ile 80 ton arasında verim alınabildiğini kaydeden, “Anahtar teslim seralar kuruyoruz. Fide, gübre, ilaç, ambalaj gibi her türlü ihtiyacı biz tedarik ediyoruz. Maliyeti dönüm başı 105 bin Euro. 3 ile 5 yıl arasında yatırımın geri dönüşü alınıyor haber7
100 kat daha güçlü

Sarımsağın içindeki bir maddenin gıda zehirlenmesine karşı en sık kullanılan iki popüler antibiyotikten 100 kat daha güçlü olduğu ortaya çıktı.
Sarımsaktaki dialil sülfid maddesi zehirlenmeye yol açan ve bakterinin yok edilmesini zorlaştıran bir tür biyofilmi kırıyor. Antimicrobial Chemotherapy dergisinde yayınlanan makaleye göre bu keşif yaşanan gıda zehirlenmelerinin tedavisinde yeni bir kapı açabilir.
Washington State Üniversitesi'nden Dr. Michael Konkel: "bu çok heyecan verici bir sonuç çünkü çevremizdeki bakterilerin ve gıdaların yol açtığı zehirlenmeleri önleme potansiyelini gösteriyor." dedi.
Campylobacter ABD ve dünyada en fazla görülen besin kaynaklı hastalığa sebep olan bakteri. Enfeksiyonun belirtileri ise genellikle kusma, kramp, karın ağrısı ve ateş oluyor. haber7
İşte karadeliğin yıldızı yuttuğu an!

Uzayda ışıldayan bir yıldızın, bir anda ortadan nasıl yok olduğunu merak etmemek mümkün mü? Bir karadelik bir yıldızı yuttuğu anda yakalandı. Bakın neler oluyormuş:
Bilim insanları, dev karadeliklerin yıldızları yok etmeleriyle ilgili olarak şu ana kadar elde edilmiş en kesin verilere ulaştı.
Güneş’
ten en az 1 milyon kat büyük süper kütleli karadelik, Dünya’dan 2.7 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızı yutarken ‘suçüstü’ yakalandı.
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’nın uzaydaki Galaxy Evolution Explorer aracı ile Hawaii’deki Pan-STARRS1 teleskopu, gök bilimcilerin “yıldız cinayeti” olarak niteledikleri eşsiz olayın 138 günlük sürecini gözlemledi. NASA, karadeliğin yıldızı nasıl içine çektiğini anlatan bir animasyon yayınladı.

ABD’nin Maryland eyaletindeki Johns Hopkins Üniversitesi’nden astronom Suvi Gezari önderliğindeki ekibin, bilim dergisi Nature’da yayınlanan araştırmalarına göre, ilk kez yok edilen bir yıldızın özellikleri tamamen tespit edilebildi. 2,7 milyar ışık yılı uzaklıktaki son kurbanın helyum gazı zengini olduğu belirtildi. Gezari, “Yıldızın bir kısmı karadeliğin içine çekilirken, kalan bölümü ve gazlar yüksek hızla dışarı atılıyor. Atılan gazın cinsini de belirleyebiliyoruz. Genellikle helyum oluyor. Bu, bir suç mahallinde delil toplamaya benziyor. Son olayda da karadelikten yayılan yüksek oranda helyum, az miktarda hidrojen tespit ettik. Demek ki adeta katledilen bu yıldızın helyum zengini bir çekirdeği vardı” dedi.
“Yıldız cinayetinden” yayılan ışığı ölçen gök bilimciler, dev karadeliğin Güneş’ten en az 1 milyon kat daha büyük olduğunu kaydediyor. Güneş’ten milyarlarca kat daha ağır olan süper kütleli karadelikler, galaksilerin merkezinde gizleniyor. Bu devasa “canavarlar”, kendilerine yaklaşan yıldız ve diğer gök cisimlerini çok güçlü çekim kuvvetleri sayesinde içlerine çekerek yok ediyor. haber7
Tarım ilacı, anne karnındaki bebeğin beynini olumsuz etkiliyor

Tarımda dünya genelinde yaygın olarak kullanılan chlorpyrifos maddesinin, anne karnındaki bebeğin beynini olumsuz etkilediği belirlendi.
Bilim adamları, sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmalarında, chlorpyrifosun çok az miktarda dahi uzun dönemde ciddi bozukluklara neden olabildiği konusunda uyardı.
New York'taki Columbia üniversitesi bilim adamları, Virginia Rauh başkanlığında yaptıkları araştırmada, chlorpyrifosun anne karnındaki bebeğin önbeyin zarının küçülmesine neden olduğunu, bunun da çocuğun ilerleyen yaşlarda zihinsel yeteneklerinde soruna yol açtığını tespit etti.
Tarım ilacı olarak kullanılan chlorpyrifosa maruz kalan 40 çocuğu 6-11 yıl boyunca takip eden bilim adamlarından Rauh, "Sonuçlar endişe verici" dedi.
Tarım ilacına yoğun şekilde maruz kalan çocuklarda önbeyin zarında bariz anomaliler tespit ettiklerini bildiren bilim adamları, beynin özellikle dikkat, duygu, dürtü kontrolü ve sosyal davranışlardan sorumlu bölgelerini çevreleyen zarın büzüştüğünü, altındaki beyaz maddenin ise arttığını bildirdi.
Bilim adamları, chlorpyrifosun ayrıca çocukların beyninde cinsiyetle ilgili bölgelerde değişime neden olduğunu kaydetti.
Normalde erkeklerde beynin bazı bölümlerinin kadınlara göre daha büyük, bazılarının ise daha küçük olduğunu ifade eden bilim adamları, bu tarım ilacına maruz kalan çocuklarda durumun tam tersi olduğunu belirtti.
Kırsal kesimdeki birçok hamile ve küçük çocuğun yüksek oranda chlorpyrifosa maruz kaldığına işaret eden Rauh, muhtemelen bu kişilerdeki hasarın, araştırmaya dahil ettikleri ve büyük şehirde yaşayan hastalardakinden çok daha fazla olduğunu belirtti.
Kentlerde yaşayanların bu maddeyi meyve, sebze ve gıdalarla aldığına dikkati çeken Rauh, bu nedenle araştırmalarının sonuçlarının tüm kamuoyu açısından çok önemli olduğunu kaydetti.
Bilim adamları, tarım ilacının izin verilen üst limitinin, çocukları uzun dönemli bu hasarlardan korumaya yetmediğini belirtti. zaman
İşte bulaşık deterjanının sıra dışı kullanım alanları

Her gün bulaşık yıkamada kullandığınız deterjanın başka faydaları da olduğunu biliyor muydunuz? Karıncaları uzaklaştırmaktan, klimanızın filtresini temiz tutmaya veya yabani otlardan kolayca kurtulmanıza kadar birçok değişik alanda bulaşık deterjanınızdan yararlanabilirsiniz.
Reader's Digest dergisinde yer alan habere göre, işte bulaşık deterjanının sıra dışı kullanım alanlarından bazıları:
Yabani otları öldürür: Zararlı tarım ilaçları kullanmak yerine bahçenizdeki yabani otları çevreye zarar vermeden kolayca yok edebilirsiniz. Bir çay kaşığı sıvı bulaşık deterjanını bir fincan tuz ve yaklaşık 4 litre sirkeyle karıştırın. Bu karışımı bahçenizdeki duvar kenarlarında ya da yürüyüş yolunuzdaki çatlaklardaki yabani otların üzerine püskürtün.
Karıncalardan kurtulun: Evinizin dışındaki karıncalar da özellikle yemek yediğiniz bahçenizi istila ederse evin içindeki karıncalar kadar sinir bozucu olabilir. Yarı yarıya su ve sirke karışımının içine biraz bulaşık deterjanı ekleyin ve hazırlayacağınız bu karışımla karıncalardan kurtulabilirsiniz. Bu karışımı karıncaların çıktığı bölgelere püskürtün ve birkaç dakika bekledikten sonra yemeğinize ve pikniğinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Klimanızı temiz tutun: Özellikle klimanızı kullandığınızda, köpük ya da metal gözlü klima filtrelerini yaz boyunca bulaşık deterjanıyla ayda bir kez temizleyin. Filtreyi banyoda ılık bulaşık suyunun içinde bekletin ve sonra bir diş fırçasıyla kibarca filtreyi fırçalayın. Tüm kirlerin temizlendiğinden emin olduktan sonra filtreyi durulayın ve iyice kurutun. Klimanın içine yerleştirin.
Buklelerinizi canlandırın: Eğer saçlarınız çok güzel görünmüyorsa, şampuanın içine sıvı bulaşık deterjanı karıştırmayı deneyin. Deterjan bulaşıklarda olduğu gibi saçınızdaki yağlarla da savaşacaktır.
Blenderinizi temizleyin: Blenderinizi ayırıp yıkamayı bırakabilirsiniz. Bunun yerine, ılık suyla doldurun ve biraz bulaşık deterjanı ekleyin ve birkaç saniye blenderinizi çalıştırın. Sonra blenderi durulayın ve kurutun. zaman
Kaybolan papağan evini polise tarif etti

Papağanların ne kadar zeki hayvanlar olduğunu biliyorduk ama bu kadarı yine şaşırttı. Japonya'da yolunu şaşıran papağan sahibinin adresini "tarif ederek evine ulaşmayı" başardı.
Japonya'da yolunu şaşıran papağan sahibinin adresini "tarif ederek evine ulaşmayı" başardı.
Polis, başkent Tokyo'nun batısındaki Sagamihara kentinde bulunan evinden önceki gün sabah kaçan papağanın, yakınlardaki bir otelin müşterisinin omzuna konduğunu, bu kişinin papağanı polise götürdüğünü belirtti.
Adının "Piko-çan" olduğunu "söyleyen" papağan, polislere 3 kez arka arkaya yaşadığı kenti ve evinin bulunduğu bölgeyi, evin numarasını tekrarladı ve bu sayede sahibine kavuştu.
Piko-çan'ın sahibinin başka bir papağınını daha önce kaybettiği, bu nedenle 2 yıl önce aldığı papağana adresini öğrettiği kaydedildi. haber7

köyümüz halkından mustafa işgüzar oğlu ALİ OSMAN İŞGÜZAR vefat etmiştir. cenazesi 01.05.2012 tarihinde bu gün, ikindi namazına müteakip köyümüz mezarlığında defnedilecektir . tüm eş, dost ,akrabalarına ALLAH tan baş sağlığı ve sabırlar dileriz.
Tuzla Köyü Ayvacık Çanakkale
Merhuma Rabbirahimden rahmet, kederli ailesine sabırlar diliyoruz, başınız sagolsun. www.Kizilcatuzla.com

|
|
 |
|